Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3676 E. 2023/4098 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3676
KARAR NO : 2023/4098
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/284 E., 2014/498 K.
SUÇLAR : Tehdit, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî ret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 Tarihli ve 2013/284 Esas, 2014/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İddianame ve dosyadaki sanık … mağdur anlatımları gözetildiğinde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaya ilişkin eylemin 5M Migros’a gitmek, denize gitmek olduğunun anlaşıldığına 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde belirtildiği üzere suçun oluşması için zorunlu unsur olarak mağdurun karşı karşıya bırakıldığı maddi ve manevi engelleri kolaylıkla yenerek istediği gibi hareket edemeyeceği durumda olması ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmadan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiğine, tarafların gönül ilişkisi olduğuna, mağdurun beyanlarının ailesinin yönlendirmesi ile olduğuna, çelişkili beyanları karşısında her türlü şüpheden uzak bir şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinin mümkün olmadığına ve kararın bozulmasına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Çocuğun cinsel istismarı suçunun mahkemece alt sınırdan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.

C. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Tehdit suçundan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, çocuğun cinsel istismarı suçunda cezanın alt sınırdan belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kendisini vekille temsil ettiren katılan … ve Bakanlık lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her iki katılan yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.

D. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Tehdit suçundan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanık aleyhine çocuğa karşı cinsel istismar suçundan dolayı alt sınırdan ceza tayin edilmesinin hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.

E. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Türk ceza kanunu hükümleri uygulanırken eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi gerekçesinde;” suç tarihi olan 2012 yılı Şubat ayı içinde 25.04.1997 doğum tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olan mağdure … *** ile sanık … ***’ın yakın akraba olup, mağdure … ***’ın babası olan katılan … ***’ın, sanık … ***’ın amcası olduğu, sanık ile mağdurenin 2011 yılından itibaren buluşarak görüşmeye başladıkları, sanığın mağdureye onu sevdiğini evlenmek istediğini söylemesi sonucu aralarında duygusal bir ilişki başladığı, sık sık telefonla görüştükleri gibi birkaç defa Antalya içinde buluştukları, bu buluşmalar sırasında sanık … ***’ın, 15 yaşını doldurmamış mağdureye karşı birden çok kez sarılmak ve öpmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu mahkememizce sabit görülmüş, aksi yöndeki iddia ve savunmalara sanığın ikrara yönelik savunmalarıyla mağdurenin dış dünyadan etkilenmeden önceki beyanları nazara alınarak mahkememizce itibar edilmemiştir.
Her ne kadar sanık … *** hakkında mağdureyi “benden ayrılamazsın, ben seninle evlenmek istiyorum, yoksa seni öldürürüm” şeklinde tehdit ettiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, mağdurenin yargılama sırasında değişen beyanları ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere ailesiyle sanık arasında kalan mağdurenin tarafların telkinine göre ifade değiştirip beyanda bulunması gibi olgular nazara alınarak soruşturma aşamasında ailesinin etkisinde kalması sonucu sanığın kendisini tehdit ettiği yolunda beyanda bulunduğu sonucuna varılmakla, sanık … ***’ın yüklenen tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir.
Sanık … ***’ın zincirleme olarak 15 yaşını doldurmayan mağdureyi cinsel amaçlı rızasıyla hürriyettinden yoksun bıraktığı sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK.nun 109/1, 109/3-f, 109/5, 43. ve 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere sanık … ***’ın 15 yaşını doldurmayan mağdure … ***’a cinsel tatmine yönelik olarak ona birçok kez sarıldığı ve öptüğü, sanığın bu eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı sabit olmakla sanığın daha lehine sonuç doğuran 6545 sayılı yasayla değişiklikten önceki TCK.nun 103/1-a. Maddesi atfıyla 103/1, 43, 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
6545 sayılı yasayla değişik 103/1. Maddesi uyarınca tasaddi aşamasında kalan sanığın zincirleme eylemleri nedeniyle sanığa TCK.nun 103/1-a. Maddesi uyarınca kanunda yazılı alt sınırdan 8 yıl hapis cezası tayin edilip, eylemin zincirleme olarak işlenmesi nedeniyle TCK.nun 43/1. Maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırılıp 62/1. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında, sonuç cezası 8 yıl 4 yıl hapis olacaktır.
6545 sayılı yasayla değişiklikten önceki TCK.nun 103/1, 43, 62. Maddeleri uyarınca sanığa hükmedilen sonuç ceza ise aşağıda kurulan hükümdende görüleceği üzere 3 yıl 1 ay hapis olup, bu hapis cezası 6545 sayılı yasanın 59. Maddesiyle değişik 103/1, 43, 62, 53. Maddeleri uyarınca belirlenmiş hürriyeti bağlayıcı ceza miktarına nazaran çok daha lehe olduğundan” hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.09.2013 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkeme hükmünde; hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim yapıldığında sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde hesap hatasına düşülerek yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkeme hükmünde; hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim yapıldığında sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde hesap hatasına düşülerek yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Tebliğname Yönünden
Katılan mağdure vekiline hazır bulunduğu duruşmada tefhim edilen karara karşı bir haftalık yasal süre içerisinde olan 17.12.2014 tarihinde dilekçe veren vekilin temyiz talebi süresinde olduğundan Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/284 Esas, 2014/498 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili, katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/284 Esas, 2014/498 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan … vekili, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazıları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2023 tarihinde karar verildi.