Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/9738 E. 2023/3359 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9738
KARAR NO : 2023/3359
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/163 E., 2022/195 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/550 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/701 Esas, 2020/599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.02.2022 tarihli ve 2021/14680 Esas, 2022/1693 Karar sayılı kararı ile yetersiz gerekçeyle teşdit uygulaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/163 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, tanık beyanlarına başvurulmadığına, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, zora ilişkin delil bulunmadığına, mağdurenin olay esnasında kendisinde olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemenin yetersiz gerekçe ile alt sınırdan ceza tayin ettiğine, bozma ilamının usule ilişkin olmasına rağmen mahkemenin esasa girerek karar verdiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim uygulamasının hatalı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “…Yapılan muhakemede toplanan delillere, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sanık … ***’ın üniversite öğrencisi olup, uluslararası kiralık konaklama yerlerini gösteren “www.airbnb.com” internet sitesi uygulaması aracılığıyla, *** adresli evinin boş odalarını, gecelik oda ücreti karşılığında kiraya vermek için internet sitesi üzerinden ilan verdiği; Güney Kore uyruklu olan katılanın aktarmalı havayolu seyahati nedeniyle 11/08/2018 tarihinde İstanbul’da bulunduğu, katılanın sanık … ***’ın internetteki kiralık oda ilanını görüp, 11 Ağustos 2018’i 12 Ağustos 2018’e bağlayan geceyi kiralık odada geçirmek üzere 90 TL karşılığında sanık … ***la anlaştığı ve ücretini ödediği; aynı ikametin kiralık diğer odasında Amerikan vatandaşı … … … isimli bir öğrencinin de kaldığı; 11/08/2018 günü akşam saatlerinde katılanın kiralık odasına yerleşmek üzere sanık … ***’la buluştuğu, sanık … ***’ın evin anahtarlarını katılana verip kalacağı kiralık odasını katılana gösterdiği; akabinde konuşma sırasında sanık … ***’ın Taksim’de arkadaşlarıyla eğlenmek için bara gideceğini söylemesi üzerine, katılanın da sanık … ***’la birlikte Taksim’de bulunan … … Bar isimli alkollü gece eğlence kulübüne gittiği; gece kulübünde sanık … ***’ın arkadaşı olan sanık …***’nın da bulunup, o sırada katılanla sanık …’in tanıştığı, katılan ve sanıkların hep birlikte alkol aldıkları, katılanın alkol oranı yüksek kokteyl tarzındaki içkilerden içip, alkolün de etkisiyle sanık … ve başka kadınlarla dans ettiği, katılanın dans ederken sanık …’i ve diğer kadınları dudaklarından öptüğü; katılanın almış olduğu alkol sebebiyle midesinin kötüleşmesi nedeniyle gece kulübünün tuvaletine gittiği, tuvalette kustuğu, katılana elini yüzünü yıkaması ve pantolonunu yukarı çekmesi hususunda tuvalette tanık …***’in yardımcı olduğu; saat 03:00-04:00 sıralarında sanık …’in katılanla birlikte ticari taksiye binerek katılanın kiralamış olduğu odaya geldikleri, bu sırada katılanın alkolünde tesiriyle ayakta duramayacak ve karşı koyamayacak şekilde halsiz ve kendinden geçkin bir durumda olduğu, sanık …’in katılanın elbiselerini yalnızca sutyen kalacak şekilde katılanın üzerinden çıkardığı ve bu sebeple katılanın çıplak vaziyette kaldığı, katılanın sanık …’e nişan yüzüğünü gösterip Kore’de nişanlısı olduğunu ve seks yapmak istemediğini söylediği, sanık …’in bunu dinlemeyip elini ve parmağını katılanın vajinasına soktuğu, sonrasında ise sanık …’in cinsel organını katılana gösterip katılanın üzerine çıktığı, katılanın cinsel organında büyük bir acı hissedip kendisinden geçtiği; katılanın sabahleyin uyandığında yatakta sutyeni dışında çıplak vaziyette olduğunu gördüğü ve bunun üzerine Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine giderek olayla ilgili şikayetçi olduğu; katılanın kolluk görevlilerine kiralık odasını gösterip siyah renkli iç çamaşırını rızasıyla teslim ettiği; olayla ilgili düzenlenen olay yeri inceleme raporunda katılanın kaldığı odadaki yatağın dağınık vaziyette olup boğuşma emaresi bulunmadığının, yatak üzerindeki çarşaf, iki yastık kılıfı, çarşaf üzerindeki birbiriyle dolanmış vücut kıllarının delil olarak muhafaza altına alındığı; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda gece kulübündeki güvenlik kamera kaydı görüntülerinin çözümünün yapıldığı, rapora göre sanıklar ve katılanın gece kulübü içinde birlikte kadeh kaldırdıkları ve dans ettiklerinin görüldüğünün bildirildiği; İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/4904 D. İş sayılı kararıyla genetik moleküler inceleme yapılmasına karar verildiği; katılanın soruşturma aşamasında genel adli muayenesinin kolluk tarafından yaptırılıp, İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12/08/2018 tarih 1682018 sayılı müracaat numarasıyla katılanın posterior forniks ve vajinadan sürüntü örneklerinin katılanın rızasıyla alındığı; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 21/12/2018 tarih 5097 sayılı raporuna göre özetle, olay