YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20967
KARAR NO : 2023/5460
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/374 E., 2015/533 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, suç uydurma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama
1. Sanık … … hakkında suç uydurma suçundan kurulan hüküm yönünden, katılan … Gıda Nakliyat Otomotiv Tic. ve Paz. A.Ş.’nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık … … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçları ile sanık Türkey Binay hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/374 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … … hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve suç uydurma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a,c,e) bentleri uyarınca beraatine,
b. Sanık … hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık …’ın 21.08.2015 tarihinde vasisine tebliğ edilen hükmü 30.09.2015 havale tarihli dilekçesiyle 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Gıda Nakliyat Otomotiv Tic. ve Paz. A.Ş. vekilinin temyiz isteği, sanık … … hakkında verilen beraat kararları ile araç üzerindeki tedbirin kaldırılması kararının bozulmasına ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği, hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, diğer sanık … …’a ait … plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı … plaka sayılı dorse ile katılan … Gıda Nakliyat Otomotiv Tic. ve Paz. A.Ş.’nin nakliye işini yapmak üzere 27.05.2013 tarihinde firmaya müracaat ettiği ve aynı tarihte taahhütname imzaladığı, tarafların nakliyat hususunda anlaşmaları üzerine yaklaşık 80.000,00 TL tutarındaki malın sevk irsaliyesi ile birlikte sanık …’a teslim edildiği, nakliyat bedeli olarak 2.950,00 TL’nin sanık …’a peşin olarak ödenerek sanık …’den nakliyeci … (…) adına düzenlenen 27.05.2013 tarihli faturanın alındığı, malların teslim edilmesi gereken yere teslim edilmediğinin anlaşılması üzerine katılan … Gıda Nakliyat Otomotiv Tic. ve Paz. A.Ş. vekilinin şikayetiyle soruşturmaya başlandığı, soruşturma devam etmekte iken sanık … …’n 03.06.2013 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek, … plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı … plaka sayılı dorsesini …’a kiraladığını, …’ın kira ücretinin ilk taksidini peşin verdiğini, bakiye ücreti vermediğini, …’a da ulaşamadığını belirterek şikayetçi olduğu, 10.06.2013 tarihinde ise, her ne kadar aracın çalıntı olduğu iddiası ile şikayetçi olmuş ise de 1 gün önce erkek arkadaşı …’ın kendisine …’ın tır ve römorku Bursa Karayolu üzerindeki … Akaryakıt istasyonuna park halinde bıraktığını beyan ettiği, bunun üzerine … Akaryakıt istasyonuna giderek tır ve römorkunu park halinde gördüğünü beyan ettiği, 11.06.2013 tarihinde ise …’ın kendisini telefon ile araması üzerine aracın Susurluk ilçesi girişinde bir petrol istasyonunda olduğunu öğrendiğini, katılan firmaya ait yükün … tarafından hırsızlandığını, kendisi ve …’in bu olay ile bir ilgisi olmadığını beyan ettiği, yine sanık …’ın da, kız arkadaşı olan diğer sanık … … adına kayıtlı … plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı … plaka sayılı römorkta bir süre şoför olarak çalıştığını, …’ın bu aracı 27.05.2013 günü aralarında yapmış oldukları kira sözleşmesine istinaden …’a verdiğini, yine … Gıda Nakliyat Otomotiv Tic. ve Paz. A.Ş. ye ait 24 palet tutarındaki muhtelif meşrubatlardan oluşan yükü ilgili firmadan kendisinin teslim aldığını ve aracı kiralayan …’a yine kendisinin teslim ettiğini, ancak …’ın yükü teslim etmesi gereken yere teslim etmediğini öğrendiğini, …’a çekici ve römorku teslim ettikten bir gün sonra 28.05.2013 günü tekrar teslim aldığinı, … Gıda Nakliyat isimli firmaya ait teslim aldığı yükün akıbeti hakkında herhangi bir bilgisi olmadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanık …’ın ise sanıklar … … ve …’ı yaklaşık bir ay kadar önce tanıdığını, çiftçilik ve nakliyat işi yaptığını, sanık … ile … plaka sayılı çekici ve … plaka sayılı römorkun 5.400 TL karşılığında üç aylığına kiralanması konusunda anlaştıklarını ve sözleşme yaptıklarını, aracı kiraladığı gün çekici ve römorku üzerinde Kestel’de bulunan bir kola fabrikasına ait çeşitli meşrubatlar yüklü olduğu halde …’dan teslim aldığını, daha sonra maddi sıkıntı içinde olduğundan araçta bulunan yükü, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği … isimli bir şahsa sattığını, hatırladığı kadarı ile … isimli şahıstan 23.000 TL para aldığını, bu paradan … ya da …’e herhangi bir para vermediğini, bu işi sadece kendisinin yaptığını, sanık …’dan kiraladığı çekici ve römorku, malı başka bir araca yükledikten hemen sonra yaklaşık 7-8 saat kadar sonra …’a teslim ettiğini, aracın yükünün Bursa ilinde boşaltıldığı belli olmasın diye … ile görüşüp aracı o sıralarda bulunduğu Balıkesir yakınlarında bir yere bırakmasını söylediğini ifade ettiği, sanık … … adına kayıtlı bulunan çekici ve dorsenin kiralanmasına ilişkin sözleşmenin 27.05.2013 tarihli olduğu, yine katılan firmaya ait suça konu malın sanık … tarafından aynı gün katılan firmadan teslim alınarak suçta kullanılan çekici ve dorse ile birlikte temyiz dışı sanık …’a teslim edildiği, …’ın da bu şekilde teslim almış olduğu araçta yüklü halde bulunan katılan firmaya ait malı, sadece ismini bildiğini beyan ettiği … isimli bir şahsa 