YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17335
KARAR NO : 2023/7199
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/230 E., 2016/668 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, karar verilmesine yer olmadığı kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yaralama suçundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın aynı zamanda annesi olan mağduru darp ettikten sonra kapıyı üzerine kilitlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun alınan doktor raporunda, boyunda ve çenede darbeye bağlı kızarıklığın olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurun sanığın annesi olduğu, olay günü taraflar evde bulundukları sırada aralarında tartışma yaşandığı, sanığın mağdura tokat atıp elleriyle boğazını sıktıktan sonra evin kapısını kilitleyerek olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın annesi olan mağdura karşı gerçekleştirdiği darp eyleminin mağdurun direncini kırmaya yönelik olarak gerçekleştirmediği ve bu nedenle bağımsız suç olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alınarak, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.