mahallinden alınan çarşaf, yastık kılıfları, vücut kılları ile katılandan alınan vajina, rektum ve posterior forniks sürüntüleri üzerinde STR DNA ve Y_STR DNA incelemeleri yapıldığı, çarşaf üzerindeki 2, 3, 4 ve 9 nolu lekeler ile siyah renkli külot üzerindeki 1 nolu lekede sperm hücresi görüldüğü, çarşaftaki 9 nolu lekede, gri renkli yastık kılıfı üzerindeki 3 nolu lekede ve kısa kıl örneklerinde sanık … ***’ın DNA profilinin mevcut olduğu, yine çarşaf üzerindeki 2,3,4 ve 5 nolu lekelerde sanık … ***’ın DNA profilinin bulunduğu, keza katılandan alınan siyah renkli külot üzerindeki 4,5 nolu lekelerde ve ayrıca katılanın vajina sürüntü ve posterior forniks sürüntü ekûvyon örneklerinde sanık … ***’ın Y_STR DNA profilinin mevcut olduğunun bildirildiği; Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 29/03/2019 tarih 1457 sayılı raporunda tetkik konusu örnekler üzerinde sanık … ***’ya ait DNA profili tespit edilmediğinin bildirildiği; sanık … *** müdafiinin 14/02/2019 tarihli dilekçesi ekinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınmış olan bilimsel mütalaanın dava dosyasına sunulduğu, bilimsel mütalaada sanık … *** yönünden yapılan Y_STR DNA incelemesinin adli tıbbi kesinlik açısından şüpheli bulunduğunun bildirilmiş olduğu; mahkemece Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulundan 23/09/2019 tarih 3142 sayılı rapor alındığı, söz konusu rapora göre dava dosyasında mevcut Adli Tıp Kurumu raporlarıyla bilimsel mütalaanın incelendiği, sonuç olarak Y_STR DNA profilinin iddia edilen olayla ilişkisi olan Siyabent *** ile uyumlu olduğunun mütalaa edildiğinin bildirilmiş olduğu; İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21/06/2019 tarih 2019/11183 sayılı raporuna göre, katılanın darp ifadesiyle geldiği, boyun sol arka yüzde 1×1 cm ekimoz, sırt bölgesi sol orta hatta 1×2 cm abrazyon ve kızarıklık olduğu, hymenin intakt olmadığı, vajen ve rektumda lasere alan saptanmadığı, vajenden sürüntü örneği alındığı, arızasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi bir müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun bildirildiği; katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlendiği; katılanın olayın oluş şeklini anlatıp daha önceden de nişanlısıyla Kore’de cinsel ilişkide bulunduğunu, sanıklar hakkında şikayetçi olup davaya katılma talebinin olduğunu beyan ettiği; mahkemece dinlenen tanık … ***’in … … … Bar’da çalıştığını ve olay gecesi barın tuvaletinde kusan katılana elini yüzünü yıkaması ve pantolonunun yukarı çekmesi hususunda yardımda bulunduğunu beyan ettiği; sanık …***’ın müdafi huzurunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu 13/08/2018 tarihli ifadesinde katılanı taksiye bindirip eve getirdiğini, katılanın sürekli kusması sebebiyle kıyafetlerini kirliye attığını, yan çevirip alt çamaşırını çıkardığını, kendisinin de kıyafetleriyle birlikte yanında uyuyup iki saat sonra kalktığını, katılanla kesinlikle cinsel ilişkiye girmediklerini beyan ettiği, yine sanık … ***’ın müdafii huzurunda kovuşturma aşamasındaki beyanlarında özetle, katılanın külotunu veya iç çamaşırını çıkarmadığını, katılan uyurken ya da içkiden dolayı kendinden geçmiş bir vaziyetteyken kesinlikle katılanla cinsel ilişkiye girmediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği;
Mahkememizce olayın oluş şekline ilişkin yukarıda anlatımı yapılan kabulüne göre; katılanın, sanık … *** yönünden yaptığı anlatımların Adli Tıp Kurumu Başkanlığı DNA raporlarıyla doğrulanmış olması, olay mahallindeki çarşaf, yastık kılıfı, kıl örnekleri ile katılanın külot, vajina sürüntü ve posterior forniks sürüntü ekûvyon örneklerinde sanık …***’ın DNA ve Y_STR DNA profilinin tespit edilmiş olması, katılanın alkollü olup ayakta duramayacak ve karşı koyamayacak şekilde halsiz ve kendinden geçkin bir vaziyette olması, sanık … ***ın müdafii huzurunda soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında olay gecesi katılanın yanında uzanıp yatarak uyandığını beyan eden tevil yollu kısmi ikrarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanık … ***’ın katılan-mağdureye karşı üzerine atılı vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan, sanığın eylemine uyan suçtan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 Sayılı T.C.K’nun 102/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına; sanığın, müsnet suçu olay sırasında alkollü olması ve alkolün etkisiyle beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan katılan-mağdureye karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 Sayılı T.C.K’nın 102/3-a maddesi gereğince takdiren ½ oranında artırılmasına; sanık hakkında somut olayda yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı TCK’nun 102/3-b-d-e fıkralarının uygulanmasına yer olmadığına; sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, sabıkasız oluşu, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan 5237 Sayılı T.C.K.’nun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun’un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/163 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.