Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/14716 E. 2023/5988 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14716
KARAR NO : 2023/5988
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, TürkiyeCumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi ret

Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönündenTürkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği

temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE

A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıklara yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir.

B. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;

1. Temyiz davasında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ileri sürülen hususlar ile 5271 sayılı CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda;

Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beratine dair İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz isteminin, yasa yoluna başvurma hakkı olmadığından 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca REDDİNE,

2. Temyiz davasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden ileri sürülen hususlar ile 5271 sayılı CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda;

Suçtan zarar gören/şikayetçi konumunda olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilince 27.08.2019 tarihli … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine hitaben yazılmış olan dilekçenin kararı temyiz etme iradesi taşıdığı anlaşılmakla, kovuşturma aşamasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar görmüş bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına usulüne uygun davetiye çıkarılmayarak ve davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı CMK’nın 260/1 maddesi uyarınca davaya katılmaya ve hükmü temyiz etmeye hakkı bulunan suçtan zarar gören/şikayetçi konumunda olan Türkiye Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanlığı vekilinin dilekçesinden davaya katılma iradesinin de bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmek suretiyle inceleme yapılarak;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıklara yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekili ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir.

II. KARAR

A. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilinin Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1749 Esas, 2018/2453 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1749 Esas, 2018/2453 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,