Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/2937 E. 2023/4545 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2937
KARAR NO : 2023/4545
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/164 E., 2014/208 K.
EK KARAR TARİHİ : 17.11.2014
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER :Beraat, temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan asıl ve ek kararların; karar tarihleri itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı, on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babasının sanıktan şikayetçi olarak davaya katıldıkları ve yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin de hükümleri temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, aynı Kanunun 237 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mağdurenin katılan ve vekilin katılan mağdure vekili olarak davaya kabulüne ve mahkemece sıfat yokluğu nedeniyle temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2014/164 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2014 tarihli ve 2014/164 Esas, 2014/208 Karar sayılı ek kararı ile mağdure vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “sıfat yokluğu nedeniyle temyiz talebinin reddine” karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2017 tarihli ve 14-2015/8190 sayılı bozma görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Yapılan hazırlık soruşturması sırasında toplanılan veri ve delillerine, yargılama sürecinde alınan beyanlara ve savunmalara ve tüm dosyası kanıtlarına nazaran;
-… … Ortaokul Müdürlüğüne hitaben tutanak kabili yazılan belgenin 3 adet öğretmen tarafından tanzim edilip öğrencinin 2,5 aydan beri adet görmediğini belirtmesi üzerine 1.dönem sonunda Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisi … (*) ile …’ın yukarısındaki internet kafede zorla ters ilişki yaşadığını ifade etmesi ve iki defa intihar girişiminde bulunduğunun beyan edilmesi ve ayrıca … Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi … (*) ile arkadaşlık yaparak ilk olaydan bir ay kadar sonra cinsel ilişkiye bu şahısla girdiğini ifade etmesi üzerine tutanak tanzim edildiği,
-Küçük hakkında Buca Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi tarafından SİR düzenlendiği,
-Aynı hastane tarafından 11/04/2014 tarihli olarak bir kısım tahliller yapıldığı, yapılan tahlil sonuçlarının negatif olduğunun belirlendiği,
-Mağdurun 11/04/2014 tarihinde C. Savcısı huzurunda Avukat, Aile ve Adli Görüşmeci bulunduğu halde beyanlarının tespitinin yapıldığı, davaya konu iddianameye esas … *** isimli arkadaşıyla arkadaşlık yaptığını bildiği … (*) isimli şahısla sosyal paylaşım sitesinde tanıştığını, 1 yıl önce tanıştığını, 2014 yılı sömestr tatili başlamadan 10 gün kadar önce kendisi ile telefonlaşarak Karabağlar ilçesinde … denilen bir yerde sağlık ocağının yanında bu şahısla buluştuğunu, kendisini bir internet kafeye götürdüğünü, bu kafenin sahibini tanıdığını, kafeye girdikten sonra konuşma bahanesiyle kendisini bir depoya soktuğunu, içeri girdiklerinde deponun kapısını arkasından sürgülediğini, bir müddet sohbet edip dudağından öptüğünü, istememesine rağmen ısrarla soyunmasını istediğini, kurtulabileceği düşüncesiyle elle temasına direnmediğini, üzerindeki elbiseleri çıkardığını, …’in cinsel organının üzerine oturduğunu, anüsüne sokup 5 dakika bu pozisyonda bekledikten sonra kendisini üzerinden indirerek boşaldığını, kendisini sağlık ocağı yanına bıraktığını, annesinin …’e rastlaması ile neden böyle bir şey yaptığını sorduğunu, haklısın abla onun suçu yok benim suçum, diye sanığın kabul ettiğini, hatta ağladığını, şimdi evlenemeyeceğini ancak daha sonra evleneceğini beyan ettiği, ayrıca … (*) isimli şahısla vajinal yoldan ilişkiye girdiğini, …’nın 24/02/2014 tarihinde PS3 oyunları oynatan bir salona getirdiğini, …’nın kendisine ilişki teklif etmesi üzerine tuvalete gittiklerini, cinsel organını çıkarıp önce oral yoldan daha sonra vajinal yoldan kendisi ile isteği doğrultusunda ilişkiye girdiğini, bacağında kan bulduğunu, adeti henüz bitmekle muhtemelen kızlık zarının yırtıldığını beyan edip …’den şikayetçi olduğunu belirttiği,
-Mağdurenin velisi dinlenilmiş, 12/04/2014 tarihinde alınan beyanlarında kızını gelen bir mesajdan dolayı şüphelenmesi üzerine İbni Sina Tıp Merkezine götürdüğünü, burada muayene ettirdiğini, herhangi bir sorun çıkmadığını, mesaj atan şahsı çağırmasını istemesi üzerine kendisine kızıyla görüşmemesi için ikaz ettiğini, görüşürse kötü olur diye tehdit ettiğini, kızıyla aralarında bir olay olmadığını anlatıp okulu bitince kızla evleneceğini, ailesinin önce öğrenmesi halinde intihar edeceğini belirttiğini bildirdiği, kızının cinsel raporunun alınmasına rıza gösterdiği,
-Mağdurenin alınan ayrıntılı ATK Şube Müdürlüğünün 14/04/2014 tarih 2014/5438 Sayılı raporuna göre kolposkop ile yapılan jinekolojik muayenesinde saat üç hizasında doğal çentik ve saat yedi ve dokuz hizasında küçük doğal çentik bulunduğu, eski ve yeni herhangi bir yırtık saptanmadığı, anal mukoza ve sfinkter tonusunun normal olduğunun belirtildiği, sol ön kolda oluşan yüzeyel kesiler dışında vücudunda bir travmatik lezyon bulunmadığı, vajinal yoldan organ veya cisim sokma belirtisinin bulunmadığı, akut ya da kronik livatanın bulgularına rastlanmadığının rapor edildiği,
