Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2432 E. 2023/3376 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2432
KARAR NO : 2023/3376
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1443 E., 2022/1577 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/236 Esas ve 2022/242 Karar sayılı kararı ile sanıkların katılana karşı nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci madde delaletiyle 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile beşinci fıkrası ve 109 uncu maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis ve 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü madde uyarınca ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.11.2022 tarih ve 2022/1443 Esas, 2022/1577 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın tüm savunmalarında atılı suçları kabul etmediğini söylediğini, diğer sanık …’ın beyanlarının da bu beyanını doğruladığını, ayrıca ATK Biyoloji İhtisasdan alınan raporun da sanığın savunmasını doğruladığını, katılanın hırsızın peşinden koşarken düştüğünü söylemesi karşısında vücudundaki yaralanmanın bundan kaynaklanmış olabileceğini, hürriyeti tahdit suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını, katılanın beyanında araca kendi rızası ile bindiğini söylediğini, bu nedenle mahkumiyet kararlarının yasal olmadığını, bozma ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın savunmasının hiçbir aşamada değişmediğini, diğer sanık …’ın savunmasının da müvekkilinin savunmasını doğruladığını, dosya kapsamında sanığın savunmasının aksini gösteren somut delil bulunmadığını, katılanın, sanığın cinsel ilişkiden vazgeçip para vermemesine kızarak husumet beslediğini, ayrıca katılanın sabah 05.00’da dışarda olmasının ve tecavüze uğradığını iddia etmesine rağmen sanığa içine boşalıp boşalmadığını sormasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, alınan raporda sanığa ait DNA’nın bulunmadığını, katılan araca kendi rızası ile bindiğinden hürriyeti tahdit suçunun yasal unsurunun bulunmadığını, isnat edilen eylemlerin soyut beyanlarından ibaret olduğunu, somut delil bulunmadığını, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının yasal olmadığını, kararın duruşmalı yapılacak inceleme ile bozulmasına ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklara verilen cezaların her iki suç yönünden de üst sınırdan verilmesi gerektiğini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mersin ilinde ikamet eden ve kendi beyanına göre lezbiyen olduğunu beyan eden katılanın … Derneğinin kiralamış olduğu *** sokak No: 21/A adresinde bulunan … … isimli günü birlik kiralık daireye dernek faaliyeti kapsamında İzmir iline geldiği, 23.02.2014 saat 05.00 sıralarında katılanın beyanına göre aynı dairede kalmakta olduğu LGBT birey olan …’ün cep telefonunu eve gelen bir şahsın çaldığı, telefonu çalan bu şahsı söz konusu daireye bu kişinin de LGBT birey olduğunu sanarak kendisinin içeri almasından dolayı sorumluluk hissederek bu şahsı aramak için katılanın dışarı çıktığı, katılanın sokakta telefonu izinsiz alan kişiyi aramaya başladığı, bu esnada kimliği tespit edilemeyen … isimli kişiyle beraber sanıkların da içinde olduğu bir aracın katılanın yanında durduğu, sanıkların durumu öğrendikten sonra hırsızı yakalamak için katılana yardımcı olmayı teklif ettikleri, katılanın bu teklifi kabul ederek sanıkların da içinde bulunduğu sanık …’ın sevk ve idaresindeki araca bindiği, sanıkların araçla bir kaç tur attıktan sonra ana yola çıkarak ormanlık bir alanda aracı park ettikleri, bu duruma katılanın rıza göstermediği, katılanın “Bırakın beni” demesine rağmen sanıkların bunu önemsemedikleri, daha sonra sanık …’ın katılan ile aracın içinde baş başa kaldığı, sanık …’ın cinsel organını çıkartarak katılanın ağzına soktuğu, kendisine oral seks yapması için katılana hitaben “Ağzına al lan. yoksa seni öldürürüm, burada döveriz öldürürüz bırakırız” diyerek tehdit etmeye başladığı, sanığın cinsel organını katılanın rızasına aykırı olacak şekilde ağzına sokup çıkardığı, sanık …’ın daha sonra katılanın pantolonunu ve iç çamaşırını çıkardığı, katılanın “Yapma etme ben evliyim” diye söylemesine rağmen sanığın katılana “Otur şunun üzerine yoksa seni burada öldürürüm” diye tehdit ederek cinsel organını zorla katılanın cinsel organına sokarak boşaldığı, sanığın katılana yönelik bu cinsel eylemleri gerçekleştirirken diğer sanık …’ın ara sıra aracın camına vurarak “Hadi sıra bende” diyerek seslendiği, diğer sanık …’ın aracın kapısını açıp katılanın yanına oturduğu esnada sanık …’ın araçtan dışarı çıktığı, sanık …’ın fermuarını açıp cinsel organını çıkarmaya çalıştığı sırada diğer sanık …’ın sanık …’a “Çık” diyerek bağırıp araçtan indirdiği, sanıkların aracın dışında kendi aralarında konuşurken katılanın fırsattan istifade ederek “İmdat” diyerek kaçmaya çalıştığı ama sanıkların katılanı tekrar yakaladığı, sanıkların katılana “Bağırma burada seni öldürürüz” dedikleri, daha sonra sanıkların “Bağırma seni bırakacağız” diyerek sanıkların Alsancak taraflarında bir yerde katılanı bıraktıkları, böylece sanıkların aralarında var olan iştirak iradesiyle katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu ve cinsel saldırı suçunu işledikleri bunun neticesinde katılanın beden veya ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmıştır.

