Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3393 E. 2023/5418 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3393
KARAR NO : 2023/5418
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/243 E., 2022/365 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/8765 Esas, 2018/3299 Karar sayılı bozması üzerine verdiği 10.09.2020 tarihli ve 2018/361 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2018/361 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararının, katılan tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/5936 Esas, 2021/5810 Karar sayılı ilâmı ile özetle; katılanın yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 28.06.2019 tarihli raporunda vücudunda saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtildiği halde, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca orantılı şekilde artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2021/243 Esas, 2022/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz sebepleri; yüzünde sabit iz kaldığına, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanırken daha fazla artırım yapılması gerekiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın suç tarihinde kaza yaptıkları, bu kaza neticesinde taraflar arasında maddi hasarın ödenmesine yönelik konuşmaların geçtiği, sanığın, masrafları ödeyecek parası olmadığını beyan eden katılanın ikametine gittiği, tekrar parayı hazır edip etmediğini sorduğu, katılanın ”yok” demesi üzerine sanığın elindeki sopayla katılana vurarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 28.06.2019 ve 23.03.2020 tarihli raporlarına hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen nazal kemikte lineer kırığa, yumuşak doku lezyonlarına neden olacak, yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yüzünde sabit ize neden olmayacak nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan beyanları, adlî rapor adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanın; yüzünde sabit iz kaldığına, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanırken daha fazla artırım yapılması gerekiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, Adli Tıp
kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve katılanın adlî raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre orantılılık ilkesine uygun bir şekilde kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi de dikkate alınarak (1/12) oranında artırıma dair Mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş,
Ancak;
Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/8765 Esas, 2018/3299 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 05.03.2015 tarihli karar ile sanığın neticeten “1 yıl 3 ay hapis” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten “1 yıl 4 ay 7 gün” hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan sanığın kazanılmış hakkı ihlal edildiğine ilişkin nedenle Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2021/243 Esas, 2022/365 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “Ancak 05.03.2015 tarihli ilk hüküm sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına” paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.