Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/2453 E. 2023/3649 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2453
KARAR NO : 2023/3649
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/9061 değişik iş
SUÇ : Taksirle yaralama
KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle yaralama suçundan şüpheliler …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/09/2021 tarihli ve 2021/37731 soruşturma, 2021/30368 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/02/2022 tarihli ve 2021/9061 değişik iş sayılı kararının kesin olarak verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20/01/2023 tarihli ve 94660652-105-01-18235-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/03/2023 tarihli ve KYB-2023/11731 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/03/2023 tarihli ve KYB- 2023/11731 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“…Dosya kapsamına göre, müşteki …’ın 10/05/2021 tarihinde … Kağıt isimli iş yerinde makine operatörü olarak çalıştığı esnada dolumu tamamlanan transfer arabasını tır kamyonuna yüklemek için start düğmesine basması sonrasında paletlerin dengesiz yüklenmesi nedeniyle paletleri kontrol etmek istediği esnada transfer arabasının kendisine çarpması neticesinde meydana geldiğini beyan ettiği iş kazası ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, 08/09/2021 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, müşteki dışında herhangi bir kişinin kusuru tespit edilemediği gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müştekinin yaralanması ile sonuçlanan iş kazasının otomatik bir yükleme makinesi nedeniyle gerçekleştiği, şüpheli olarak ifadelerine başvurulan … ve …’nin alınan ifadelerinde, kazanın meydana geldiği alanda güvenlik sensörlerinin bulunduğu ancak müşteki tarafından bu sensörün panel üzerinden kapatıldığını beyan ettikleri, bu kapsamda meydana gelen ve yaralanma ile sonuçlanan kazanın teknik bir bilgiyi gerektirir iş makinesi ile gerçekleşmiş olduğu nazara alındığında, içerisinde alanında uzman makine mühendisinin de yer aldığı en az üç kişilik bilirkişi marifetiyle olaya ve olay yerine ilişkin inceleme yapılarak rapor hazırlanması, neticeten bu inceleme sonrasında kusur durumlarının tespit edilerek şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir

(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir….”

Hükümleri yer almaktadır.

4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; müşteki …’ın 10/05/2021 tarihinde … Kağıt isimli iş yerinde makine operatörü olarak çalıştığı esnada dolumu tamamlanan transfer arabasını tır kamyonuna yüklemek için start düğmesine basması sonrasında paletlerin dengesiz yüklenmesi nedeniyle paletleri kontrol etmek istediği esnada transfer arabasının kendisine çarpması neticesinde nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.

7. Olay yeri inceleme raporunda; “…10.05.2021 günt saat 10.00 sıralarında idaremiz … Mah. … Cad. No:3 … Kağıt isimli işyerinden … isimli şahsın iş kazaşı geçirerek Şehir Hastanesine intikal ettiğini bildirmesi üzerine … Kağıt isimli işyerine intikal edilerek yapılan görgü ve tespitte … isimli şahsın bilgi sahibi olarak ifadesi alınmış olup iş kazası geçiren … isimli şahsın ve … Kağıt isimli işyerinde yükleme operatörü olarak çalıştığı, 10.05.2021 günü saat 08.00— 16.00 mesaisine geldiği, şahsın çalışırken paketleme transfer arabası ile hemen yanında bulunan yükleme rampası arasında kaldığı ve bacağından yaralandığı, iş kazası geçirdiği iki makine arasında lazer bariyer ve koruma tel muhafazasının mevcut olduğu, etrafta kan ve benzeri herhangi bir iz ve emarenin olmadığı, şahsın çalıştığı yerde iş kazası olayının olduğu yeri gösterir kamera kayıt sisteminin mevcut olduğu tarafımızdan görülmüş olup, iş bu tutanak tarafırmızdan imza altına alındı.10.05.2021 saat 16 00…” şeklinde tespitlere yer verilmiştir.

8. Müşteki …’a ait Adana Şehir Eğitim Araştırma ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 20.05.2021 tarihli Adli Tıp Raporunda;
“……’da meydana geldiği belirtilen lezyonların;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞUNU,

2-Basit tibbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde HAFİF OLMADIĞI,

3-Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağıt (4-5-6) olarak
sınıflandırıldığında şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını AĞIR (6) derecede etkileyecek
nitelikte olduğu,

4-İşlev azalması/kaybı yönünden değerlendirilebilmesi için kişinin olay tarihinden 12 ay sonra
yapılacak ortopedi ve fizik tedavi muayenesi sonrası tarafımıza gönderilmesi gerektiğini bildirir tıbbi
kanaat raporudur…” bildirilmiştir.

9.08/09/2021 tarihli tek kişilik ziraat mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda;
“…Olay, müşteki …(Makina Operatörü/İşçi)’ın gerekli bilgi ve görgüye sahip iken işyeri yetkilileri tarafından yapılması gereken sorumluluklar (iş güvenliği, iş başı, mesleki eğitimleri verilmesi/ verdirilmesi …vs.) da yapılmış olduğu halde, ‘insan müdahalesi ya da bulanmaması gereken çok tehlikeli bir alanda’ bulunarak dikkatsiz ve tedbirsiz çalışması sonucu gerçekleşmiştir.

Bulunmaması gereken çok tehlikeli bir alanda bulunarak, tedbirsiz ve dikkatsiz davranmış, kendi kendini kazalamış olan müşteki …’dan başka gerçek (…;Makine Enerji Müdürü), … (Kısmi süreli İş Güvenliği Uzmanı), … (İSG&Çevre Müdürü), … (Alt işveren Rabie Gezici Şirket Yetkilisi), … (Forklift Operatörü/İşçi)) ve tüzel KİMSENİN KUSURUNUN OLMADIĞI…” görüşü bildirilmiştir.

10. CD görüntü izleme tutanağı, olay yeri basit krokisi, tanık G.K.’nin anlatımı, şüphelilerin ifadeleri ve tutanaklar dosyada bulunmaktadır.

11. Buna göre; müştekinin geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, 08/09/2021 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, müşteki dışında herhangi bir kişinin kusuru tespit edilemediği gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müştekinin yaralanması ile sonuçlanan iş kazasının otomatik bir yükleme makinesi nedeniyle gerçekleştiği, şüpheli olarak ifadelerine başvurulan … ve …’nin alınan ifadelerinde, kazanın meydana geldiği alanda güvenlik sensörlerinin bulunduğu ancak müşteki tarafından bu sensörün panel üzerinden kapatıldığını beyan ettikleri, bu kapsamda meydana gelen ve yaralanma ile sonuçlanan kazanın teknik bir bilgiyi gerektirir iş makinesi ile gerçekleşmiş olduğu nazara alındığında, içerisinde alanında uzman makine mühendisinin de yer aldığı en az üç kişilik bilirkişi marifetiyle olaya ve olay yerine ilişkin inceleme yapılarak rapor hazırlanması, neticeten bu inceleme sonrasında kusur durumlarının tespit edilerek şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

12.Yukarıdaki açıklamalar karşısında, kaza mahallinde içerisinde alanında uzman makine mühendisinin de yer aldığı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir heyet ile birlikte keşif yapılmadan ve bu keşif sonucu düzenlenecek kusur durumuna ilişkin rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/9061 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.