YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12781
KARAR NO : 2023/619
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1136 E., 2021/2037 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/578 E., 2021/140 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ile davalılardan … Yapı şirketi ile … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davalılar … Yapı şirketi ile … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalılardan … Yapı şirketi ile … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 21.08.2014 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı … ve … Yapı … Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki müvekkili yönünden davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili …’a şirket yetkilisi olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, diğer müvekkili … Yapı şirketi yönünden, müvekkili firmanın diğer davalı olan …’in firması olan firmaya sözleşme kapsamında işi yaptırdığını, sözleşme kapsamında tüm işgüvenliği önlemleri ile kaza halinde doğacak sorumluluğun işi alan … üzerinde olacağının düzenlendiği, müvekkili firmanın söz konusu kazanın meydana gelmesinde bir sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiştir.
2.Davalı … cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile;
277,20TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 21.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.000,00TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 21.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılar … Yapı şirketi ile … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin düzenlemiş olduğu 26.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle malul olmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından rapor düzenlenirken davacının muayenesinin yapılmadığı, dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak rapor hazırlandığı, maluliyet raporunun düzenlenebilmesi için davacının muayenesinin yapılması gerektiği, davacının geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle sakatlandığı, çalışamaz hale geldiği, davacının tam teşekkülü bir tıp fakültesine sevkinin sağlanarak mevcut muayenesi yaptırılarak Adli Tıp Kurumu Daireler Genel Kurulundan rapor aldırması gerekmesine rağmen Adli Tıp Kurumu Daireler Genel Kurulundan rapor aldırılmamasının hatalı olduğu, geçici iş görevmezlik süresinin 6 hafta olduğunun kabulünün hatalı olduğu, davacının kazadan sonra 2 yılı sşkın süre çalışmadığı, bilirkişi raporunda davacının ücretinin asgari ücret kabulünün hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olup hakkaniyete aykırı olduğu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat vekalet ücreti 277,20 TL’sını geçmemesi gerekmesine rağmen davacı aleyhine 4.080,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı … Yapı şirketi ile … vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüzel kişinin temsilcisi olan …’ın olayla ilgili olarak şahsi sorumluluğu bulunmadığı, davalı şirketin sadece mantolama işinde malzeme tedariki işini üstlendiği, ne asıl işveren ne taşeron olduğu, kusuru bulunmadığı, davacı ile davalılar arasında hiçbir işçi – işveren ilişkisi bulunmadığı, davacının, şahıs işletmesi olarak kendisine ait iskeleyi talep edilen yerlere kurduğu, kendi hesabına çalıştığı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre; davalı … Yapı Ltd. Şti’nin apartman montalama işini üstlendiği, işin yapımının diğer davalı …’e verildiği, davalı … Yapı Ltd. Şti. ile … arasında asıl – alt işveren ilişkisi bulunduğunun anlaşıldığı, Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/302 Esas 2016/654 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, …, … hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yargılama yapıldığı, kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda … ve … hakkında adli para cezası verildiği, alınan kusur raporunda …, …’in 1.derecede asli kusurlu, …’in 2.derece tali kusurlu olduğu, davacı işçi …’ın kusurunun bulunmadığını bildirir rapor düzenlendiğinin görüldüğü, davaya konu iş kazasının 21.08.2014 tarihinde … adresinde dış cephe mantolama işi esnasında iskele kurulumunda çalışmakta olan …‘in, zeminde inşaat malzemeleri toplamakta olan davacının üzerine düşmesi suretiyle gerçekleştiği, tarafların kusur durumunun tespitine yönelik … 29. İş Mahkemesi’nin 2017/521Talimat sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davacının kusurunun bulunmadığı, davalı …’in %20, davalı… Karo ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Tic. Ltd. Şti’nin %70, …’in %10 oranında kusurunun bulunduğunun belirtildiği, rapora itirazlar üzerine alınan 27.02.2020 tarihli heyet raporunda davalı… Şirketi’nin %60, …’in %10 ve …’in %30 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor düzenlendiği, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için dosya yeniden heyet raporu düzenlenmek üzere … Nöbetçi İş Mahkemesi’ne gönderildiği, 06.09.2020 tarihli heyet raporunda davacının kusurunun bulunmadığı, …’in %10, davalı …’in %30, davalı… şirketinin %60 oranında kusurlu olduğu, davalı …’ın davalı… şirketine atfedilen kusur oranı içinde %5 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor düzenlendiği ve raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun, Yasanın öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle iş yerinin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, iş yerinin, iş yerinde alması gereken önlemlerin neler olduğunu, hangi önlemleri aldığını, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını kuşkuya yer vermeksizin saptadığı, … Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 08.01.2018 tarih, 00132 sayılı raporu ile Sağlık Kurulunca %0 sürekli iş göremezlik oranı (maluliyet oranı) tespit edildiği, sigortalının itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen 14.03.2018 tarih, 21/ 4663 karar sayılı raporunda 21.04.2014 tarihli kaza iş kazası nedeniyle maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, davacının itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesince düzenlenen 20.02.2019 tarihli raporda; 21.08.