YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14496
KARAR NO : 2023/13198
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/457 E., 2022/84 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/213 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.10.2021 tarihli ve 2019/4091 Esas, 2021/24551 Karar sayılı kararı ile:
“Dosyanın tefrik edildiği Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/271 esas, 2015/70 karar sayılı dava dosyasında, sanık A. T. hakkında maktul H. M.’yi kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmiş ise aslının denetime olanak verecek şekilde dosyanın içine konulması, derdest olduğu taktirde ise dava dosyaları birleştirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi” Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/457 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
A. Eylemin kasten öldürmeye yardım etme suçunu oluşturduğuna,
B. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, maktul H. M.’yi öldüren temyiz kapsamı dışı sanık A. T.’ye silah temin etmek suretiyle kasten öldürme suçuna yardım ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanların ifadeleri, sanık … ve temyiz kapsamı dışı sanık A. T.’nin savunmaları, tanıklar M. A., Y. Y., Z. Y., E. G., M. S., İ. G., B. E., Ü. O. G., F. K. , O. D. ve P. T.’nin beyanları, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli, 2014/271 Esas ve 2015/70 Karar sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamından, sanık …’nın maktul ile arasında her hangi bir ihtilaf bulunmaması, temyiz kapsamı dışı sanık A. T. ile maktul arasında geçen tartışmalara dahil olmaması, temyiz kapsamı dışı sanık A. T. ile sanık … arasında olay anı ve öncesinde maktulü öldürmek gibi bir fikir ve eylem birliğinin tespit edilemediği, sanıkların olay yerine gelmeden önce tabancayı hazır etmemelerinin de olay öncesinde öldürme niyetlerinin olmadığına ilişkin kabulü doğruladığı, tartışma sırasında temyiz kapsamı dışı sanık A.T.’nin bir anda alkolün etkisi ile oluşan kasıt altında öldürme eylemini gerçekleştirdiği, bu nedenle sanık …’nın kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatını kazanmasına yeterli olmayacağı ancak sanık …’nın, maktulü silah ile tehdit etme iradesini bildiği halde bizzat silahı saklı bulunduğu yerden alıp getirdiği düşünüldüğünde, sanığın sübut bulan eyleminin silah ile birden fazla kişiyle tehdit etmek suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek, bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eylemin Niteliği Yönünden
Sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece, “Sanık …’nın maktul ile arasında her hangi bir ihtilaf bulunmaması, temyiz kapsamı dışı sanık A. T. ile maktul arasında geçen tartışmalara dahil olmaması, temyiz kapsamı dışı sanık A. T. ile sanık … arasında olay anı ve öncesinde maktulü öldürmek gibi bir fikir ve eylem birliğinin tespit edilemediği, sanıkların olay yerine gelmeden önce tabancayı hazır etmemelerinin de olay öncesinde öldürme niyetlerinin olmadığına ilişkin kabulü doğruladığı, tartışma sırasında temyiz kapsamı dışı sanık A. T.’nin bir anda alkolün etkisi ile oluşan kasıt altında öldürme eylemini gerçekleştirdiği, bu nedenle sanık …’nın kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatını kazanmasına yeterli olmayacağı ancak sanık …’nın, maktulü silah ile tehdit etme iradesini bildiği halde bizzat silahı saklı bulunduğu yerden alıp getirdiği düşünüldüğünde, sanığın sübut bulan eyleminin silah ile birden fazla kişiyle tehdit etmek suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” kabul edilerek, bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/457 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.