YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8440
KARAR NO : 2023/4390
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1447 E., 2020/1066 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2016/208 Esas, 2017/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, mağdur … ve katılan …’e yönelik olarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı, çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçundan, katılanlar … … ve …’e yönelik olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2019/1447 Esas, 2020/1066 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur … ve katılan …’e yönelik olarak çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, katılanlar … … ve …’e yönelik olarak çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kaldırılarak, sanığın her iki suçtan aynı kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A- Katılan Mağdure … … Vekilinin Temyiz İstemi:
Diğer mağdure Hazal yönünden verilen kararın uygun olduğu fakat mağdure … yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B- Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi:
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, beraat kararlarının bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesi gerekçesinde;”Her ne kadar sanık aleyhinde mağdur … ***’e karşı cinsel istismar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, mağdur …’ın duruşma aşamasında sanığın kendisine karşı cinsel istismar nitelikli bir eyleminin olmadığını, müfettişe ifade verirken sanığın … …’e karşı gerçekleştirdiği eylemi anlattığını, bu eylemin kendisine karşı işlenmiş gibi anlaşılmış olduğunu beyan etmiş olması, bu suç itibariyle aleyhte başkace kesin ve somut delil bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı bu suçun sübut bulmadığı; yine her ne kadar sanık aleyhinde mağdur … ***’ya “saçların çok güzel, gözlerin çok güzel” diyerek saçını okşamak, uzun uzun süzerek vücudunun her yerine bakmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ileri sürülerek bu suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın mağdur …’ün saçlarını düzeltmek veya okşamak şeklinde sübut bulan, sair iddialar yönünden sübuta ermeyen eyleminin cinsel istismar kastı altında gerçekleştirildiği yolunda açık ve kesin delillerin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı bu suçun sübut bulmadığı değerlendirilmiştir. Mağdur … ***’ya yönelik olarak, rehberlik dersinde elini onun omzuna koyuyormuş görüntüsü altında göğüs bölgesin okşadığı; mağdur … ***’a yönelik olarak, yanağından makas aldığı ve elini omzuna attığı sabit kabul edilmiş” hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında;”1-Sanık … hakkında Mağdurlar … *** ve … ***’ya karşı “Çocuğun Cinsel İstismarı” ve tüm mağdurlara karşı Hakaret suçlarından kurulan Beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, değerlendirmenin yerinde olduğu, anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
2- Sanık … *** hakkında Mağdurlar … *** ve … ***’a karşı “Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismar” kurulan Mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar mağdurlara yönelik sanığın iddia edilen eylemlerinden dolayı TCK 103/1-1. cümle, 103/3-d,e maddeleri gereğince iddianame düzenlenmiş ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında her iki mağdura yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçundan TCK 103/1-2. Cümlesi, 103/3-d,e maddeleri gereğince ayrı ayrı 5’er yıl sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanığın mağdure … … ***’ya yönelik eyleminin iddianamede mağdurun göğüs bölgesinin üzerinde omuzuna doğru okşamak ve bu şekilde cinsel istismarda bulunmak olarak nitelendirildiği, diğer mağdure … ***’a yönelik eyleminin ise mağdurenin yanağından makas alıp elini omzuna atıp cinsel istismarda bulunmak olarak nitelendirildiği, iddianamede anlatılan eylemlerin mağdurelere yönelik olarak cinsel saikle yapıldığına dair açık bir delilin dosya arasında bulunmadığı, eylemlerin cinsel saikle yapıldığına ilişkin çıkarımların yoruma ve çıkarsamaya dayalı olduğu, aynı sınıfta öğrenim gören bir takım tanıkların ise mağdure anlatımlarını doğrulamadıkları, tanık anlatımlarının bir kısmının duyuma dayalı olduğu gibi bir kısmının ise yoruma ve çıkarsamaya dayalı olduğu, eylemlerin yapıldığı yer olarak gösterilen yerlerin rehberlik dersi vb. gibi başka kişilerinde bulunduğu ve gördüğü ortamlar olduğu, bu ortamlarda sanığın mağdurelere yönelik cinsel istismar eylemlerinde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi Sanığın aşamalarda alınan tüm savunmalarında herhangi gibi mübayenete yer vermeyecek şekilde tutarlı açıklamalarla suçlamayı reddetmesi hususları birlikte değerlendiriliğinde sanığın mağdurelere karşı “Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı” suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, inandırıcı, mahkumiyete yeterli nitelikte ve kesin delil olmadığı anlaşıldığından sanığın her iki mağdura yönelik cinsel istismar suçundan açılan kamu davasında beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş olmakla sanığın Beraati yönünde” hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, katılanların aşamalardaki beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan … vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2019/1447 Esas, 2020/1066 Karar sayılı kararında katılan mağdure … … vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.