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı yaralanması 11.10.2018 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü KAybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan, sürekli maluliyet tayinine yer olmadığının tespit edildiği, tarafların kusur oranları, kaza tarihi, davacının maluliyetinin olmaması, meydana gelen kazanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varıldığı, mahkemece dosya kapsamında düzenlenen 08.12.2020 tarihli bilirkişi raporundaki miktar esas alınarak maddi tazminatın hüküm altına alındığı, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde kazadan önce davacının 2000 TL ücreti olduğunu belirterek tazminat hesabı yapılmasını talep ettiği, dava dilekçesinde davacının görev tanımı ve ücretini açıkça belirtilmediğinden, vasıfsız işçi olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tanıklarının ücrete dair beyanlarının birbiri içinde tutarlı olmadığı anlaşıldığından itibar edilmediği, davalı lehine maddi tazminatın kısmen reddi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat vekalet ücreti 277,20- TL’sını geçmemesi gerekmesine rağmen, davalı lehine 4.080,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 13. maddesi düzenlemesine aykırı olduğu gerekçesiyle;
A)Davalılar … Yapı şirketi ile … vekilinin istinaf başvurusunun …nun 353/1-b.2 maddesi gereğince esastan reddine, davacı tarafından ileri sürülen sair istinaf sebeplerinin reddine, davacının istinaf talebinin vekalet ücreti yönünden kabulü ile, Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2015/578 E.- 2021/140 K. sayılı kararının HMK’nın 353/(1) b) 2 inci maddesi gereğince kaldırılmasına,
B)1- Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile;
277,20TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 21.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.000,00TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 21.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılar … Yapı şirketi ile … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı … Yapı şirketi ile … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 12 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalılar … Yapı şirketi ile … vekillerinin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, 21.08.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu bedensel zarara uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, olayın dış cephe mantolama işi esnasında iskele kurulumunda çalışmakta olan …‘in, zeminde inşaat malzemeleri toplamakta olan davacının üzerine düşmesi suretiyle gerçekleştiği, kazanın meydana gelmesinde davacı kazalının kusursuz olduğunun tespit edildiği, Kurum kayıtlarına giren davacının geçici iş göremezlik belgesine göre 21.08.2014-15.12.2014 tarihleri arası istirahatli sayıldığı, belirtilen bu tarihler arasında1.310,40 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin davacıya ödendiği, Kurum, SSYSK ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının maluliyeti bulunmadığının belirlendiği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6(altı) haftaya kadar uzayabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54.maddesine göre bedensel zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışamamasından kaynaklanan zararını isteyebilir. Sigortalının bedensel zarar sonucu işgücü kaybı geçici veya sürekli olabilir.
Sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun’un 12 inci maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren iş göremez durumda kaldığı sürece ödenir. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelirde iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerdeki maddi zararı bu dönemde % 100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüne göre yapılmalıdır. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip SGK’ca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç kazalının geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatli dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır.
Somut olayda, mahkemece Kurum kayıtlarında mevcut iş göremezik raporuna esas süreler yönünden davacının maddi zararının belirlenmesi gerekirken Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen 6 haftalık iyileşme süresi esas alınarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davaya konu iş kazası nedeniyle davacının geçici iş göremezlik dönem süresi yönünden Kurum kayıtlarında mevcut iş göremezlik raporuna esas süreleri esas almak ve bu dönemde davacının % 100 oranında işgöremez durumda olduğunu değerlendirerek, bu dönemde çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının olduğunun kabulüne göre maddi zararını bilirkişiye hesaplattırmak, hesaplanan bu zararından Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi kısmını düşmek ve çıkacak sonuca göre maddi tazminat ile ilgili bir karar vermekten ibarettir.
4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…