YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11063
KARAR NO : 2023/4543
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/54 E., 2015/247 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
SUÇ TARİHLERİ : 03.09.2014- 09.12.2014 arası
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Suç tarihinde on sekiz yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi …’nin duruşmada şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen, katılma hakkı kendisine hatırlatılmadığı anlaşıldığından, şikayetçinin kanuni temsilci sıfatıyla davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikayetçi …’nin davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre katılan …’nin hükümleri temyiz etmesinden sonra 04.02.2018 tarihinde vefat etmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kalması ve yasal mirasçılarının da gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz etmedikleri anlaşıldığından, incelemenin sanık müdafii ile Bakanlık vekilinin temyiz istekleri ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan aynı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b) Sanıklar …, … ve … hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan,
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 10.01.2020 tarihli kısmi onama ve kısmi bozma görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar … …, … ve …’in delillerle sabit olan ve yasal unsurları oluşan atılı suçtan dolayı cezalandırılmaları gerekirken beraat kararı verilmiş olmasına, yine sanık …’nin mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemlerin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğuna ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen cezanın, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen ceza ile birleşmesi neticesinde üç yılın üzerinde ceza verilmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinden yararlanamadığına, pişmanlık gösteren sanık hakkında ağır cezalar tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama, dosya içindeki bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sanıklar … …, … ve …’in evi terk eden çocuk mağduru ailesine veya yetkili birimlere bildirmeden alıkoydukları iddia edilmişse de, dosya içindeki mevcut iddianame ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar örnekleri incelendiğinde mağdurenin çeşitli zamanlarda evden kaçtığı, olay tarihinde de yanında sanık … ile birlikte … … ve …’nün evine geldiği, sanık …’nin mağdureyi kızı olarak tanıttığı, mağdure ile sanık … arasındaki yaş farkı nedeniyle sanıklar … … ve …’nün bu durumdan şüphelenmedikleri, sanık …’in ise sanık … ve mağdureyi tanımadığı, soğuk bir kış günü karı koca olduklarını söyleyerek gidecekleri yerleri olmadığını ve bir gece kendilerini misafir etmelerini istedikleri, mağdurenin hamile olması nedeniyle sanık …’in tarafların karı koca olduğuna inandığı, böylece sanıkların üzerlerine atılı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu suç işleme kastı ile işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememiş ve sanıkların hayatın olağan akışına uygun bulunan ve aksi ıspatlanamayan savunmalarına itibar edilerek beraatlerine karar verilmiştir.
Sanık … hakkında, mağdureye karşı zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının mahkemece yapılan yargılamasında, Akhisar Devlet Hastahanesinin 09.12.2014 tarihli doktor raporuna göre mağdurenin kızlık zarında saat 6, 9 ve 12 hizasında çok sayıda eski yırtık olduğunun (15 günden daha eski) ve 9 hafta 4 günlük gebelik tespit edildiğinin bildirilmesi, dosyada mevcut doğum kayıt defteri içeriğinden mağdurenin 03.09.1999 günü hastanede doğduğunun anlaşıldığı ve böylece suç tarihi olan 03.09.2014 günü mağdurenin 15 yaşını doldurmuş olduğu anlaşılmıştır.
Mağdure 09.12.2014 tarihli kolluktaki beyanında 03.09.2014 günü sanık …’nin kendisini arayarak ısrarlı bir şekilde konuşmak istemesi üzerine kendi isteği ile sanığın aracına bindiğini, araçta sanığın kendisine bali ile esrar maddesi verdiğini, bu maddelerin etkisi ile kendinden geçtiğini ve arabanın arka koltuğuna uzandığını, bu sırada sanığın kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini, ilişkiden sonra sanık ile birlikte diğer sanıklar … … ve …’nün evine giderek 3-4 gün sanıkların evinde kaldıklarını, burada da sanığın zorla 2 ya da 3 kez kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini, daha sonra … olarak bilinen sanık …’in evinde kaldıklarını burada da sanık …’nin kendisi ile bir kez zorla ilişkiye girdiğini belirtmişse de, sanığın alınan beyanlarında mağdure ile rızasıyla birden çok kez cinsel ilişkiye girdiğini samimi olarak ikrar ettiği, yargılamanın bütün aşamalarında uyumlu ve istikralı bir şekilde beyanlarda bulunarak üzerine atılı suçlamayı reddettiği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan kamu davası açıldıysa da mağdurenin dava konusu olaylarda rızasının olduğu, bu haliyle sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık … hakkında mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, mağdurenin hazırlık aşamasında kolluktaki ifadesinde sanığın arabasına kendi isteği ile bindiği şeklindeki beyanı, mahkemece sanık ile mağdure arasındaki cinsel ilişkinin mağdurenin rızası ile gerçekleştiğinin kabulü, mağdurenin değişik tarihlerde evden kaçtığının ve sanık hakkında değişik tarihlerde gerçekleşen bu eylemler nedeniyle iddianame düzenlendiği böylece sanık …’nin evi terk eden on beş yaşından büyük mağdureyi kendi rızası ile yetkili makamları ve ailesini haberdar etmeksizin yanında tuttuğu anlaşılmakla eylemine uyan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ”…Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın uzlaşma kapsamında olmayan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile birlikte çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediği anlaşıldığından, uzlaşma hükümlerinin uygulanması yönündeki Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık … hakkında kurulan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.