YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/813
KARAR NO : 2012/7678
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğine göre, sanığın gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde yönetimindeki yolcu minibüsü ile Çilem Caddesini takiben Birlik Caddesi istikametine seyri sırasında, kontrollü Çamlıca hemzemin geçidine hız azaltmaksızın gelip, kendi yol bölümüne hitap eden bariyerin kapalı ve bekleyen araçların olduğunu görmesi üzerine kapalı bariyerin açılmasını beklemeyip, hız kesmeksizin seyrine devamla karşıdan gelen araçların yol bölümüne tersten giriş yapıp, “DUR” işaret levhası ile uyarıldığı halde durmayarak tren yolunu geçtiği sırada, aracının sağ arka kısmına, Enveriye- Körfez seferini yapan makinist … sevk ve idaresindeki 13007 sefer sayılı yük treninin ön kısmıyla yandan çarpması sonucu minibüs yolcularından …’ın ağır (4) derece kemik kırığı oluşacak, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları olayda, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre:
1- Tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda iki kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanık ile atılı suçu daha ağır şart ve sonuçlarıyla işleyenler arasında hak ve nesafet ölçüleri gözetilerek bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde üst sınırdan hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemi bilinçli taksirle işlemediği kabul edildiği ve sanık müdafii hükmün verildiği 02.12.2008 tarihli oturumda mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanık lehine olan hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği halde, 5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesi uyarınca, sanığa hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilmemesi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı
CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.