YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6568
KARAR NO : 2023/4826
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/91 E., 2015/347 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi ile aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.10.2018 tarihli ve 14-2015/258748 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığına, mağdurenin on altı yaşında olmasından dolayı uygulanan kanun maddesinin yanlış tatbik edildiğine, arttırım maddesinin olayda uygulanmaması gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece “Suç tarihinde sanık …’in arkadaşı olan diğer sanık … ile birlikte sabah 10:00-11:00 saatleri sırasında alkollü vaziyette pazara gittikleri, mağdurunda suç tarihinde ve saatinde tanık … ile birlikte pazarda alışveriş yaptığı, tanık …’nın bir tezgaha yaklaşarak alışveriş yaptığı, mağdurun da biraz geride tanık …’nın poşetlerini tuttuğu, sanıkların bu sırada mağdurun yanından geçtikleri, sanık …’in yanından geçerken eli ile mağdurun kalçasına ellediği, mağdurun olayın şoku ile utanarak sanıklara tepki veremediği, kısa bir süre sonra sanıkların yeniden mağdura doğru geldikleri, mağdurun yanından geçtikleri sırada sanık …’nin sanık …’i mağdurun üzerine doğru ittiği ancak mağdurun geriye çekilmesi nedeni ile …’in amaçladığı eylemi yerine getiremediği olayın bu şekilde gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, katılan ve mağdure beyanları, tanık anlatımları ve polis tutanaklarından ibarettir.
IV.GEREKÇE
1. Sanık …’in pazarda alışveriş yapan mağdurenin yanından geçtiği sırada eli ile mağdurenin kalçasını sıktığı anlaşılan olayda hüküm kurulurken şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.