Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2012/28870 E. 2012/36095 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28870
KARAR NO : 2012/36095
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 2 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 19/06/2008 tarihli ve 2008/13-318 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 11/04/2012 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik hükümlerinin hakkında uygulanması talebinin kabulüne ilişkin Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2012 tarihli ve 2012/43 sayılı kararma yapılan itirazın reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2012 tarihli ve 2012/199 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 13.08.2012 tarih ve 2012/13576-47452 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.08.2012 tarih ve 2012/223518 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin 1. fıkrası a bendi uyarınca “Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirne raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.”
Yine 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin 2. fıkrasına göre “‘Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâili hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az altı aylık sürenin geçmiş olması durumunda, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.”
Ayrıca aynı Kanun’un geçici 3/1. maddesi gereğince “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle açık ceza infaz kurumunda bulunan yada kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan iyi halli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,

Dosya kapsamına göre somut olayda hükümlü …’ın 28/05/2012 tarihli disiplin kurulu kararı ile iyi halli hükümlü olduğu anlaşılmakla, 6291 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden önce açık ceza infaz kurumunda bulunmadığı ve bulunma şartlarını da taşımadığı cihetle 5275 sayılı Kanun’un geçici 3/1. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri şeklinde infaz edilmesine karar verilemeyeceği gibi, adı geçen hükümlünün aynı Kanun’un 105/A maddesinde belirtildiği üzere son altı ayını kesintisiz olarak açık ceza infaz kurumunda geçirmediği ya da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren altı aylık sürenin gerçekleşmemiş olduğu dikkate alındığında bu kanun maddesi hükümlerine göre de cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri olarak infaz edilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden … Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2012 … ve 2012/199 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’ nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.