-Sanığın yakalandıktan sonra tanıştıktan bir hafta kadar sonra Karabağlar ilçesinde buluşup bir internet kafeye gittiklerini, rahat konuşmak için içeriden bir odaya geçtiklerini, yarım saat konuştuklarını, kapının kilitli olmadığını, aralıklı olduğunu, daha sonra dışarı çıkıp ayrıldıklarını, bir kaç gün sonra tekrar aynı yerde buluştuklarını bu kere oyun oynadıklarını, tekrar ayrıldıklarını, bir kaç kez telefon görüşmesi ve mesajlaşma yaşadıklarını, annesinin kendisine sorduğunda aralarında cinsel bir eylem bulunmadığını beyan ettiği, ancak kızı ile evleneceğine dair bir şey söylemediğini, atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği,
-Olayın tek görgü tanığı …’un samimiyetle hazırlıkta ve duruşmada aynı beyanları tekrarladığı, kız arkadaşı ile görüşmek için izin verip vermediğini sorduğunu, teknik servis olarak kullanılan odaya geçtiklerini, içeride yarım saat kalıp ayrıldıklarını, bir hafta kadar sonra tekrar geldiklerini, bu kere masa açıp internette oyun oynadıklarını ve gittiklerini, kamera görüntülerinin 1 aylık kayıt yaptığı ve otomatik silindiği, bu sebeple kamera kaydı bulunmadığını, belirtilen yerde yarım saat kaldıklarını, bu deponun sürgüsünün içeride değil dışarıda olduğunu, içeriden depo sürgüsü çekilemeyeceğini, depo yerinin patronunun askere gitmesi sebebiyle süresiz kapatıldığı için 2.gelişlerinde buraya girmediklerini ve sadece oyun oynadıklarını beyan ettiği,
-… isimli tanığın … ile aynı semtte oturduğunu, … ile arkadaşlık yaptığının doğru olduğunu, …’den kendisine bahsetmiş olabileceğini ancak adresini vermediğini, MSN sayfasından almış olabileceğini, kendisinin diğer hususlarda bir bilgisinin bulunmadığını belirttiği,
-Mağdur velilerinin dinlendiği, şikayetçi oldukları ve kamu davasına katılan olmayı diledikleri ve aynı doğrultuda karar verildiği anlaşılmıştır.
Suç yerine ilişkin yer gösterme tutanağının … ve … (*) refakati alınarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosyası kapsamı kanıtlarına göre, katılan olmasına karar verilen velilerinin yaşı küçük … *** yönüyle şikayetçi oldukları, olaya ilişkin görgüye dayalı malumatları bulunmadığı, mağdurenin beyanlarının okul rehber öğretmenleri tarafından tespitinden hareketle herhangi bir delil içermeden beyan üzere kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Mağdurenin yaşı sebebiyle ehemmiyetle takibi gereken bu beyanlar üzerinden mağdurenin alınan açık ve net ATK Şube Müdürlüğü raporuna göre kızlık zarında eski ya da yeni yırtık bulunmadığı, yapısından kaynaklı doğal çentik bulunduğu, vajinal yoldan ya da anal yoldan ilişkiye girilmesine dair bir veri bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu suçlamanın beyanları üzerinden hareketle mağdure depoya girilip içeriden sürgüsünün kapatıldığı, eylemi istemediğini beyan ettiği, ancak şahsın ısrarla zorladığı, kurtulacağı beyanıyla temasına engel olmadığını belirttiği anlaşılmaktadır. Beyanları arasında cinsel uzvuna kendisine ya da mağdureye bir şey sürdüğüne (kayganlaştırıcı gibi) ilişkin herhangi bir iddia ne olay anında ne de yargılama sürecinde alınan beyanlarda yoktur. Kapının sürgüsünün depoya ilişkin içeriden değil dışarıdan olduğu tanık tarafından yeminli anlatımıyla beyan edilmiş, içeri girme noktasında sanığın bir ısrarının olmadığı, kalabalık olması sebebiyle konuşmak için kız arkadaşıyla girmek istediğini beyanla izin vermesi üzerine girdiğini belirttiği anlaşılmaktadır. Kapının sürgüsünün tariflendiği biçimde olmamasına, anal yoldan zorlamalı cinsel ilişki belirtisi bulunmamasına, … isimli 3.bir kişi ile vajinal yoldan ilişkiye girdiğini açıkça beyan etmesine karşılık bunun dahi belirtisinin bulunmamasına, sol ön kol üzerinde ATK Şube tarafından tespit edilen ve mağdurun kendisince yapıldığı anlaşılan yüzeyel kesilerin mağdurenin öğretmenleri tarafından evvelen tutulan tutanakta da daha önce bir kaç kez intihara teşebbüs ettiğine dair verilen beyanlarla birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin beyanlarının itibara olanaklı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Eylem hayli ağırlıklı, bir kişinin yaşamını çok olumsuz şartlara sürükleyebilecek mahiyet arz etmektedir. Söz konusu sanık mağdure ile görüştüğünü, belirtilen internet kafeye götürdüğünü inkar etmemekte, hiç bir şekilde cinsel temasta bulunmadığını beyan etmektedir. Salt iki gencin bir odada görüşmüş olmaları başlı başına içeride bir cinsel istismar eylemini gerçekleştirdikleri şeklinde yorumlanamayacağından mağdurenin beyanlarındaki açık çelişki sebebiyle başkaca herhangi bir yan delil de bulunmadığından atılı her iki suçlamadan şüpheden sanık yararlanır (In Dubio Pro Reo) ilkesi gereği mahkumiyetini gerektirir somut, kesin, inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanığın beraatine ve karar ilişiklerine karar vermek gerekmiştir. ” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hukuka aykırılık görülmemiş ve Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2014/164 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.