Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7305 E. 2023/4174 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7305
KARAR NO : 2023/4174
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/14 E., 2015/162 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/14 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “…İş bu deliller karşısında 18/02/1987 doğumlu olup, suç tarihinde suç tarihi olan 2013 yılı içerisinde 18 yaşını ikmal etmiş olduğu tesbit olunan Katılan … ***’in sanık ile 18 yaşını ikmal etmiş olduğu yaş döneminde rızası ile cinsel ilişkiye girdiği, bu ilişkide tam duhul olduğu, böylece sanık ile katılanın arasında bir cinsel irtibatın bulunduğu hususu kuşkusuz bir şekilde sabit olmuş ise de, katılanın kovuşturma evresindeki beyanlarında belirttiği şekilde sanığın kendisine birşeyler içirdiği yönündeki anlatımının inandırıcı bulunmadığından itibar olunur olmadığı, zira katılanın cinsel ilişkiye rızası ile girdiğini her aşamada belirttiği gibi, soruşturma evresinde sıcağı sıcağına alınan beyanlarında cinsel ilişki öncesinde sanığın kendisine birşeyler içirdiğinden bahsetmediği, dolayısıyla mahkememizce sanığın katılan ile cinsel ilişkiye onun rızası ile girdiği hususunda tereddütsüz bir vicdani kanaatin oluştuğu, kovuşturma evresinde Adli Tıp Kurumu 6 ncı İhtisas Dairesinden ve bu rapora itiraz olunması üzerine Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan her iki raporda da katılanın mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğunun belirtildiği, dolayısıyla sanığın cinsel ilişkiye girdiği tarihte katılanın 18 yaşını ikmal etmiş olması, sanığın katılan ile rızası ile cinsel ilişkiye girmiş olması, katılanın mağduru olduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını anlayabilmesi ve kendisine karşı gerçekleştirilen fiillere karşı ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına karşın rızası ile karşı çıkmamış olması karşısında sanığın ne alıkoyma eyleminin ve ne de cinsel ilişkiye girme eyleminin suç teşkil etmeyeceği, sanığın üzerine atılı her iki suçun da yasal unsurlarının oluşmadığı hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuş,” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemece gerçekleştirilen yargılama neticesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yargılama sırasında kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususu Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/14 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenen 3.000 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2023 tarihinde karar verildi.