Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4228 E. 2023/2932 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4228
KARAR NO : 2023/2932
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/7 E., 2014/357 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2009 tarihli ve 2009/7330 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması ve hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.

2. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2009/1835 Esas, 2013/734 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına girmesi ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine; çocuğun cinsel istismarı suçundan ise 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.01.2018 tarihli ve 14-2015/90171 sayılı Tebliğname ile bozma görüşlü olarak Daireye gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Aldırılan raporda mağdurenin bakire olduğunun tespit edildiğini, mağdurenin beyanına göre sanığın kendisine daha evvel de tecavüz ettiğini beyan ettiği, ancak şikayet konusu yapmadığı ve arkadaşlığına devam ettiğini, sanığın Jandarmadaki ifadesine avukatsız alınmış olması nedeni ile katılmadığını, sanığın savcılık ifadesinde okuma yazma bilmediğini belirttiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi, Büyükçekmece 1. Asliye ceza Mahkamesenin görevsizlik kararı, sanık savunması, katılan ve mağdure beyanları, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları, Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16/06/2008 tarih ve 2008/2388 sayılı raporu, yakalama ve üst arama tutanağı, hazırlık ifade tutanakları, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22/08/2008 tarih ve 4772 karar sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 16/05/2014 tarih ve 2419 karar sayılı raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdure ile sanığın arkadaş oldukları, sanığın, olay akşamı mağdurenin evinin önüne gelerek, balkonda bulunan mağdureyi aşağı çağırdığı, birlikte yürüyerek Oto Yolun kenarındaki boş bir araziye gittikleri, sanığın burada mağdure istememesine rağmen zorla pantolonunu ve iç çamaşırını çıkardığı, daha sonra cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürterek şehevi duygularını tatmin ettiği ve olay yerinden kaçarak uzaklaştığı,
Sanığın savunmalarında, mağdurenin de isteğiyle aralarında bir yakınlaşma olduğunu, ancak cinsel birleşme olmadığını söylediği, soruşturma aşamasında birlikte olduklarını savunduğu,
Mağdurenin sanığın zorla üstünü başını çıkarıp cinsel ilişkiye de girdiğini iddia ettiği ancak olaydan sonra alınan Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16/06/2008 tarih ve 2008/2388 sayılı raporuna göre, … ******’in yapılan hymen muayenesinde fiili livatanın maddi delillerinin bulunmadığı, vajinal ve perianal bölgeleri ile vücudunda travmatik lezyon saptanmadığının belirtildiği, yine Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22/08/2008 tarih ve 4772 karar sayılı raporunda da mağdurenin bakire olduğunun tespit edildiği gözetildiğinde, sanığın eyleminin vücuda organ sokmaksızın cinsel istismar boyutunda kaldığının kabulünün gerektiği, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 16/05/2014 tarih ve 2419 karar sayılı raporuna göre de; … ******’in mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan depresif bozukluk denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, dolayısıyla ruh sağlığının bozulduğu, sanığın mağduru balkondan çağırması üzerine aşağıya inen mağdure ile sanığın dolaşmaya başladıkları, bu durum gözetildiğinde sanığın mağdureyi zorla kendi egemenlik alanına aldığı ve onun hürriyetini kısıtladığı yönünde delil elde edilemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
KARŞILAŞTIRMA: Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 59. Maddesi ile TCK’nun 103. Maddesinde değişiklik yapılmış, 103/1 maddesinde öngörülen ceza miktarı 8 yıldan 15 yıla kadar olarak değiştirilmiştir. Değişiklikten önce ise 103/1 maddesi uyarınca 3 yıldan 8 yıla kadar ceza öngörülmektedir ancak olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğu adli tıp raporu ile tespit edildiğinden 103/6 maddesi uyarınca cezanın 15 yıldan az olamayacağı gözetildiğinde değişiklikten sonraki TCK’nun 103/ 1 maddesinin sanığın lehine olduğu değerlendirilmiş ve buna göre uygulama yapılmıştır.
Buna göre, sanığın sabit görülen 15 yaşından küçük mağdureye karşı cinsel istismar eylemi nedeniyle cezalandırılmasına, hürriyeti tahdit ettiği iddasıyla TCK 109/2-3-f-5 maddelerinden cezalandırılması istemiyle açılan davada ise; sanığın bu suçu işlediği hususunda cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın müsned suçtan beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

2. Sanık ve müdafiinin mağdurenin yaşına ilişkin herhangi bir itirazlarının bulunmaması ve yapılan yargılamada mağdurenin yaşının ihtilaf konusu yapılmamış olması karşısında, yaşının tespiti için yeniden rapor aldırılması yönünde bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.