YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13080
KARAR NO : 2023/5700
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/731 E., 2021/637 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
1. Katılanlar vekili her ne kadar temyiz dilekçesi kapsamında sanık …’ın maktullere karşı kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminde bulunmuş ise de; anılan hüküm yönünden istinaf incelemesi üzerine bozma kararı verildiğinden, katılanlar vekilinin sanık … hakkında maktullere karşı kasten öldürme suçundan verilen karara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarına yönelik, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, REDDİNE karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanlar vekili ile sanıklar … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 2023/4789 Esas numaralı dosyası ile bağlantılı olduğundan birlikte yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli 2018/571 Esas 2021/180 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar …, … ve … hakkında maktüller … ve …’na karşı kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı ikişer kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
b) Sanıklar … ve … hakkında maktüller … ve …’na karşı kasten öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.
c) Sanık … hakkında maktüller … ve …’na karşı kasten öldürmeye yardım suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.
d) Sanık … hakkında maktüller … ve …’na karşı kasten öldürmeye yardım suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli 2021/731 Esas 2021/637 Karar sayılı kararı ile ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık … yönünden 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz istemi; sanıklar …ve … hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların iştirak halinde tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, ilişkindir.
Sanık … ve müdafinin temyiz istemi; gerekçeye, eksik incelemeye, sübuta, suç vasfına, adil yargılanma ilkesinin ihlaline, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yasal savunmaya, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, ilişkindir.
Sanık … müdafinin temyiz sitemi; sübuta, suç vasfına, eksik incelemeye, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
Sanık … müdafinin temyiz sitemi; sübuta, suç vasfına, eksik incelemeye, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile maktul … arasında alacak verecek meselesi bulunduğu, olay öncesi tarafların telefon ile görüştüğü, sanıklar …, …, …, …, …’un olay yerine gitmeden önce Şerzan Kurt parkında buluştukları ve ayrı ayrı araçlar ile olay yerine gidilmesi konusunda anlaştıkları, olay yerine sanık …’un yanında … olduğu halde Beyaz renk Mercedes marka araç ile geldiği bir süre olayın meydana geldiği yerde beklediği daha sonra maktul …’nun … marka araç ile geldiği, sanık …’un aracının yanında bir süre araç ile beklediği bu sırada sanıklar … ve … ile maktül … arasında bir konuşma yaşandığı, konuşma sırasında sanık …’un elinde bulunan tabancayı maktulün almaya çalıştığı ancak sanık …’ın araya girerek tabancayı almasını engellediği, daha sonra maktülün aracına bindiği ve kavşağın diğer tarafına park ederek araçtan indiği, bu esnada sanık …’ın kullanımında bulunan … marka
araç ile geldiği, … isimli şahsın kullandığı …, … ve …’ın içerisinde bulunduğu aracın olay yerine geldiği ve aracını … yolu gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına park ettiği, TPOA bölge müdürlüğü tarafından içerisinde sanıklar … ve …’in olduğu … marka aracın olay yerine geldiği, bu sırada şahısların kavşak içerisinde yaya olarak hareket ettikleri, sanık …’ın gelmiş olduğu araç ile olay yerinde kısa süre kaldığı ve ayrıldığı, sanık …’un üzerinde bulunan tabanca ile maktullere doğru ateş ettiği, sanıklar … ve … isimli şahısların bulunduğu … aracın olay yerine geldiği ve sanıkların araçtan inerek silahla maktüllere ateş etmeye başladıkları daha sonra tanık … isimli şahsa ait … Marka aracın olay yerine geldiği, sanıklar … ve …’in olduğu … marka aracın ise olay yerine gelişinden kısa bir süre sonra geldiği yöne geri geri giderek olay yerinden ayrıldığı sanıkların araçtan inmediklerinin anlaşıldığı, … ve … dışındaki sanıkların geldikleri araçlarla olay yerinden ayrıldıkları, … ve …’ın ise koşar vaziyette kaçtıkları ve …’ın kullandığı araç ile olay yerinden ayrıldıkları, maktullerin kardeşleri tarafından araca alınarak hastaneye götürüldükleri, anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, Batman İl Emniyet Müdürlüğünün 21.06.2016 tarihli uzmanlık raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarının 17.04.2019, 30.06.2016, 27-30.06.2016, 16-19.07.2016, 02-16.08.2016, 08.11.2016 tarihli uzmanlık raporları, fotoğraf teşhis tutanakları, HTS ve baz kayıtları, iletişim tutanakları, 17.06.2019 tarihli keşif tutanağı, 06.02.2020 tarihli bilirkişi raporu, 12.01.2017 tarihli görüntü izleme, inceleme ve tespit