Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15395 E. 2023/4360 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15395
KARAR NO : 2023/4360
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/337 E., 2016/96 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2015 tarihli ve 2015/3493 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.

2. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2015/337 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdure Süheyda Büşra’ya karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin soyut beyanları haricinde somut ve yeterli herhangi bir delil bulunmadığına, bu nedenle sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Katılan …’nın 20.05.2015 tarihinde evine gitmek için bindiği minibüsün şoförü olan sanık ile tanıştığı ve birbirlerine telefon numaralarını verdikleri, aralarında duygusal yakınlaşmanın başladığı, 21.05.2015 günü sabah sanığın minibüsünde tekrardan buluştukları, sanığın minibüsü Kavaklı civarında sakin bir yere çektiği, burada sohbet etmeye başladıkları, aralarında ki yakınlık artınca sanık ile katılanın öpüşmeye başladıkları, olay tarihi olan 23.05.2015 günü sanık ile olay tarihi itibariyle 15 yaşını yeni ikmal eden katılanın öğlen saatlerinde tekrardan buluştukları, sanığın minibüsüyle Gürpınar sahiline gittikleri, birlikte alkol almaya başladıkları, alkolün ve aralarındaki duygusal arkadaşlığın etkisiyle sanık ile katılanın karşılıklı rıza dahilinde cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır.
Katılan mağdure ile sanığa ait sosyal medya mesajlaşma dökümleri incelendiğinde olay tarihinden önce sanık ile katılanın müstehcen konuşmalarının olduğu, katılanın sanığa yarı çıplak olan fotoğraflarını gönderdiği, olay gününde birlikte alkol alacaklarını bir gün önceden kararlaştırdıkları, katılanın olay tarihinden sonra da sanıkla whats up üzerinden duygusal ve cinsel anlamda konuşmaya devam ettiği, cinsel suçun mağduru olan bir şahsın olaydan sonra sanıkla hem duygusal hem de cinsel anlamda konuşmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, katılanın olay anında sanıkla ana yola yakın bir yerde olduklarını belirtmesine rağmen çevreden yardım istemediği, olaydan sonra katılana yönelik düzenlenen adli raporda katılanın anal yoldan vücuda organ vesaire cisim sokulmasını içeren nitelikte eyleme maruz kaldığının ancak katılanın vücudunda herhangi bir cebir ve darp izine rastlanılmadığının belirtildiği dikkate alınarak, olay günü sanık ile 15 yaşını daha yeni ikmal eden katılan arasında cinsel birlikteliğin sabit olduğu, ancak bu birlikteliğin katılanın rızası hilafına gerçekleştiğine ilişkin katılan beyanından başka dosyada delil bulunmadığı, bu kapsamda ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereğince sanığın işlediği sabit bulunan katılan mağdure Süheyda Büşra’ya karşı reşit olmayan ile cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına ancak sanığın suçu 15 yaşını henüz yeni ikmal etmiş mağdureye karşı işlenmiş olması, suçun işlenmesi sırasında sanığın mağdure ile birlikte alkol aldıktan sonra suçu işlemiş olması hususları dikkate alındığında temel cezada asgari hadden uzaklaşılarak teşdit uygulanmasına karar verilerek buna göre hüküm kurulmuştur.” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılarak sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (1) numaralı bölümde yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan Mahkeme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2015/337 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.