YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6293
KARAR NO : 2023/4824
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/481 E., 2023/372 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/481 Esas, 2023/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; İstinaf Mahkemesinin kararının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğuna, tanık anlatımlarıyla katılan anne ve mağdurenin anlatımlarının birbirinden farklı olduğuna,sanığın cezalandırılması için somut ve yeterli delil bulunmadığına, sanığın suçlamaları inkar ettiğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; Alt sınırdan ceza verilmesi ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti taktir edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece mahkemesince ” dosya kapsamında yer alan taraf beyanları, tanık beyanları ile dosya bir bütün olarak ele alındığında, suç tarihinde sanık …’un elinde poşetlerle mağdur …’in evinin önünde arkadaşlarla birlikte oyun oynadığı sırada yanına geldiği, sanığın mağdura hitaben poşetlere yardım eder misin dediği, bunun üzerine mağdur … sanığın karşıdaki binanın içine girdikleri, bu arada sanığın mağdura sen altına işemişsin dediği, mağduru binanın bodrum katına indirdiği, burada mağdurun önce üstündeki taytını, daha sonra iç çamaşırını indirdiği ve cinsel organının mağdurun arka tarafına sürterek cinsel istismarda bulunduğı, mağdurun çocuk izlem merkezinde alınan beyanı, hemen sonra olayı anlattığı annesi müşteki …’nin beyanları, olay yerinde bulunan mağdurenin arkadaşı olan tanık …’in alınan beyanı, olay yerini gören kamera kayıtları, CD izleme tutanağı, adli tıp kurumu raporu, uzmanlık raporları, sanığın beyanı, adli görüşmeci tanık …’ın beyanı ile tanık …’in beyanı ve sanığı teşhisi, öncesinde aralarında husumet ya da iftira atmalarını gerektirecek neden bulunmayan katılanların sanığa, kendi bireysel ve sosyal yaşamlarını zora sokacak, mağdur çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek şekilde suç isnadında bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı oluşu, katılanların olayı öğrenir öğrenmez zaman geçirmeksizin sanık hakkında şikayetçi olmaları ile toplanan diğer deliller neticesinde sanığın 12 yaşından küçük mağdur …’e karşı cinsel istismar suçunu işlediği mahkememizce kabul edilerek sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanığın 12 yaşından küçük mağdura yönelik cinsel istismar eylemi nedeniyle TCK’nın 103/1-3.cümle maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının ağırlığı, sanığın amaç ve saiki ile sanığın kişiliği gözönüne alınarak sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, olayın oluşu, suçun niteliği, sanığın geçmişi, sanığın suç işlemeye eğilimli ve mahkeme sürecine yansıyan kişiliğinden edinilen olumsuz izlenim ve dosya kapsamına göre sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş
” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, sanığa ve mağdureye ait nüfus kayıtları, sanık savunmaları, tanık anlatımları, katılan mağdure beyanları, polis tutanakları, adli raporlar ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/481 Esas, 2023/372 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.