Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/12191 E. 2023/6979 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12191
KARAR NO : 2023/6979
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/576 E., 2016/402 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli kararı ile sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık …’ın ise 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, müştekinin beyanlarının çelişkili olduğuna, HTS kaydının tek başına delil niteliğinde olmadığına, sanık …’un tanığı dinlenmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın olay yerinde bulunmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin usul ve yasaya aykırı biçimde uygulandığına, yağma suçundan soruşturma yürütüldüğüne ancak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğine, HTS kayıtlarının sanık lehine olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanıkların olay günü mağduru zorla arabaya bindirdikleri ve darp ettikleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası içeriği, mağdurun kolluk ve mahkemedeki 16.12.2015 tarihli celsedeki tutarlı anlatımları, bu anlatım ile uyumlu Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23.03.2015 tarihli adli muayene raporu, sanıkların telefonlarının baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların aşamalardaki çelişkili beyanlarına karşın mağdurun anlatımlarına üstünlük tanınması gerektiği ve mağdurun sanıklar ile uzlaşmaya varması nedeniyle son celse alınan beyanlarının sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, suç tarihinden önce sanık …’in yanında işçi olarak çalışan ve ihbar tazminatının ödenmemesi gerekçesiyle İŞKUR’a şikayette bulunan şikayetçi ile taraflar arasında şikayetçinin iftira atmasını gerektirecek başkaca bir husumet bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığından ve mahkemece baz istasyonlarını gösterir HTS kaydının tek başına delil olarak kabul edilmediği, mağdur anlatımı ve doktor raporlarının da hükme esas alındığı görüldüğünden, sanıklar … ve … müdafinin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, müştekinin beyanlarının çelişkili olduğuna, HTS kaydının tek başına delil niteliğinde olmadığına yönelik; sanık … müdafinin sanığın olay yerinde bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesinin usul ve yasaya aykırı biçimde uygulandığına, yağma suçundan soruşturma yürütüldüğüne ancak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğine, HTS kayıtlarının sanık lehine olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık … savunmasında marketçi tarafından olayın görüldüğünü beyan etmiş ise de kendisine verilen süreye rağmen bu tanığı hazır etmemiş, kimlik ve adres bilgilerini de mahkemeye sunmamıştır. Yine son duruşmada hazır bulunan sanık müdafii tarafından tanığın dinlenmesi yönünde bir talepte de bulunulmamıştır. Yargılamanın hiçbir aşamasında tanığın kimlik ve adres bilgilerinin mahkemeye sunulmaması nedeniyle sanık …’un savunma hakkının kısıtlandığına dair temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçeler ile birlikte yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz nedenleri yönünden de hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.