Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/14634 E. 2023/9461 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14634
KARAR NO : 2023/9461
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/991 Esas, 2019/1071 Karar
SUÇLAR : Zincirleme şekilde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na (213 sayılı Kanun) muhalefet (3 kez), zincirleme tefecilik
HÜKÜMLER : 1)Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2014/887 Esas, 2018/29 sayılı Kararı ile; tüm suçlardan ayrı ayrı mahkumiyet,
2)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli ve 2018/991 Esas, 2019/1071 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
3)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin
28.11.2019 tarihli ve 2018/991 Esas, 2019/1071 sayılı ek Kararı ile; temyiz isteminin reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2018/991 Esas, 2019/1071 sayılı ek Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanığın 04.12.2019 havale tarihli dilekçesi temyiz istemi içermediğinden bu husus inceleme dışı bırakılmış, dilekçedeki istem doğrultusunda Mahkemesince işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair verilen ek Kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ek Kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2014/887 Esas, 2018/29 sayılı Kararı ile sanığın 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 3 kez 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, tefecilik suçundan ise 1 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241 inci maddesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 gün karşılığı olarak 100,00 Türk lirası (TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/991 Esas, 2019/1071 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2018/991 Esas, 2019/1071 sayılı ek Kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında 11 yıl 4 ay hapis cezasına hükmolunduğundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olmadığına, temyiz isteminin reddine dair kararın yerinde olmadığına, sanığın işlettiği iddia olunan iş yerinin … isimli bir başka şahıs tarafından işletildiğinin dosyadaki delillerle sabit olduğuna, sanığın gerçeğe aykırı fatura tanzim etmediğine ve tefecilik yapmadığına, altın ve araba alım satım işi ile uğraştığına, altının alım ve satım fiyatı arasında bir farkın bulunduğuna, bunun da bu işle uğraşanların ticari kazancı olduğuna, eylemlerin gerçekleştiği tarihte suç olmayan bir eylemin daha sonra suç haline getirildiğine ve kanun değişikliklerinin geriye yürüyemeyeceğine, sanığın suç kastının bulunmadığına, cezaların fahiş olduğuna, eylemin tek olmasına rağmen sanığa 4 kez ceza verildiğine, suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28/11/2019 tarihli ve 2018/991 Esas, 2019/1071 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.