Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17596 E. 2023/3450 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17596
KARAR NO : 2023/3450
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/54 E., 2016/194 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, tehdit
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından, sanık …’nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve 2016/54 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararıyla sanık …’ın tehdit suçundan beraatine, sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismar eylemleri değişen suç vasfıyla reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğuna, mahkemenin kesin ve tutarlı olmayan, çelişkili verilere dayanarak beraat kararı verdiğine, sanıklar haklarında eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek verilen düşme kararlarının eksik inceleme ile alındığına, suç vasfının değiştiği yönündeki tespiti kabul etmediklerine, mağdurenin soruşturma aşamasındaki şikayetçi olmadığı yönündeki iradesinin fesada uğradığına, kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre;
Mahkemenin kabulü;
1. Sanıklardan …’ın, internet ortamında tanıştığı ve suç tarihleri itibariyle on yedi yaşında olan mağdure …’ü 09.06.2015 tarihinde … ili Yenipazar ilçesinde hileli davranışlarla kaçırarak Manisa ili … ilçesi … mahallesinde bulunan ve annesi sanık … ile ikamet ettikleri eve getirdiği, sanık …’ın 25.07.2015 tarihine kadar mağdureyi burada alıkoyduğu, ayrıca mağdurenin rızası dışında mağdureyle birden çok cinsel ilişkiye girdiği iddiası ile eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası gereğince; sanık …’nin ise oğlu olan sanık …’ın bu eylemlerine yardım ettiği iddiasıyla eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sanık … aşamalardaki savunmalarında, internet ortamında tanıştığı mağdurenin kendisi ile rızası dâhilinde kaçtığını ve yine rızasıyla kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık …’ın annesi sanık …’de aşamalardaki savunmalarında, mağdurenin rızası ile evlerinde kaldığını, evlerinin kapısının her zaman açık olduğunu, istediği zaman evlerinden ayrılabileceğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdure …, 25.07.2015 tarihinde kollukta avukat huzurunda alınan ifadesinde, sanık … ile kendi rızası ile kaçtığını ve rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ederek sanıklardan şikâyetçi olmadığını belirtmiştir.

3. Sanıkların savunmaları ile mağdurenin olaydan hemen sonra alınan ifadesinin içeriği dikkate alındığında, sanıkların, mağdureyi zorla alıkoyduklarına dair, mağdurun sonradan değişen çelişkili ifadeleri dışında, atılı suçtan cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı belirtilmiştir.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/307 Esas, 20015/8 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “on beş yaşını tamamlamamış” olan çocuklara karşı her türlü cinsel davranış cinsel istismar olarak tanımlanmışken, aynı maddenin (b) bendinde ise; diğer çocuklar ifadesiyle “on beş yaşını bitirmiş olup da on sekiz yaşını tamamlamamış” çocuklar kastedilerek bunlara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışların cinsel istismar suçunu oluşturabileceği kabul edilmiştir. Böylece kanun koyucu bu maddede “on beş yaşını bitirmiş olup da on sekiz yaşını tamamlamamış” olan çocuklara karşı rızalarıyla işlenen cinsel davranışları cinsel istismar suçu kapsamına almamış ve bu kategorideki çocukların rızalarına önem vermişken, “on beş yaşını tamamlamamış” çocuklara karşı yapılan her türlü cinsel davranışı rızaları olsa bile çocukların cinsel istismarı suçu kapsamına almıştır. Bu sebeple, “on beş yaşını bitirmiş olup da on sekiz yaşını tamamlamamış” çocuklara karşı işlenen suçlarda ise, mümeyyiz olmaları halinde rızaları hukuka uygunluk nedeni olabilecektir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.09.2014 gün ve 389-413 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

5. Sanık … hakkında mağdure …’e karşı zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar suçundan ve sanık … hakkında mağdureye karşı yardım etme suretiyle zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de; sanık …’ın eyleminin değişen ve dönüşen suç vasfı itibariyle reşit olmayanla cinsel ilişki ve sanık …’nin eyleminin değişen ve dönüşen suç vasfı itibariyle yardım etme suretiyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu mahkemece kabul edilerek, mağdurenin soruşturma aşamasında şikâyetçi olmadığı ve bu nedenle sanıklar hakkında kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanıklar hakkında bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesi gerektiği, sanık … hakkında mağdureye karşı tehdit suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı bu suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen bu suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı mahkemece kabul edilmiştir.

6. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; sanığın on beş yaşından büyük mağdureyi evlenmek amacıyla rızasıyla kaçırıp Manisa ili … ilçesi … mahallesinde bulunan evine götürerek orada bir müddet birlikte yaşadıkları somut olayda, mağdurenin rızasının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da belirttiği üzere hukuka uygunluk nedeni kabul edildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve 2016/54 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.