Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/2964 E. 2023/3646 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2964
KARAR NO : 2023/3646
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/165 E., 2014/276 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2014/165 Esas, 2014/276 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2017 tarihli ve 14-2015/10535 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun sosyal ve tahsil durumu, yaşadığı çevre ve roman kültürü birlikte değerlendirildiğinde bir suç kastının olmadığını, mağdurun yaşında kolayca hataya düşebileceğinin açık olduğunu, cinsel ilişkiyi mağdurun ısrarla talep ettiğini, mağdurun annesinin mağduru nüfusa geç yazdırdığını beyan ettiğini, tarafların çocukları olduğunu, evlenebilmek için reşit olmayı beklediklerini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “…Mahkememizce yapılan açık yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk … ***’ın olay tarihinde 14 yaşında olması nedeniyle çocuk sayılan mağdure … *** ile arkadaş olduğu, suça sürüklenen çocuk … ***’ın 2013 yılı nisan ayı içerisinde ikamet ettiği eve yakın ilimiz … Mahallesinde bulunan boş bir eve mağdureyi götürerek burada herhangi bir cebir, tehdit veya hile olmadan karşılıklı rıza ile mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, ayrıca cinsel istismarda bulunduğu yere mağdureyi yine cebir tehdit ve hile olmadan götürerek hürriyetinden yoksun bıraktığı, bu hususun mağdure beyanı, doktor raporu ve suça sürüklenen çocuk … ***’ın savunması ile sabit olduğundan suça sürüklenen çocuk … ***’ın organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve cinsel amaçlı olarak mağdureyi hürriyetinden yoksun bırakmaktan dolayı cezalandırılmasına dair vicdani kanaat oluşmuştur.
Suça sürüklenen çocuk her ne kadar yargılama sırasında mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, hazırlık aşamasında alınan beyanında mağdure ile suça sürüklenen çocuğun aynı okulda okuduklarını beyan ettikleri, ayrıca yaşı küçük olduğundan dolayı mağdureyi kendisine vermediklerini beyan ettiği, bu hususunda suça sürüklenen çocuğun mağdurenin gerçek yaşını bildiğini gösterdiğinden suça sürüklenen çocuğun bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.
Mağdure yargılama sırasında alınan beyanında suça sürüklenen çocuğu kendisiyle cinsel ilişkiye girmesi için kendisinin zorlayıp yine kendisini öldüreceğini söyleyerek manevi cebir uyguladığını belirtmiş ise de mağdurenin bu beyanının tamamen suça sürüklenen çocuğu cezadan kurtarmaya yönelik olduğundan , mağdurenin hazırlık aşamasında bu yönde beyanı olmadığından mağdurenin bu yöndeki beyanlarına da itibar edilmemiştir.
Mağdure ve suça sürüklenen çocuğun yargılama sırasında karşılıklı rıza ile bir kez cinsel ilişkiye girdiklerini ancak aynı evde bir süre birlikte kaldıklarını beyan ettikleri, buna göre cinsel istismar suçu yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ancak mağdurenin suça sürüklenen çocuğun evinde bir süre birlikte kalması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağdureyi zincirleme şekilde hürriyetinden bıraktığından bu suç yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır…” gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Kayden 21.05.1999 doğumlu olup suç tarihi itibarıyla on üç yaşı içerisinde bulunan mağdurenin annesinin kızının yaşının daha büyük olduğunu ve nüfusa geç yazdırıldığını beyan etmesi ve tüm dosya içeriği karşısında, mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması sonrasında suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2014/165 Esas, 2014/276 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.