YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4848
KARAR NO : 2023/2860
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1037 E., 2022/987 K.
HÜKÜM/KARAR : Şikayetin Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/448 E., 2018/707 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; borçluya ait taşınmazın satıldığını, sıra cetvelinde tüm paranın şikayet olunanın ipotek dosyasına ödendiğini, ipoteğin süreli olduğu için teminat fonksiyonunun kalmadığını, bu nedenle şikayet olunanın geçerli bir haczi veyahut rehin hakkı bulunmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu şirketle yapılan 10.06.2009 tarihli sözleşme kapsamında satışa konu taşınmaz üzerine hammaddeleri ödemeleri karşılığında iki yıl faizsiz 200.000,00 TL bedel üzerinden ipotek konulduğunu, yapılan sözleşmenin aynı şartlarda 09.06.2011 tarihinde iki yıl olarak yenilendiğini, borçlu şirketin sözleşme şartlarını yerine getirememesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İcra takibi başlatıldığını, itiraz ile takibin durduğunu, Bakırköy 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/394 Esas, 2014/229 Karar sayılı dosyasında İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiğini, ipotek hakkının hükümsüz kaldığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak şikayetin reddini istemiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli ve 2016/448 Esas, 2018/707 Karar sayılı kararı ile şikayet olunan şirketin, dava dışı borçlu şirketten ipotek süresince alacaklı olduğu Bakırköy 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/394 Esas sayılı dosyasından ticari defterler üzerinde yapılan inceleme ile sabit olduğundan ipotek takibinin hükümsüz olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2018/3009 Esas, 2020/1925 Karar sayılı kararı ile 10.06.2009 tarihli iki yıllık ipoteğin teminat fonksiyonunu takip tarihi olan 03.07.2013 tarihinde yitirdiği dava dışı borçlu şirket ve davalı alacaklı şirket arasında gerçekleştirilen ipoteğin devam edeceğine dair protokol hükümlerinin tapuda gerçekleştirilmediği için 3. kişiler yönünden geçerliliğinin kabul edilemeyeceği, haciz tarihlerine göre sıra cetveli düzenlenmesi gerektiği, ipoteğin süreli olduğu ve sürenin takip tarihi itibariyle sona erdiği göz önüne alınmaksızın sıra cetveli düzenlenmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Dairemizin 30.03.2022 tarih, 2021/2459 Esas, 2022/1794 Karar sayılı ilamı ile, ipoteğin tapu sicilinden terkin edilebilmesi için belirlenen süre içinde ipotek alacaklısının alacak hakkının doğmamış olması veya alacağın sona ermesi gerektiği, dava konusu ipotek, 10.06.2009 tarihli 2 yıl süreli olarak tesis edilmiş ise de taşınmaz üzerine konulan ipoteğin borç karşılığı olduğu; şikayet olunanın 03.07.2013 tarihinde Silivri 2. İcra Müdürlüğünün 2013/3327 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İcra takibi başlattığı, itiraz ile takibin durduğunu, Bakırköy 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/394 Esas, 2014/229 Karar sayılı dosyasında itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği, İpoteğin süreye bağlanmasının ipotek borçlusu yararına bir vade anlamını taşıdığı, sürenin geçmesiyle ipoteğin kendiliğinden ortadan kalkıp yok sayılmayacağı, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ipotek süresinin sona ermiş olması, ipoteğin sona ermesi ve sicilden terkin edilmesi için yeterli olmadığı, ipoteğin tapu sicilinden terkin edilebilmesi için belirlenen süre içinde ipotek alacaklısının alacak hakkının doğmamış olması veya alacağın sona ermesi gerektiği, ipoteğin süreye bağlanması ipotek borçlusu yararına bir vade anlamı taşıdığı, sürenin geçmesi ile ipoteğin kendiliğinden ortadan kalkarak yok sayılamayacağı, bu sebeple ipoteğin devam ettiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; şikayet olunan lehine tescil edilen ipoteğin 2 yıl ile sınırlı olduğu, dolayısıyla ipoteğin 2 yıl süre boyunca teminat fonksiyonu üstleneceği, aksinin süreli ipoteğin hukuki mahiyetine ve taraf iradelerine açıkça aykırılık teşkil edeceği, ve tarafların süresiz ipotek tesis ettirmek yerine süreli ipotek tesis ettirmelerinde hiçbir anlam ve amaç olmadığı anlamına geleceğini, hem doktrinde hem de Yargıtay’ın vermiş olduğu bir çok kararda süresi dolan ipoteğin teminat fonksiyonunu yitirdiğinin belirtildiğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142. maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.