tutanağı, ölü muayene ve otopsi tutanakları, sanık … hakkında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu 23.10.2019 tarihli raporu, sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni (sanık … yönünden 58 … madde yönünden) dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılanlar vekillerinin; sanıklar …ve … hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların iştirak halinde tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, sanık … ve müdafinin; gerekçeye, eksik incelemeye, sübuta, suç vasfına, adil yargılanma ilkesinin ihlaline, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yasal savunmaya, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, sanık … müdafinin; sübuta, suç vasfına, eksik incelemeye, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız
tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafinin; sübuta, suç vasfına, eksik incelemeye, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanıklar …, … ve … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olay anına ilişkin görüntü kayıtlarına ilişkin düzenlenen rapor, uzmanlık raporları, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları, olay tutanakları, sanıklar savunmaları, yapılan yargılama, toplanan deliller ile dosya kapsamındaki beyanlar göz önüne alındığında sanıkların savunmalarının aksinin kanıtlanamadığı ve cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, yasal ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıklar …ve … hakkında verilen beraat kararlarının isabetli olduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldıklarının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktul …’nun sanıklara ateş ettiği iddia edilmiş ise de; olay yerinde maktülün kullandığı iddia edilen tabancanın ele geçirilememiş olması, maktülün el ve yüz svaplarında atış artıklarının tespit edilmemiş olması, tanıkların maktülün tabanca ile ateş ettiğine dair beyanda bulunmamış olmaları, maktuller dışındaki herhangi bir kimsede mermi isabeti bulunmaması hususları dikkate alınarak sanıkların maktül …’nun ateş ettiği şeklindeki iddiaların soyut nitelikte olduğu, maktüller tarafından sanıklara yönelik haksız bir fiilin somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında haksız tahrik, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli 2021/731 Esas 2021/637 Karar sayılı kararı kararında Katılanlar vekilleri, sanık … müdafi, sanık … müdafi, sanık … ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanıklardan … ile maktul … arasında alacak-borç ilişkisi nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü telefonla konuşup bu konu hakkında görüştükleri ve buluşmaya karar verdikleri sanık …’ın buluşmadan önce diğer sanıklara haber verdiği ve öncesinde bir parkta buluşarak konuyu görüştükleri çoğunda silah ve bir kısmında sopa olacak şekilde hazırlık yaptıkları ayrı ayrı 4 araç halinde buluşma yerine hareket ettikleri, bu arada olay çıkacağını anlayan maktulün de akrabalarına haber verdiği ve onlar gelmeden tek başına araçla olay yerine giderek beklemeye başladığı, sonrasında mahkeme ile dairemizin kabulünde belirtilen öldürme olaylarının gerçekleştiği sübut bulmuştur.
Her ne kadar sadece maktullere ateş eden sanıklar …, … ve …’in mahkumiyetleri diğer sanıkların ise beraatlerine ilişkin kararın onanmasına karar verilmiş ise de sayın çoğunluğun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki, mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesi ateş ettiği sabit olan veya sabit olmayan esasına dayandırılmış ise de bu anlayış TCK’nin 37 nci maddesi ile 39 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin gerek Dairemizin ve gerekse Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına aykırıdır. Olay yerine transit araçla en son gelen ve biraz yavaşladıktan sonra hiç durmadan yine aynı araçla oradan ayrılan sanıklar … ve …’ın suçun icrası sırasında orada bulundukları sabit olmadığından bu sanıklar yönünden verilen beraat kararları isabetli ise de suç işleme kararı alınırken orada bulunan … ile …’nin suçun icrası sırasında olay yerinde oldukları, sanık …’nin ateş edip etmediği kesin olarak kanıtlanmasa da silahlı olarak olay yerine gittiği, maktul …’ın sanık …’dan silahını almaya çalıştığı sırada maktule engel olduğu ve sanığın bu silahla olayı gerçekleştirdiği, yine sanık …’da silah olup olmadığı anlaşılmamış ise
de sanığın suçu doğrudan doğruya icra eden sanıklarla birlikte olay yerine ikinci gelen araçta olduğu, fiilin işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurduğu kanıtlanamasa da araçtan inerek orada bulunmak suretiyle diğer sanıklara cesaret verdiği, kalabalık görünerek maktullerin direncinin kırılmasına yol açtıkları, suç işleyen sanıklarla birlikte olay yerinden kaçtığı nazara alındığında sanıklar … ve …’nın TCK’nin 39 uncu maddesi anlamında sorumlu oldukları ve cezalandırılmaları gerektiğinden kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. 11.10.2023