YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2729
KARAR NO : 2023/13323
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/241 E., 2016/371 K.
SUÇLAR : Tehdit, Hakaret, Yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Bozma
A.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.10.2019 tarihli ve 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürüle gelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi halinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır. Bu bağlamda mağdurun, mahkemesinde 17.05.2012 tarihli duruşma da sanık …’dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73. maddesi hükmü de nazara alınarak katılan sıfatı bulunmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmeye hakkı olmadığından, reddinin gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde belirlenmiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Araç Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2015 tarihli ve 2015/231 Esas Nolu iddianamesiyle; sanık … hakkında;
1. …’e yönelik hakaret ve tehdit suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi,
2. Ercan’a yönelik hakaret ve yaralama suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
B. Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında;
1. Katılan …’a yönelik hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
2. Katılan …’a yönelik yaralamaya teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
3. Katılan …’e yönelik tehdit suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
4. Katılan …’e yönelik tehdit suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nın Temyiz Sebepleri
1. Hükümleri temyiz etme iradesi,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. …’nın …’e hitaben ”ne bakıyorsun orospu musun, sana diyorum seni asarım keserim” dediği, ertesi gün …’in amcası olan …’ın, …’nın dükkanına gittiği ve …’e laf atıp atmadığını sorduğu, …’nın …’a “dün akşamki kız mı yanında dostu vardı sinkafcısı vardı” dediği, karşılıklı hakaret ettikleri, … ve …’ın birbirlerinin yakasından tutarak itişmeye başladıkları bu esnada …’nın yere düştüğü, …’nın elinde balta ile …’nın üzerine doğru koştuğu ancak …’ın olay yerinde bulunanlar tarafından engellendiği anlaşılmıştır.
2. Görgü tanıkları K.S., Ş.T., S.H., M.S.’nin katılanları destekleyen nitelikte beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık ile katılan … arasında geçen olaya ait görüntülerin çözümlendiği 23.04.2015 tarihli kamera inceleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında …’a Yönelik Hakaret ve Yaralama Suçlarından Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı ve Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Araç Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/108 Esas 2014/24 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılanların beyanları, tanıkların katılanları desteklen ifadeleri, kamera tespit tutanağı ve Olay ve Olgular bölümünde gösterilen deliller karşısında, sanık tarafından eylemlerin Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiği sabit olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında …’e Yönelik Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesinde;
1. Hükümden sonra 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince sanığa atılı tehdit suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, hakaret ve tehdit suçlarından taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre işlem yapılmasında zorunluluk bulunması,
2. Uzlaşma sağlanamadığı halde, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ”hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması sebepleri yönünden hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Vesaire Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Ön inceleme bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle mağdur sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında …’ya Yönelik Hakaret ve Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragraflında açıklanan nedenle Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında …’e Yönelik Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.