YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11008
KARAR NO : 2023/1773
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği belirlenmiştir.
Katılan mağdurenin istinaf kanun yolu aşamasında sunmuş olduğu 09.09.2020 tarihli dilekçesinde sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, mağdureye istemi üzerine barodan tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği belirlenmiştir.
Sanık … müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/378 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararı ile sanık …’nın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ayrıca suça sürüklenen çocuk …’nın da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2021/123 Esas, 2021/1001 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetınden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık …’nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü 53. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile suça sürüklenen çocuk …’nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyız İstemi
Sanığın mağdureye yönelik olarak atılı nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına; atılı suçları kabul anlamına gelmemekle birlikte reşit yaştaki mağdure ile sanık arasındaki dava konusu olayların mağdurenin rızasıyla gercekleştiğine, sanığın hile, tehdit ya da cebir kullanarak mağdureye karşı herhangi bir suç işlemediğine, buna göre unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçlardan sanığın beraatıine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında atılı suçlardan takdiri indirim maddesi uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk …’nın Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz dilekçesinde temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır.
D. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili olarak, sanık ve suça sürüklenen çocuğun üst hadden takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın; “Olay tarihi olan 07.06.2019 tarihinde, mağdur … ***’ın, sınıf arkadaşı ve komşusu olan SSÇ … *** tarafından arandığı ve SSÇ’ nin mağdurla bir şeyler konuşacağını beyan ederek mağduru köyün içerisine çağırdığı ve mağdurun SSÇ …’nın kendisini çağırdığı yere gittiği, SSÇ …’nın bir süre mağduru konuşarak oyaladığı, daha sonra olay tarihinden önce mağdurla görüşmek isteyen ve mağduru … ancak mağdurun görüşmeyi reddettiği sanık …’nın koşarak yanlarına geldiği ve sanık … ile SSÇ …’nın zorla mağdurun kollarından tutarak, mağduru köyün dışına sürükledikleri, mağdurun cep telefonunu elinden aldıkları, mağdurun bu esnada bağırarak sesini duyurmaya çalıştığı ancak; duyuramadığı, sanıkların mağduru bir süre yürüyerek köyün uzağına götürmelerinden sonra, sanık …’nın , SSÇ …’yı köye geri gönderdiği ve sanık …’nın yanlarından ayrıldığı, sanık …’nın mağduru sürüklemeye devam ederek ormanlık alanlara götürdüğü, bir ara mağdurun sanık …’nın elinden kaçtığı ancak sanığın mağduru geri yakalayarak mağdura tokat attığı, mağdura yönelik ‘Bir daha elimden kaçmaya çalışırsan sana burada tecavüz ederim, bu işin geri dönüşü yok kaçmak istesen de artık kaçamazsın’ dediği, mağdurun korkusundan sanığın söylediklerini yaptığı, hava kararana dek yürümeye devam ettikleri, hava karardıktan sonra sanık …’nın mağduru ahşap bir eve kapattığı, telefonla birileriyle konuştuğu ve mağdurun yanına gelerek ‘Şimdi buraya iki kişi gelecek sakın onlara bir şey belli etme, kendi rızan ile kaçmış gibi görün, sesini çıkarma’ dediği, bir süre sonra binanın dışına sanık …’nın yanına yüzleri kapalı iki kişinin geldiği, sanık …’nın mağduru yanına çağırdığı ve kolundan tutarak yürütmeye başladığı, yanlarına gelen iki şahsın önlerinden giderek sanık ve mağdura yol gösterdikleri, bir süre sonra sanık …’nın bu iki kişiyi yanlarına çağırdığı ve mağduru kolundan tutarak götürmeye başladıkları, daha sonra bu iki şahsın mağdur ve sanığın yanlarından ayrıldığı, sanık … ile mağdurun bir süre sonra bir köye geldiği, bir kapıyı çaldığı ve sanığın içeriden çıkan … isimli şahsa mağdurun kendisi ile rızayla kaçtığını evleneceklerini söylediği, mağdur tehdit altında olduğundan kimseye bir şey diyemediği, bu evde bir gece kaldıkları, ertesi gün gündüz saatlerinde başka bir eve gittikleri, evde yalnızca sanık … ve mağdurun bulunduğu, sanık …’nın mağdura ‘ benimle cinsel ilişkiye girersen seni annene götüreceğim’ dediği, mağdurun ilişkiye girmek istemediği, yine de sanığın mağdurun külodunu zorla dizine kadar indirdiği ve mağdur ile mağdurun rızası hilafına vajinal yoldan bir kez olmak üzere ilişkiye girdiği, sanık …’nın mağduru kaçırdığı andan itibaren yanında sürekli bir tabanca bulundurduğu;
Sanık …’nın soruşturma aşamasında 10.06.2019 tarihinde kollukta ve Cumhuriyet Savcısı huzurundaki beyanlarında müştekiyi kolundan tutarak ve sürükleyerek kaçırdıklarına ve müşteki ile cinsel ilişkiye girdiğine ilişkin beyanları, üzerinde silah bulunduğuna ilişkin kabulü ,sanık …’nın müştekiye yönelik ‘Bir daha elimden kaçmaya çalışırsan sana burada tecavüz ederim’ şeklindeki tehditi, müştekinin kaçmaya çalışması üzerine tokat atması, müştekinin aşamalardaki tutarlı beyanları, müştekinin beyanlarını doğrulayan 09.06.2019 tarihli fiziki muayene raporu, müşteki’nin vajinasından alınan sürüntü örneğindeki DNA ile olay yerinden alınıp incelenen eşyalardaki karışık DNA profilinin uyumlu çıktığı ve belirtilen örneklerden elde edilen karışık DNA profilinin sanık …’ya ait DNA profilini içerdiğinin tespit edildiği, böylece sanığın üzerine atılı cebir tehdit veya hile kullanarak cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını işlediği,
SSÇ … aşamalarda üzerine atılı suçu inkar etmişse de, sanık …’nın soruşturma aşamasında 10.06.2019 tarihinde kollukta ve Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadelerinde, SSÇ ile birlikte zorla mağdur …’in kollarından tutarak köyün dışına sürüklediklerine ilişkin beyanda bulunduğu, mağdurun du aşamalardaki beyanlarında SSÇ’nin kendisini telefonla çağırarak oyaladığını ve daha sonra sanık ile birlikte kendisini sürükleyerek kaçırdıklarını ifade ettiği birlikte değerlendirildiğinde SSÇ’ nin sanık … ile iştirak halinde üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık …’nın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile suça sürüklenen çocuk …’nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yukarıdaki “I.HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (1) numaralı bölümde yazılı olduğu şekilde cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hatalı hesaplanan hapis cezası sürelerinin duruşma açılarak bu hükümler kaldırılıp hataların giderilmesi suretiyle yeni hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk …’nın Temyiz Talebinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Katılan mağdurenin istinaf kanun yolu aşamasında sunduğu 09.09.2020 tarihli dilekçesinde sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, mağdureye istemi üzerine barodan atanan tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mevcut katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk … ile katılan mağdure vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Sanık Müdafii İle Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2021/123 Esas, 2021/1001 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.