23.000 TL bedel ile sattığı, tüm bu süreçte sanıkların birlikte hareket ettiği, bu durumun …’ın savunması ve diğer sanıkların birbiri ile çelişik beyanlarından da açıkça anlaşıldığı, …’ın beyanlarının diğer sanıkları korumaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, nitekim suçta kullanılan aracın malın tesliminden hemen sonra, …’ın beyanlarına göre 7-8 saat kadar sonra sanık …’a teslim edildiği, sanık … …’ın 03.06.2013 tarihli müracaatı ile aracının hırsızlandığından ve dolandırıldığından bahisle şikayetçi olmuş ise de bu tarihte aracın … tarafndan diğer sanık …’a teslim edildiğini bildiği, gerçekte …’a ait çekici ve dorsenin hırsızlanması ya da …’ın dolandırılmasının söz konusu olmadığı, bu şekilde sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma sanık … …’ın ayrıca suç uydurma suçunu işlediği iddia edilmiş; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6915 Esas sayısı iddianamesiyle sanıkların yukarıda anlatılan eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle dava açılmış, açılan dava temyiz konusu dosya ile birleştirilmiş; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/12171 Esas sayılı iddianamesiyle … Lojistik Dağıtım Depolama Taşımacılık A.Ş., vekili sanık … adına kayıtlı, diğer sanık … tarafından sevk ve idare edilen … plaka sayılı aracın … Mefruşat A.Ş.’den almış olduğu bira emtialarını Bingöl ve Diyarbakır bayilerine teslim etmek üzere 31.05.2013 tarihinde aldığını, ancak ürünlerin teslim edilmediğini, sanıkların şirketin zarara uğramasına sebep olduklarını iddia ederek şikayetçi olmuş, sanıkların eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle dava açılmış, açılan dava temyiz konusu dosya ile birleştirilmiştir.
2. Sanık … …, sanık …’ın erkek arkadaşı olduğunu, kendisini evlenmek vaadiyle kandırdığını, tırın üzerine alındığını, sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın katılan firmalardan nakliye işi yapmak üzere ürün teslim aldıklarını, ancak ürünleri götürülmesi gereken yere götürmediklerini, sanık …’in kendisine teslim aldıkları malları teslim edilmesi gereken yere teslim etmediklerini, temyiz dışı sanık … ile sattıklarını söylediğini, sanık …’in bu konu ile ilgili bildiklerini anlatmaması için kendisini tehdit ettiğini, …’ın tır ve römorku zamanında teslim etmeyince … hakkında şikayetçi olduğunu, ancak daha sonra …’ın …’ı arayarak aracı benzinlikte bıraktığını söylediğini, olaylardan maddi menfaat temin etmediğini suç kastının olmadığını savunmuştur.
Sanık …, sanık …’ın kız arkadaşı olduğunu, katılan firmalardan alınan malları sanık … adına kayıtlı araç ile kendisinin teslim aldığını, daha sonra da aracı içindeki mallar ile birlikte götürülmesi gereken yere teslim etmesi için aracı kira sözleşmesi ile kiralayan …’a teslim ettiğini, katılan firmalara ait malların akıbetinin ne olduğunu bilmediğini, sanık …’ın bu işler ile bir ilgisinin olmadığını, sanık …’ın, …’ı tanımadığını beyan etmiştir.
Temyiz dışı sanık …, sanık …’ı tanıdığı için … plaka sayılı aracın adına kiralandığına dair kira sözleşmesi yapmak dışında olay ile hiç bir ilgisinin olmadığını, sanık …’yı sanık … ile birlikteliklerinden dolayı tanıdığını , sanık …’ın olaylar ile bir ilgisinin olduğunu düşünmediğini, sanık …’in borçlarından dolayı aracı sanık … adına kaydettirdiğini bildiğini beyan etmiş, her ne kadar daha önce malların sanık … tarafından kendisine teslim edildiğini kendisinin de … isimli şahsa sattığını beyan etmiş ise de bu ifadeyi sanık …’ın telkini ile verdiğini, şimdiki ifadesinin doğru olduğunu belirtmiştir.
3. Mahkemece, sanık … …’ın erkek arkadaşı olan diğer sanık …’ın organize etmesi ile adına kayıtlı olan aracın nakliye işinde kullanılıyor olması dışında olaya karıştığına, diğer sanık ile birlikte hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin bir kanaate ulaşılamadığı, buna bağlı olarak sanığa isnat edilen suç uydurma suçunun da unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve suç uydurma suçlarından beraatine, sanık …’ın başlangıçtan itibaren dolandırma kastı ile hareket ettiği, katılan sayısınca suçun işlendiği kabul edilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın yokluğunda verilen kararın 28.09.2015 tarihinde cezaevinde olan sanığa tebliğ edildiği, sanığın kararı 30.09.2015 tarihinde süresinde temyiz ettiği, anlaşılmakla, tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık … … Hakkında Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme kısmının birinci paragrafında izah edildiği üzere sanığa atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan … Gıda Nakliyat Otomotiv Tic. ve Paz. A.Ş.’nin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
C. Sanık … … Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
Sanığın katılanların nakliye işini yapmak üzere katılan şirketler ile nakliyat hususunda anlaştığı, katılan şirketlere ait mallar sevk irsaliyesiyle sanığa teslim edilmesine rağmen malların teslim edilmesi gereken yere teslim edilmediğinin anlaşıldığı, sübutu kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … … Hakkında Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/374 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … … Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/374 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/374 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.