YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11654
KARAR NO : 2023/3936
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/108 E., 2022/281 K.
Taraflar arasındaki ilama aykırılık şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile icra emrinde istenilen faiz alacak kalemlerinden; Emine Hatun Ayten yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmınım iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.700,00 TL faizin 11.496.56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 143.100,00 TL faizin 42.286,25 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 100.813,75 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 73.500,00 TL faizin 23.092,53 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 50.407,47 TL olarak düzeltilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde; davalı alacaklılar tarafından başlatılan Ör. 4-5 ilamsız takipte, takibe dayanak ilamda ayıplı ve eksik imalat nedenine dayalı tazminata hükmedildiğini, takip talebinde yasal faiz oranının uygulanması talep edilmesine rağmen işlemiş faiz tutarının bu oranın (ve hatta ticari faiz oranının) çok üzerinde uygulanarak fahiş hesaplandığını, bunun ilama ve taleple bağlılık kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklılar cevap dilekçesinde; takibe dayanak ilamda ticari faize hükmedildiğini, takip talebinde işleyecek faiz oranı olarak yasal faiz talep edildiğini, takip tarihine kadar uygulanan faiz oranının ticari faiz olup, uygulanan oran ve miktarın ilama uygun olduğunu, takip talebinde ve icra emrinde ticari faiz hakkını saklı tutmadıklarından şikayetçi borçlu tarafından sunulan emsalin somut olaya uygun olmadığını, takip Uyap sistemi üzerinden başlatıldığından sistemin cevaz verdiği şekilde faiz oranına ilişkin kısmın doldurulduğunu, kaldı ki talep edilen faiz oran ve miktarının ilama aykırı olduğu kanaati halinde de icra emrinin iptaline değil düzeltilmesine karar verileceğini savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak teşkil eden … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/869 E. – 2022/120 K. sayılı ilamında alacak kalemleri yönünden ticari faiz istenmesine karar verildiği, takip talebinde ya da icra emrinde yıllık kanuni faiz yazmasının ticari faiz yerine yıllık kanuni faizin tercih edildiği anlamına gelmeyeceği, nitekim hesaplama yapılırken yıllık kanuni faizden daha fazla hesap çıkartıldığı, takip talebine ve icra emrine yıllık kanuni faiz yazılmasının maddi hata olarak kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda hesap uzmanı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda ”… alacaklı tarafın icra emrinde asıl alacak kalemlerine ilamda hüküm altına alındığı üzere ticari faiz üzerinden faiz istediği yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde, ek tabloda belirtildiği üzere, tüm asıl alacak kalemlerine dava tarihinden takip tarihine kadar işlemesi gereken ticari faiz miktarı icra emrinde talep edilen faiz miktarlarından yüksek olduğu için faiz kalemlerinde düzeltilecek miktarın bulunmadığı…” hususunun belirtildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; takibe konu ilamda alacak kalemleri için ticari faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davalı alacaklılar tarafından takip talebi ve icra emrinde yasal faiz talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu oran üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ticari faiz yerine yasal faiz talep edilmesinin maddi hata olarak değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi raporunun yasal faiz esas alınarak sonuca gidilen kısmın karara esas alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/869 E. 2022/120 K. sayılı ilamında, davalı alacaklılar lehine hükmedilen eksik – ayıplı iş bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verildiği, davalı alacaklıların takip talebinde ve icra emrinde asıl alacak kalemlerine, dava tarihinden itibaren işlemiş yıllık adi kanuni faiz talep ettikleri, ilamda, faiz ve faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceği, her ne kadar takibe konu ilamda hükmedilen alacakların ticari faizi ile tahsili hüküm altına alınmış ise de; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda ve sair literatürde “ticari faiz” adı altında bir faiz türü bulunmadığı, kaldı ki, davalı alacaklılar tarafından takip talebinde asıl alacak kalemlerine ilişkin işlemiş faiz oranı olarak adi kanuni faiz oranının talep edildiği, faiz hesabının bu talebe uygun olması gerektiği, mahkemece aldırılan denetime elverişli raporun bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya ilişkin kısmının hükme esas alınarak icra emrinde yer alan işlemiş faiz kalemlerinin düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile icra emrinde istenilen faiz alacak kalemlerinden; Emine Hatun Ayten yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmınım iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.700,00 TL faizin 11.496.56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 36.750,00 TL faizin 11.546,56 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 25.203,44 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 143.100,00 TL faizin 42.286,25 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 100.813,75 TL olarak düzeltilmesine, … yönünden talep edilen 73.500,00 TL faizin 23.092,53 TL kısmının iptali ile faiz alacağının 50.407,47 TL olarak düzeltilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve davalı alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi’nce tüm şikayet nedenlerinin kabul edilerek icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesine rağmen kısmen kabul şeklindeki hüküm tesisi ile davalı alacaklılar lehine vekalet ücretine, kendisi aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı alacaklılar temyiz dilekçesinde; takibe dayanak ilamda her bir alacaklı lehine ayrı ayrı hükmedilen tazminat miktarlarının, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile şikayetçi borçludan tahsiline karar verildiğini, takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak ilama uygun ticari faiz uygulamak suretiyle takip başlattığını, takip sonrası işleyecek faiz oranı olarak yasal faiz talep ettiğini, bu talebin takip tarihi ve icra emrinde açıkça yer aldığını, takip öncesi için yasal faiz talebinin bulunduğu yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, takip talebinde ve icra emrinde ticari faiz hakkını saklı tutmadıklarından şikayetçi borçlu tarafından sunulan emsalin somut olaya uygun olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu, takip talebi UYAP sistemi üzerinden doldurulduğunu, takibe konu ilam doğrultusunda hükmedilen dava tarihinden itibaren işlemiş olan ticari faiz için ayrı bir seçenek buton bulunmadığını, bu sebeple faiz oranlarının açıkça belirtilemediğini, işlemiş faiz kaleminin yasaya ve ilama uygun şekilde hesaplanarak takip talebine eklendiğini, ilamda faizlerin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak yazıldığını, basit bir hesaplama sonucu talep edilen faiz oranının ticari faize denk geldiğinin anlaşılabileceğini, kaldı ki takip talebine hem takibe konu ilamın hem de faiz hesabına ilişkin hesaplama ayrıntılarının eklendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilama aykırılık şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu^nun 16. Maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, taraflar yönünden usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu ve davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.