2. Katılanın olay öncesinde sanıklar ile bir tanışıklığının olmaması böylece sanıklara iftira atmasını gerektirecek bir nedeninin olmaması, katılanın aşamalardaki vermiş olduğu beyanlarının birbiriyle uyumlu ve istikrarlı olması, ayrıca katılan hakkında alınan adli raporlar içeriklerinde katılanın sağ el bileği medialinde 2×1,5 cm boyutlarında şişlik ve üzerinde kırmız renkte ekimoz, sağ diz üzerinde 0,2 cm çapında abrazyon, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanmış olması hakkındaki tespitlerin ve katılanın ruhsal durumu hakkındaki tespitlerin katılanın cinsel saldırı eylemine maruz kaldığı yönündeki beyanlarını desteklemiş olması ve katılanın sanıkları teşhis etmiş olması;

Sanık …’ın soruşturma aşamasında vermiş olduğu iki ifadesinde (bir tanesi müdafii eşliğinde) de olay günü … (ilk başta … olarak beyan ettiği) isimli kişinin kendisi ve diğer sanık için katılan ile para karşılığında cinsel ilişkiye girmek amacıyla anlaştıkları, … isimli kişinin katılan ile cinsel ilişki esnasında katılanın içine boşalması sonrasında kendisinin ve diğer sanığın katılan ile para karşılığında cinsel ilişkiye girmekten vazgeçtiği, katılanın kendisinden ve diğer sanıktan cinsel ilişkiye girmediği halde para istediği ve katılanın kendisini tehdit ettiği şeklinde ifade vermiş olmasına rağmen mahkemede ise bu durumdan hiç bahsetmediği, katılanın hırsızı kovalamak amacıyla aracına aldıklarını ve ilerleyen samimiyet sonrasında katılan ve …’in rızalarıyla cinsel ilişkiye girdiklerini bahsetmesiyle savunmasında esaslı anlamda çelişkiye düşmüş olması;
Sanık …’ın soruşturma aşamasında müdafi ile vermiş olduğu iki ifadesinde de diğer sanık …’ın soruşturma aşamasındaki beyanlarına uyumlu şeyler anlatmış ise de mahkemedeki beyanında … ve katılanın rızasıyla olan cinsel ilişkide katılanın içine boşalmasından dolayı kendisinin katılan ile cinsel ilişkiye girmekten vazgeçmesinden farklı olarak yanlarında para olmamasından dolayı katılan ile cinsel ilişkiye girmediğini beyan ederek savunmasında esaslı anlamda çelişkili beyanlarda bulunmuş olması karşısında sanıkların temelinde kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik olan sanıkların olay günü katılanı aracına aldıkları ve ormanlık alana gittikleri ismini … olarak bildiği kişi ile katılanın rızasıyla cinsel ilişkiye girdikleri şeklindeki tevilli ikrarlı olan ve inandırıcı olmayan savunmalarına itibar edilmemiş ve sanıkların eylemlerine uyan cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3. Katılanın maruz kaldığı eylemlerde sanıkların aynı araç içinde olmaları, katılanı rızasına aykırı bir şekilde ormanlık alana götürürken sanıkların eylemlerine birbiriyle uyumlu şekilde devam etmiş olmaları, aracı sanık … sürerken diğer sanık …’ın buna karşı çıkmamış olması, sanık …’ın katılana yönelik cinsel saldırı eylemi esnasında diğer sanık …’ın aracın camından “Sıra bende” demiş olması, sanıkların katılana yönelik olan “Bağırma burada seni öldürürüz” şeklindeki sözleri beraber söylemiş olmaları, katılana yönelik suça konu eylemler nedeniyle diğer sanık …’ın bu eylemlere hiç karşı çıkmadığı aksine bu eylemleri desteklediği, sanık …’ın da katılana yönelik cinsel saldırı amacının olması nedenlerinden dolayı sanık … ve sanık …’ın katılana yönelik olan suça konu cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eylemlerin unsurlarını fikir ve eylem birliği içinde birlikte gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

4. Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13.10.2014 ve 45077331-220.02-2014/1391-244 sayılı Adli Hekim Raporunda katılandan alınan ve tespit edilen meninin sanıklara ait olmadığından dolayı sanıkların üzerine atılı olan suçu işlemedikleri düşünülebilir ise de; bu tespitin sanıkların katılana yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmediği yönünde kesin bir delil niteliğine sahip olmaması, sanıkların olay günü tevilli ikrarlı (katılan ile ormanlık alana gittikleri, ismini … olarak bildiği kişinin katılan ile cinsel ilişkiye girdiği) savunmaları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor içeriklerinde belirtildiği üzere katılandaki yaralanmaların ve ruhsal durumu hakkındaki tespitlerin maruz kaldığı cinsel saldırı eylemi ile uyumlu olduğunun anlaşılmış olması, sanıkların birbirleri ve kendi aralarındaki dahi çelişkili olan savunmaların olması ve diğer deliller karşısında bu tespit sanıkların lehine değerlendirilmemiş ve sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.11.2022 tarih ve 2022/1443 Esas, 2022/1577 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.