Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/445 E. 2023/3580 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/445
KARAR NO : 2023/3580
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/377 E., 2022/460 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.05.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının yargılandığı İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14.08.2005 tarihinden itibaren 7 ay 11 gün gözaltı – tutuklu kalarak aynı mahkemece verilen 25.03.2014 tarih, 2014/18 Esas ve 2014/56 Karar sayılı kararla tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğini ve kesinleştiğini, tüm bu açıklanan aşamalar neticesinde davacının haksız olarak tutuklu kalması sebebiyle şimdilik 12.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davacının gözaltına alındığı 14.08.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 10.06.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının beraat etmemiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyan etmiştir.

3. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/73 Esas, 2014/131 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/73 Esas, 2014/131 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2017/4263 Esas, 2017/10820 Karar sayılı kararı ile “hakkında TCK’nın 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunan davacı hakkında verilip kesinleşen bir mahkumiyet veya düşme kararı bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre davacının hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmediği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma kararı üzerine İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/39 Esas, 2019/248 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/39 Esas, 2019/248 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.09.2022 tarihli ve 2021/8158 Esas, 2022/5389 Karar sayılı kararı ile “hapis cezasından çevrilen adli para cezaları bakımından mahkumiyetten fazla olan tutukluluk süresinin hesabında adli para cezasına çevrilen hapis cezasının dikkate alınması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece adli para cezasının bir gün karşılığı 100,00 TL olarak hesaplanmak suretiyle 40 gün hapis cezası davacının tutuklu kaldığı 6 ay 14 günden (198 gün) mahsup edilerek 5 ay 4 gün üzerinden maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma kararı üzerine İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/377 Esas, 2022/460 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 01.02.2023 tarihli tebliğnamesi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz isteği; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “Davacı hakkında Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma Veya Sağlama suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacının İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/18 Esas ve 2014/56 Karar sayılı ilamı ile eyleminin Uyuşturucu Madde Kullanmak İçin Bulundurmak suçu olduğu kabul edilerek davacı hakkında 5560 sayıl yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/2 maddesi gereğince tedavi altına alınmasına ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, davacının denetimli serbestlik tedbirine uymadığından hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilerek Uyuşturucu Madde Kullanmak İçin Bulundurmak suçundan verilen 6 ay 20 gün hapis cezasının günlüğü 20,00 TL olarak hesaplanmak kaydıyla 4.000,00 TL adli para cezasına çevrilderek cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın İstinaf kararı ile 07/03/2019 tarihinde kesinleştiği,

Davacı vekilinin 23/05/2014 havale tarihli dilekçesi ile tazminat davası açtığı, davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının aynı konu ile ilgili açmış olduğu başka tazminat davası bulunup bulunmadığı UYAP üzerinden araştırılmış, yapılan incelemede davacı adına aynı konuda açılmış bir başka tazminat dosyası bulunmadığı anlaşılmış ve uyap çıktısı dosya arasına alınmıştır.

Yapılan araştırmada davacının adresinin … Mah. 1342. Sk. No:32A İç Kapı No:A … / İSTANBUL İstanbul olduğu, adres itibariyle Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2018 tarih 2018/153 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece 20/11/2018 tarih 2018/153 Esas 2018/301 sayılı kararı ile davacının Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmal Ve Ticareti suçundan hakkında hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının günlüğü 20,00 TL olarak hesaplanmak kaydıyla 4.000,00 TL adli para cezasına çevrildiği ve hapis cezasından çevrilen adli para cezaları bakımından mahkumiyetten fazla olan tutukluluk süresinin hesabında adli para cezasına çevrilen hapis cezasının dikkate alınması gerektiği göz önüne alındığında davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/153 Esas – 2018/301 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 14.08.2013–28.02.2014 tarihleri arasında 198 gün (6 ay 14 gün) gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında TCK’nın 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, davacının denetim süresinde suç işlemesi üzerine mahkumiyet hükmü verildiği ve hükmün 07.03.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanununa tabi olduğu ve süresi içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2. Tazminata esas ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında yapılan yargılama sonunda hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının günlüğü 20,00 TL olarak hesaplanmak kaydıyla 4.000,00 TL adli para cezasında çevrildiği ve hapis cezasından çevrilen adli para cezaları bakımından mahkumiyetten fazla olan tutukluluk süresinin hesabında adli para cezasına çevrilen hapis cezasının dikkate alınması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, 198 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında koruma tedbirinden fazla mahkumiyete hükmedildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/377 Esas, 2022/460 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.