Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8668 E. 2023/2706 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8668
KARAR NO : 2023/2706
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/556 Esas, 2021/914 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/322 E., 2016/807 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının asıl borçlu sfatıyla 04.05.2006 tarihli genel ticari kredi sözleşmesine istinaden 30.000,00 TL tutarlı kredi kullanıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalıya ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye karşın borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 11.07.2016 tarihli dilekçesiyle davayı ıslah ederek dava değerini 80.233,84 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıdan kredi kullanmadığını, sözleşmenin sahte olarak düzenlendiğini, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığını, 04.05.2006 tarihli banka dekontundaki imzanın da sahte olduğunu, dayanak belgelerin sahteliği ile ilgili ceza davasının devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka soruşturma raporu ve Adli Tıp Kurumu raporlarından davalı krediyi kendisi kullanmamış olsa da bilerek ve isteyerek imzaları atmış ve kredinin başkaları tarafından kullanımını sağladığı, orta halli okuma yazma bilen, vasat zekaya sahip birisi dahi bir bankaya gidip kredi sözleşmesi imzalamanın neticelerini öngörebilmesi gerektiği davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 96 ncı maddesi kapsamında kendisine bir kusur izafe edilemeyeceğini de isbat edemediği, hatta Adli Tıp Raporu raporu tanzim edilene dek imza inkarı yoluna gittiği, davacı bankanın araç alımı için kullandırılacak bir kredide bankanın aracın markası modeli dahi belli olmadan, imzalar huzurda alınmadan önüne getirilen matbu belgelerle işlem yapması objektif özen borcuna aykırı olduğu, kredi lehtarına gerekli açıklamalar yapılmadığı, kredi lehtarı bizzat huzurlarında imza atmadığı ve kendisine imzanın sonuçları bildirilmediği, bu kapsamda hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulması gereken banka özen yükümlülüğüne aykırılıktan sorumlu olduğu, davalı bankanın 1/2 oranında müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumunun raporunda dava konusu sözleşmedeki imzanın ve kredi ödeme makbuzundaki imzanın davalının eli ürünü olduğunun ispatlandığını, davacı bankaya müterafik kusur yüklenemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından, sahte belge ve delillerle …ve Laloğlu Otomotiv adına kredi kullandırıldığı ve ödemenin bu kişilere yapıldığını, davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, davacı bankanın bu kişilerden tazminat talep etmediğini, olayda mağdur olan davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının kusuruna dayanak teşkil eden dosyada delil ve belgelerin olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka müfettişinin yapmış olduğu inceleme raporuna göre “… 04.05.2006 tarih ve … referans numaralı kredi kullandırım fişi ile 30.000,00 YTL tutarlı kredinin kullandırıldığı kesintiler düştükten sonra kalan 29.685,00 YTL’nin önce muhtemelen hataen bir başka kişinin hesabına, daha sonra da hesaptan… referans numaralı virman fişi ile Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti.’nin … no’lu hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir. ” şeklinde ifade edildiği üzere, dosya kapsamında kullandırıldığı iddia olunan kredinin davalı …’ın hesabına veya kendisine ödendiğine ilişkin belge de bulunmadığı, davacının öncelikle kredi sözleşmesine kendi atmış olduğu imza gereğince krediyi doğru kişiye kullandırması gerektiği, davalı …’ın kendisine ya da hesabına kullandırıldığı iddia olunan krediden dolayı bir meblağ geçmediği anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Dercee Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu kredi sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davacı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yürürlükte olan yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davacı bankanın harçtan sorumlu tutulması gerekirken hükmün 2 no’lu bendinin (b) alt başlığında yazılı şekilde davacı bankanın harçtan muaf olduğuna dair hüküm kurulması, ayrıca 4 no.lu bendinde davacının harçtan muaf olduğundan bahisle davacı tarafından yatırılan istinaf harcının iadesine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt başlığında yer alan “Davanın mahiyeti gereği davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile hazineye irat kaydına,” ibaresinin yazılması suretiyle; hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “Davacı kurum harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 825,00 TL istinaf karar harcının davacıya iadesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacının fazladan yatırdığı anlaşılan 765,70 TL harcın davacıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.