Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9706 E. 2023/4049 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9706
KARAR NO : 2023/4049
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/98 E., 2015/154 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü, 43 üncü, 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 7 ay 7 gün hapisle mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından da beraatine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.04.2019 tarihli ve 14-2015/334770 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesine göre takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2. Mağdurenin sosyal paylaşım sitesinde kendisini yirmi yaşında olarak tanıtması nedeniyle sanığın mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğünden hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasından dava açılmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesine göre ceza verilmesinin kanuni olmadığına,
2. Sanığın ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarını da mağdureye karşı işlediği tüm dosya kapsamından sabit olduğu halde ayrı ayrı beraatine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme nezdinde ” Mağdur … ***’in şüpheli … ***’ın eşinin kuzeni olduğu, aralarında bu şekilde oluşan tanışıklığın bir müddet devam ettiği, suç tarihinde şüpheli … ***’ın, mağdur … ***’i … ilçesi … İlköğretim Okulunun önünden emanet olarak arkadaşından aldığı araç ile … ilçesindeki Aşıklar Tepesi denilen yere gittikleri, burada şüphelinin mağdurun telefonuna baktığı, mağdurun başka birileriyle görüştüğünü anladığı, mağdura hitaben ‘orospu, şerefsiz’ diyerek hakaret ettiği, mağdurun yüzüne tükürdüğü, iteklediği, bu sırada mağdurun olay yerinden ayrılmak istediği ancak mağdurun kolundan tutarak zorla aracın içine bindirdiği, mağdura hitaben ‘eğer buradan gidersen seni babana söylerim, seni herkese rezil ederim’ diyerek tehdit ettiği ve aracın içinde mağdurun üzerindeki giysileri zorla çıkarttığı, mağdurun karşı koyduğu ancak şüphelinin cinsel organını mağdurun cinsel organına sokarak zorla tecavüz ettiği, daha sonra mağdura hitaben ‘sen artık benim kadınım oldun, seni kimseye bırakmam’ diyerek kandırmaya çalıştığı ve mağduru … ilçesi AVM denilen yere bıraktığı ve bu şekilde atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarını gerçekleştirdiği’ ” iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, mağdure hakkında aldırılan adli raporlar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 7 ay 7 gün hapisle cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine ve hakaret suçundan da müsnet suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre aşağıdaki bozma sebebi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 31.03.2015 günlü iddianamede sanığın tek bir cinsel istismar eylemine ilişkin anlatımda bulunularak kamu davası açılıp, müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede ikinci bir olay anlatımı bulunmadığı halde Mahkemece belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.