YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10447
KARAR NO : 2022/12036
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı … şirketi tarafından … ile sigortalı …. plaka sayılı araç ile … plaka sayılı aracın 14.11.2015 tarihinde karıştığı kazada, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek, 15.000,00 TL tazminatın, davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini 110.820,60 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili başvurunun reddini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının tazminat talebinin kabulüyle 110.820,60 TL’nin 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … şirketinden alınarak davacı başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş, … kararına karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2017 tarih, 2017/487-2017/801 sayılı kararı ile; davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/4988 D.İş E. 2016/4988 D.İş K. Sayılı kararı ile saklanmasına karar verilen, …/…’nin 28/11/2016 Tarih 2016/İHK.3207 K.sayılı kararının, davacı lehine karara bağlanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle, HMK’nın 353/1(b) 2. maddesi uyarınca düzeltilerek, yeniden hüküm kurulmasına, başvuru sahibi …’ın 110.820,60 TL tutarındaki tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 88.656,48 TL’nin 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı …Ş.’den alınarak, davacı başvuru sahibi …’a ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.01.2020 gün 2018/372 E-2020/202 K sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 14.07.2020 tarihli karar ile itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın yeniden Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarih, 2019/4-2019/1 sayılı kararı ile 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan … İtiraz Hakem Heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu kararlaştırıldığından Dairemizin 29.01.2020 gün 2018/372 E-2020/202 K sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yeniden incelenmesi sonunda;
2-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarih, 2019/4-2019/1 sayılı kararı ile 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan … itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu kararlaştırıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2017 tarih, 2017/487-2017/801 sayılı kararının kaldırılarak davalı vekilinin … … kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 de düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda soruşturma dosyasından sürücü İzzet Karabulut’a ait kanda 0,61 promil alkole rastlandığı anlaşılmaktadır. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Davacının alkollü sürücünün aracına bilerek binme şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan tazminattan Dairemiz uygulamalarına göre 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Davalı taraf yaptığı tüm savunmalarda, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığını ifade etmiş; İtiraz Hakem Heyetince davacı ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş oldukları, birlikte seyahat ettikleri ve ancak davacının bu araca nereye gitmek üzere bindiği yönünde dosyada somut delil olmadığından ve hatır taşıması kanıtlanmadığından tazminattan hatır indirimi yapılmasına ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası sırasında, davacının, sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, kazaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma dosyasında alınan beyanlarda; gerek davacı gerekse sürücünün arkadaş olduklarını ifade ettikleri, dosyada davacının ücret karşılığı taşındığına ilişkin bilgi belge ve iddia bulunmadığı anlaşılmakla davalının hatır taşıması savunmasına itibar edilerek, 6098 sayılı TBK md. 51 gereği tazminattan makul oranda, hakkaniyete uygun (Dairemiz uygulamaları ile %20 oranı kabul edilmektedir) indirim yapılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
5- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 29.01.2020 gün 2018/372 E-2020/202 K sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi’nin 27.10.2017 tarih, 2017/487-2017/801 sayılı kararının kaldırılmasına, (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.10.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.