YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1956
KARAR NO : 2023/3901
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/265 Esas, 2022/26 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “ÖZDE” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı …’un bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ÖZDE HATNAR+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere kötüniyetle davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı’na itiraz edildiğini, itirazın kısmen reddedilmesi üzerine YİDK’na yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını, oysa müvekkili markası ile esas unsuru “ÖZDE” ibaresinden oluşan davalı başvurusunun tüm mallar yönünden iltibasa neden olabilecek derecede benzediklerini ileri sürerek 2012-M-2976 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı …, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin, 04.04.2013 tarih, 2012/259 E., 2013/69 K. sayılı kararı ile davalıya ait 2010/51610 sayılı başvurunun, kare içeresinde büyükçe yan yana iki nar resmi ile karenin üst bölümünde çerçevenin sağından soluna kadar uzanacak ve vurguyu tamamen üzerine çekecek biçimde “HATNAR” kelimesi ve bu kelimenin ilk iki harfi üzerine konuşlandırılmış şekilde, sadece dikkatli bakıldığında ayırt edilebilen, “Özde” kelimesinden oluştuğu, “Hatnar” ibaresinin dilimizde doğrudan bir anlamının bulunmadığı, nar meyvesi ile tanınan “Hatay” ilinin ilk hecesi olan “Hat” ve “Nar” sözcüklerinin birleşiminden müteşekkil yaygın kullanımı olmayan bir ibare olduğu, başvurudaki konumu itibariyle de, ön planda, ayırt ediciliği mevcut asıl unsur niteliğinde bulunduğu, arka plandaki iki büyük nar resiminin de vurguyu “Hatnar” ibaresine sevkettiği, şu halde başvuruda “Özde” ibaresi gerek konumlanış biçimi, gerekse işitsel, görsel ve kavramsal açıdan genel izlenime hakimiyeti ve etkisi olmayan tali (ikincil) planda kaldığı, dolayısıyla davacının “ÖZDE” ibareli markası ile davalının “Özde HATNAR+nar şekli” ibareli markası arasında işitsel, görsel, kavramsal ve genel izlenim olarak bir bütün halinde idari, ticari, ekonomik bir bağlantı kurulması ihtimali dahil, karıştırması ihtimali bulunacak bir benzerlikten söz edilemeyeceği, çekişmeli mallar ve taraf işaretleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası hükmü anlamında bir tescil engeli ve karıştırma ihtimali olmadığı gibi, davalının kötüniyetini ortaya koyacak bir kanıt ve veri de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 07.04.2014 tarih, 2013/17819 E., 2014/6820K. sayılı kararı ile “..Davacı adına tescilli marka “ÖZDE” ibaresinden oluşmakta olup aynı ibare davalı başvurusuna konu işaretin esas unsurlarından biridir. Davalının markaları benzer kabul eden Markalar Dairesi Başkanlığının kararına karşı dosyaya yansıyan bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemenin işaretler arasında 556 sayılı KHK’nın 8’inci maddesi anlamında bir benzerliğin ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Bu durumda markaların kapsadığı ürünler bakımından benzerliğin ve iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı uyuşmazlığın özel bilgiyi gerektirdiği de nazara alınarak konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektiği “gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir .
2. Mahkemenin 04.11.2014 tarih, 2014/393 E., 2014/225 K. sayılı kararı ile bozma ilamına direnilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Dairemizin 05.01.2017 tarih, 2016/14956 E., 2017/63 K. sayılı kararı ile bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.04.2021 tarih, 2017/ 11-64 E., 2021/405K. Sayılı kararı ile “..davalı tarafından 06.08.2010 tarihinde “ÖZDE HATNAR+şekil” ibaresinin marka olarak tescili istemiyle Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunulduğu, tescil kapsamında 30 uncu sınıftaki emtiaların yer aldığı, başvurunun ilan edilmesi üzerine davacı tarafından “tereyağlar, margarinler, yenilebilir sıvı ve katı yağlar, her türlü un irmik, makarna, kepek” emtialarında tescilli “ÖZDE” ibareli markası dayanak gösterilerek itirazda bulunulduğu, itirazın Markalar Dairesince kısmen kabul edilerek başvuru kapsamında yer alan “her türlü un, irmikler, nişastalar” emtialarının başvurudan çıkarılmasına karar verildiği, davacının başvurudan çıkarılmayan emtialara yönelik yeniden inceleme isteminin de YİDK tarafından reddedildiği, Davalı başvurusu, yaprakların arasında kırmızı renkte yan yana duran iki nar görselinin üst tarafında “HATNAR” ibaresi ile bu ibarenin üst tarafında sola yaklaşık olarak daha küçük yazılmış “ÖZDE” ibaresinden oluşan karma bir marka niteliğindedir. Davacı markası ise büyük harfle yazılmış ve “Z” harfinin yazılışı farklılaştırılmış “ÖZDE” ibaresinden oluşmaktadır. Davalı başvuru ile davacı markasının asıl unsurunu “ÖZDE” ibaresi oluşturmaktadır. Bu itibarla davalı başvurusu ile davacı markasının görsel olarak karşılaştırıldığında ve ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alındığında benzer oldukları, Tescil için başvurusu yapılan marka ile tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka arasında ortalama tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinden bahsedebilmek için işaretler “aynı veya benzer” olmasının yanında mal ve hizmetin de aynı veya benzer olması gerekmektedir. Davacının “ÖZDE” ibareli markası 29 ve 30 uncu sınıfa dahil “tereyağlar, margarinler, yenilebilir sıvı ve katı yağlar, her türlü un irmik, makarna, kepek” emtiasında tescillidir. Davalı başvurusunun mal kapsamında, itirazın kısmen kabulüyle çıkarılan ve örtüşen mallar dışında kalan 30 uncu sınıfa dahil “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez” emtiasının bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla kısmi ret sonrası örtüşen mallar çıkartıldığından başvuru kapsamında hala davacı markasının tescilli olduğu emtialar ile benzer mallar bulunmaktadır. Bununla birlikte 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında markalara ait mal ve hizmet listelerinde yer alan mal ve hizmetlerin “aynı veya benzer” olup olmadığının değerlendirmesinde, hammadde-mamul ilişkisi, pazarlama koşulları, amaçları, satış sonrası servis ve onarım süreçlerinde ortaya çıkan müşteri çevresindeki ayniyet, birinin diğeri yerine ikame edilebilmesi gibi birçok husus nazara alınmalıdır. O hâlde markaların kapsadığı mallar yönünden benzerliğin bulunup bulunmadığı hususunun uzman bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek bu konuda bilirkişi raporu alınmalı ve işaretlerin benzerliği de nazara alınarak davalı başvurusu ile davacı markası arasında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Hemen belirtilmesi gerekir ki davacının başvuruya itirazı üzerine başvurudan çıkarılan mallara yönelik Markalar Dairesi Başkanlığının kararına karşı davalının sessiz kalması markaların benzer olduğunun davalı tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Özel Dairenin bu yöne ilişkin gerekçesi doğru bulunmamıştır. O hâlde direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerektiği..” gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, YİDK’nın 2012-M-2976 sayılı kararının 30 uncu sınıf: “Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. ” emtialar yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ile dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.