Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2571 E. 2023/2914 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2571
KARAR NO : 2023/2914
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/103 E., 2021/702 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen temyiz incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaatın 11.03.2008 tarihinde bitirilerek teslimi gerekmesine rağmen müvekkiline ait 5, 6 ve 7 no’lu dairelerin halen teslim edilmediğini, ayrıca binada bir çok eksiklik bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 4.500,00 TL kira bedelinin ve 4.500,00 TL eksik işler bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle de dava değerini artırarak 118.180,00 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmede asansör yapılacağı belirtilmesine rağmen davacının projeyi asansörsüz yaptırdığını, davacının daireleri teslim almadığı iddialarının doğru olmadığını, davacının kendisine ayrılan dairelerin anahtarlarını fiilen teslim alarak bir tanesini önce kiraya verip, sonra da sattığını, geri kalan üçünün aldığı anahtarlarını emlakçılara verdiğini, davanın haksız olduğunu savunarak, reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.01.2012 tarih ve 2011/21 Esas, 2012/16 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 118.180,00 TL’nin 9000 TL’sinin dava tarihinden, 109.180,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Birinci Bozma Kararı
1-Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

2-Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 16.11.2012 tarih ve 2012/4259 Esas, 2012/5750 Karar sayılı ilamı ile “mahkemece fiili teslimin ne zaman yapıldığının açıklığa kavuşturulması, davacıya ait dairelerin balkonlarına alimünyum küpeşte yapılması dışındaki diğer eksik imalatların bina ortak yerlerine ilişkin bulunması nedeniyle eksik iş bedelinin arsa payı oranında nazara alınması, belediye imar işlem dosyası getirtilerek arsa sahibinin asansör imalatının yer almadığı projeyi imzalamak suretiyle onay verip vermediği hususunun da denetlenmesi gerektiği” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B.Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.03.2014 tarih ve 2013/514 Esas, 2014/105 Karar sayılı kararı ile “davacının cezai şart- kiraya yönelik talebinin 91.125,00 TL üzerinden kabulü ile bu miktarın davalıdan tahsiline, eksik iş bedeli konusunda arsa payı gözetilerek 8.500,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan miktarın 9.000,00 TL’si üzerinden dava tarihinden itibaren, bakiye miktar üzerinden ıslah tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine” karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı
1-Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2-Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 16.12.2015 tarih, 2015/1163 Esas, 2015/8182 Karar sayılı ilamı ile “Mahkemece gecikme tazminatı talebi yönünden bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu kapsamda davaya konu 5, 6, 7 no.lu bağımsız bölümlerin arsa sahibine teslim tarihi tam olarak belirlenmemiştir. Bu durumda, tarafların bu konudaki delilleri sorularak ilgili belediyeden su aboneliklerinin ve ilgili kurumlardan elektrik, doğalgaz, telefon aboneliklerinin araştırılarak, abone kayıtlarının getirtilip tümünün birlikte değerlendirilip teslim tarihinin tam olarak saptanması, ayrıca bu bağımsız bölümlere ait tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirilip taşınmazların devredilmesi halinde kira talep edilemeyeceği göz önüne alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D.İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dava konusu 5 , 6 ve 7 numaralı dairelerle ilgili davacıya ait herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı görülmekle; davalı yüklenicinin dosya kapsamına sunmuş olduğu tüm delillerine rağmen teslim tarihini ispat edememiş olduğu da dikkate alındığında, yapılan imalatta eksik ve ayıplar tespit edilmiş olduğundan davaya konu işin dava tarihi itibari ile davacıya teslim edilmemiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan sözleşmede binanın asansörlü yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak binaya asansörün yapılmadığı, her ne kadar bina projesinde asansör mevcut değil ise de bu projede davacının imzasının olmadığı, bu halde sözleşmede bulunduğu halde asansörsüz olan projeye davacının onay verdiğinin kabul edilemeyeceği ve binada asansör yapılmamasının sözleşmeye göre eksiklik olduğu kanaatine varılmış olup; ayrıca davacı tarafından yapılan daire satışlarının 11/01/2011 dava tarihinden sonra yapılmış olduğu da dikkate alındığında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının kira alacağına hak kazanacağı sabit olmuştur. Mahkememizce denetime elverişli olması bakımından 15/03/2021 tarihli 2. ek rapor hükme esas alınmış olup; davacıya ait olan 5,6 ve 7 numaralı taşınmazlar bakımından, davacının 91.125,00 TL kira alacağı ve 8.500,00 TL eksik iş bedeli olmak üzere toplam 99.625,00 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır (Her ne kadar eksik iş bedeli toplamı 8.505,00 TL olarak hesaplanmışsa da; daha önce verilen karar davalı yararına bozulduğundan eksik iş bedeli 8.500,00 TL olarak dikkate alınmıştır).” gerekçesiyle “Davanın kabulü ile; davacıya ait olan 5,6 ve 7 numaralı taşınmazlar için hesaplanan toplam 91.125,00 TL kira alacağı ve 8.500,00 TL eksik iş bedeli olmak üzere toplam 99.625,00 TL’nin dava tarihi olan 11/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacı tarafın davalıdan teslim aldığı bağımsız bölümlerin abone işlemlerini yapması veya bu işlemlerin sonrasında bu bağımsız bölümleri kendi uhdesinde kalarak boş bırakmasının tamamen kendi tasarrufu olduğunu, davalı yüklenicinin davacı tarafın tüm dairelerini taahhüt ettiği teslim süresinde davacı tarafa teslim ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi bedeli ile geç teslim nedeniyle oluşan gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri, 1086 sayılı HUMK’un 427 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.