YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1303
KARAR NO : 2023/2790
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/356 E., 2022/413 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Suç tarihi ile İlk Derece Mahkemesinde ifadesinin alındığı 28.07.2020 günlü duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/259 Esas, 2020/438 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/1812 Esas, 2020/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ile müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/1812 Esas, 2020/623 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili, mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.03.2022 tarihli ve 2021/19841 Esas, 2022/2149 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibarıyla on altı yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ifadeleri, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdurenin olaydan bir gün sonra verdiği beyanları ile sonraki beyanlarının benzer olması, telefon mesajları ve ÇİM raporu dikkate alınarak sanık hakkında ceza verilmesi gerektiğine yönelik olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde mağdure, babası olan sanığın oturmuş olduğu … Mahallesi’ndeki ikamete gittiği, sanığın alkollü olduğu ve daha sonra mağdure ile sanığın birlikte yemek yedikleri, yemekten sonra mağdurenin bulaşıkları yıkamak için mutfağa gittiği, diğer odada bulunan sanığın mağdureyi yanına çağırdığı, bunun üzerine mağdurenin babasının yanına gittiği, sanığın mağdureden yanına uzanmasını istediği, mağdure de babasının kendisine olumsuz bir şey yapacağını tahmin edemeyerek sanığın yanına uzandığı, sanığın mağdureyi dudağından öpmeye başladığı, bu sırada mağdureye “Sen benim canımdan ötesin, seni çok seviyorum” dediği ve sanığın bu öpme eylemini 5 dakika boyunca devam ettirdiği, mağdurenin ağlamaya başladığı, hatta sanığın mağdureden kendisini öpmesini de istediği ancak mağdure bunu kabul etmeyerek kendisini çekmek istediği sırada ise sanığın eli ile mağdurenin sırtı ve kafasından bastırarak mağdurenin geri çekilmesini engellediği, yine sanığın eli ile mağdurenin tişörtünden sırtına dokunduğu, sonrasında mağdurenin iç çamaşırı içerisinden elini sokarak mağdurenin poposunu okşamaya başlaması üzerine, mağdurenin sanık olan babasının elini tutup çekerek babasının yanından ayrılıp kendi yatağına geçtiği ve ablası olan tanık Sıla’ya söz konusu olay sebebi ile mesaj attığı anlatımıyla sanık hakkında kamu davası açıldığı görülmüştür.
2. Yargılama neticesinde mahkeme tarafından, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediğine ilişkin istikrarlı anlatımları, mağdurenin, olay tarihinde babasına sinirlenmesi üzerine o şekilde beyanlarda bulunduğuna dair kovuşturma aşamasındaki anlatımları, babası olan sanığın kendisine cinsel istismar içeren herhangi bir eylemde bulunmadığına ilişkin beyanları, dosya kapsamında söz konusu olayı gören herhangi bir kamu tanığının bulunmaması hususu ile tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında, mağdurenin aşamalarda herhangi bir delil ile desteklenmeyen çelişkili anlatımları dışında dosya kapsamında sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı tespit ve değerlendirmesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ile İlk Derece Mahkemesinde ifadesinin alındığı 28.07.2020 günlü duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılama neticesinde mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmünün tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre usul ve kanuna uygun bulunduğundan katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/356 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.