Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9892 E. 2023/1823 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9892
KARAR NO : 2023/1823
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/153 E., 2021/243 K.
HÜKÜM/KARAR : Reddine

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, davalı … ve … vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince karar düzeltme taleplerinin kabulüne, hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı …’nın maddi hata talepli dilekçesi değerlendirilerek yargıtay ilamı düzeltilmiştir.

Mahkemece, karar düzeltme kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;
Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 Esas sayılı takip dosyasına konu hacizlerin karar tarihinden önce 12.12.2011 tarihinde kaldırılmış olması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 Esas sayılı takip dosyası yönünden davanın konusunun kalmadığı, davaya dayanak Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3560 Esas sayılı takip dosyası yönünden ise sübut bulan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş.

Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı … tarafından davalı … aleyhine başlatılan Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 Esas sayılı takip dosyası yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına,

Davacının davasının davalı … tarafından davalı … aleyhine başlatılan Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3560 Esas sayılı takip dosyası yönünden kabulü ile bu takip dosyası üzerinden davalı …’ya ait taşınır ve taşınmaz malvarlığı konulan hacizlerin kaldırılmasına, bu şekilde yapılan tasarrufun iptaline, karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu …’nın aleyhine açılan tazminat davası sonucu hükmedilen tazminatın tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla tanzim tarihi ve tanzim yeri bulunmayan 17.1.2011 vade tarihli 186.000,00 TL bedelli senetle davalı …’a, 7.2.2011 vadeli 75.000,00 TL bedelli senetle davalı …’e borçlandığını, davalı … ve …’un anılan senetleri 2011/3859 ve 2011/3560 sayılı dosyalarla takibe koyduklarını, borçlunun aracı ve taşınmazları üzerine haciz koydurduklarını anılan senetlerin ve bu senetlere dayalı olarak yapılan icra takiplerinin muvazaalı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı borçlu … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazlar ile araç üzerinde ilk sırada davacıların ihtiyati tedbiri bulunduğundan anılan davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığını, anılan malların satışını istedikleri takdirde borca yeterli olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesimde, müvekkillerinin davalı borçlunun oğlundan ticari ve şahsi ilişkileri nedeniyle alacaklı olduklarını,anılan senetlerin davalı … tarafından oğlunun borcu nedeniyle verildiğini,tanzim tarihininin tediye kısmına yazıldığını, borçlu Mersin’de avukat olduğu için takibin Adana’da yapıldığını, hacizlerin kaldırılması için başvurduklarını kaldırıldığı takdirde davanın konusuz kalacağını, davacının iptal davası yerine sıra cetveline itiraz davası açması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.12.2011 tarihli ve 2011/636 E.,2013/740 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlar, davalı … ve … tarafından temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair verilen ek karar davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin (Kapatılan) 03.05.2018 tarihli, 2014/12390 Esas ve 2016/5352 Karar sayılı ilamı ile; “Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan ek kararın onanmasına karar verilmiştir.

Davalılar … ve … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.

Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 12.03.2019 gün, 2017/4556 E-2019/2811 K sayılı ilamı ile “…Dosyanın yeniden incelenmesi sonunda;

1-Davalıların temyiz harcını yatırmamaları nedeni ile temyiz istemleri 22.04.2014 tarihli EK karar ile red edilmiş ise de, nisbi temyiz harcının mecburi dava arkadaşı olan borçlu … tarafından süresinde yatırılmış olduğu anlaşıldığından, dairemizin 03.05.2016 tarihli onama kararın maddi yanılgıya dayalı olduğu sabit olup onama kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

2-Yapılan temyiz incelemesi sonunda,
a.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

b.Davacı vekili, borçlu …’dan alacaklı olduklarını ve borçluya ait taşınmazların olduğunu ancak, davalı … ve … Ziya Eraydın’ın muvazaalı takipler ile bu taşınmazlar üzerine müvekkillerinin alacağından önce gelmek üzere hacizler konulduğunu belirterek muvazaalı takiplerin iptalini istemiş, talep mahkemece kabul edilmiştir.

Davalı … tarafından davalı … aleyhine Adana 11.İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 sayılı takip dosyasından dava konusu hacizlerin karardan önce 12.12.2011 tarihinde kaldırıldığı anlaşıldığından bu takip dosyası ile ilgili davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile dairemizin 03.05.2016 tarihli ilamının kaldırılmasına, (2) (a) bent gereğince davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 (b) bent gereğince davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 19.12.2013 tarihli kararının bu davalı ile ilgili takip dosyası yönünden bozulmasına” karar verilmiştir.

