YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12081
KARAR NO : 2023/3654
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/826 E., 2015/1678 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/826 Esas, 2015/1678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdurenin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamından sanığın kendisine karşı olay günü minibüste arkasına sürtündükten sonra eliyle kalçasını avuçladığına ve kendisinin duruma tepki göstermesi üzerine sanığın eylemine son verdiğine, buna göre sanığın sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken beraatine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2015 tarih ve 2015/31721 Esas nolu iddianamesiyle mahkeme nezdinde sanık … hakkında “Olay günü olan 15.06.2015 tarihinde katılan mağdure Büşra’nın plakası belirlenemeyen İstanbul ili Kadıköy-Küçükbakkalköy arasında çalışan bir minibüse bindiği, minibüsün dolu olmasından yararlanan ve yolcu olarak bulunan şüpheli Turgay’ın katılan mağdurenin arkasında iken mağdureye sürtündükten sonra eliyle kalça kısmını avuçladığı” iddiasıyla cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açıldığı,
2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda da; “Olay dolmuş içinde meydana gelmiş olup, dolmuş yolcularının birbirine ister istemez temas etmeleri zorunlu olacak şekilde sıkışık durumdadır. Sanığın savunduğu gibi, sırtının müştekiye dönük olduğu da anlaşılmaktadır. Olay, dolmuş durağında yolcuların inmekte olduğu sırada meydana gelmiş olup, müştekinin, kalçasının sıkılmasıyla dönüp baktığında sanıkla göz göze geldiğini beyan etmekte ise de sanık müştekinin kendisine vurmasıyla döndüğünü ifade etmekte olup, müşteki de sanığa vurduğunu kabul etmektedir. Sanık dolmuşun sıkışık olduğunu, 5-6 kişinin inmekte olduğunu ve minibüstekilerden ya da inenlerden birisinin bu eylemi yapmış olabileceğini savunmakta olup, sanığın sırtının da müştekiye dönük oluşu dikkate alındığında müştekinin eylemi sanık tarafından yapıldığı konusunda yanılmış olması, bu eylemin diğer yolcular tarafından yapılmış olması da mümkündür. Suçun sanık tarafından işlendiği konusunda bu bakımdan şüphe bulunmakta olup, şüphe nedenlerini giderecek başka bir somut delil yoktur” şeklindeki Dairemizce de usul ve kanuna, dosya kapsamına uygun bulunan gerekçesine binaen sanığın atılı suçtan delil yetersizliğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdurenin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/826 Esas, 2015/1678 Karar sayılı kararında katılan mağdure tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdurenin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.