Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/2855 E. 2023/4414 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2855
KARAR NO : 2023/4414
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/166 E., 2014/191 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit, güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanunu) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli, 2013/166 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü ve son fıkraları ile 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına; aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasını (e) bendi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2017 tarihli Tebliğnamesinde suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümler yönünden “onama”, tehdit suçu yönünden uzlaştırma hükümlerinin değerlendirilmesi gerekçesiyle “bozma” yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, cinsel birliktelik yaşanmadığına, zaten suça sürüklenen çocuğun suç tarihlerinde Alanya’da çalıştığına, gönderilen mesajların cinsel ilişki yaşandığını göstermediğine, iddia edilen cinsel saldırıdan sonra da mağdurenin suça sürüklenen çocuk ile yaşamaya devam ettiğine, çalıştığı Alanya ilçesine gittiğine, burada birlikte kaldıkları iki hafta boyunca cinsel birliktelik yaşanmamasının da savunmayı doğruladığına, mağdurenin aile ve sosyal baskı nedeniyle suç uydurduğuna, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusunda yanıldığına, olay tarihinde on beş yaşından büyük olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tehdit suçu işleme kastı olmadığına, katılan …’in de kendisine tehdit mesajları gönderdiğine, bu mesajların araştırılmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği
Güveni kötüye kullanma suçundan dolayı verilen beraat kararının eksik inceleme ile verildiğine, istismar suçundan verilen cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin, takdiri indirim nedenleri uygulanmasının hatalı olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Mahkemece, suça sürüklenen çocuk … ile katılan mağdure …’in facebook sosyal paylaşım sitesinde arkadaş oldukları, bir süre bu arkadaşlıklarının devam ettiği, suça sürüklenen çocuk …’ın 2012 yılı Haziran ayında katılan mağdure …’i ailesiyle tanıştırmak amacıyla İslahiye ilçesinde bulunan evlerine çağırması üzerine evine gelen katılan mağdureye “Bana ait olmanı istiyorum” dediği, katılan mağdurenin kabul etmemesi üzerine katılan mağdureye tokat atarak kapıyı kilitlediği, katılan mağdureyle vajinal yoldan organ sokmak suretiyle zorla cinsel ilişki yaşadığı, katılan mağdurenin korkması nedeniyle olayı kimseye anlatmadığı, bu süreç sonrasında katılan mağdure … ile suça sürüklenen çocuk …’ın görüşmeye devam ettikleri, katılan mağdure …’in İslahiye İlçesinden kendi rızasıyla 04.02.2013 tarihinde suça sürüklenen çocuğun Antalya ilinde bulunan ikametgahına gittiği, bu dönem içerisinde aralarında herhangi bir cinsel yakınlık yaşanmadığı, suça sürüklenen çocuğun 13.05.2013 ve 01.05.2013 tarihlerinde katılan mağdurenin babası katılan …’e cep telefonundan gönderdiği mesajlarda “Anam avradım olsun, s.ksinler, yaşatmam seni, lan,” “O kızı nasıl gezdirecen çarşıda, …o kızı ben namusum gözüyle gördüysem…” şeklinde değişik tarihlerde tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiği maddi vakıalar olarak kabul edilmiştir.

2. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdure … tarafından muhafaza etmek üzere kendisine verilen altınları katılan mağdureye vermemesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmış ise de, katılan mağdure …’in suça sürüklenen çocuk …’ın yanında kaldığı dönemde suça sürüklenen çocukta bıraktığı eşyaların daha sonra katılan mağdureye teslim edildiği, bu eşyaların içeriğinin tam olarak ne olduğunun tespit edilemediği katılanlar ile suça sürüklenen çocuk arasında bu eşyalarının niteliği konusunda farklı beyanlar olduğu anlaşılmakla güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Güveni Kötüye Kullanma ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden 14.10.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu, güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararı yönünden 2.09.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede güveni kötüye kullanma suçundan onama, tehdit suçundan farklı gerekçe ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
1. Sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını on yedi olarak söylediğini savunması ile tüm dosya içeriği nazara alındığında olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekirken, eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi,

2. Olayın intikal şekli ve zamanı, iddia, savunmalar ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın istismar eylemini cebir ve tehditle gerçekleştirdiğine dair mağdurenin soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Güveni Kötüye Kullanma ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli, 2013/166Esas, 2014/191 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli, 2013/166 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.