Söz konusu karar aleyhine davalı … vekili tarafından “maddi hata” talepli dilekçe verilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 18.11.2020 gün, 2019/5311 E, 2020/7255 K sayılı ilamı ile “….Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda mahkemenin 2011/636 Esas 2013/740 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, 19.12.2013 tarihli ilk karar davalılar Necati, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiş, … ve …’in temyiz istemleri harç eksikliğinden red edilmiş, dairemizin 03.05.2016 tarih 2014/12390 Esas 2016/5352 Karar sayılı ilamı ile ek karar onanmış, ancak davalı … temyizi değerlendirilmemiş, davalılar … ve …’in karar düzeltme talebi üzerine dairemizin 2017/4556 Esas-2019/2811 Karar sayılı ilamı ile anılan davalıların Karar düzeltme talepleri kabul edilerek işin esasına girilmiş, davalı …’un temyiz itirazlarının reddine, davalı …’in temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.

Buna göre, davalı … vekilinin, mahkemenin ilk kararına yönelik olarak yaptıkları temyiz itirazlarının incelenmediği anlaşıldığından, anılan davalının maddi hata istemi kabul edilerek, yeniden yapılan incelemede, Dairemizin 12.03.2019 tarih 2017/4556 Esas 2019/2811 Karar sayılı karar düzeltme kararının 1. bendindeki “… tarafından süresinde yatırılmış olduğu” cümlesinden sonra gelmek üzere “davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmediği anlaşıldığından” cümlesinin eklenmesine, 2a bendindeki “davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm” cümlesinden sonra gelmek üzere “davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer “cümlesinin eklenmesine, hükmün sonuç bölümdeki “… ve … vekilinin karar düzeltme taleplerinin “cümlesinden sonra gelmek üzere “davalı … vekilinin temyiz itirazlarının “ibarelerinin eklenmesine yine 2a bentle ilgili olarak “davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının” ibaresinin eklenmesine 2b. bendindeki “…” ibaresinden sonra gelmek üzere yine “davalı … vekilinin” ibaresinin yazılmak sureti ile düzeltilmesine ” karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda;
Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 Esas sayılı takip dosyasına konu hacizlerin karar tarihinden önce 12.12.2011 tarihinde kaldırılmış olması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 Esas sayılı takip dosyası yönünden davanın konusunun kalmadığı, davaya dayanak Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3560 Esas sayılı takip dosyası yönünden ise sübut bulan davanın kabulüne,

1. Davacının davasının kısmen kabulü ile; Davalı … tarafından davalı … aleyhine başlatılan Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3859 Esas sayılı takip dosyası yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına,

2. Davacının davasının davalı … tarafından davalı … aleyhine başlatılan Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3560 Esas sayılı takip dosyası yönünden kabulü ile bu takip dosyası üzerinden davalı …’ya ait taşınır ve taşınmaz malvarlığı konulan hacizlerin kaldırılmasına, bu şekilde yapılan tasarrufun iptaline, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, mahkemenin takdir yetkisini neye ve kime göre hangi kriterler doğrultusunda kullanmış olduğunun anlaşılamadığını; bu durumun Anayasa’nın 10 uncu maddesinde düzenlenen kanun önündeki eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu, mahkemenin takdir hakkını kullanarak davalılardan biri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden -şartlar aynı olmasına rağmen- davanın kabulüne karar vermiş olmasına rağmen davacı taraf yönünden vekalet ücretinin tamamının tüm davalılardan alınmasına; yani sanki davalılardan tümü yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne karar verilmemiş gibi hüküm kurmuş olduğundan kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin vekil ile temsil edilmesine rağmen, lehine ücreti vekalete hükmedilmediğini, hükmün 4.,5.,6. ve 7. maddelerinde; davaya ilişkin giderlerin ve davacı vekalet ücretinin; “davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” denildiğini, müvekkili … yönünden bir ayrıma gidilmediğini, bu ayrımın yapılmamış olmasının ve tavzih taleplerinin kabul edilmemesi nedenleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davanın açılmasına davalıların sebep verdiğinin de anlaşılmış olmasına göre haklılık durumuna göre vekalet ücreti hükmedilmemesinde aykırılık bulunmamasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … vekilinin ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılar … ve …’e yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.