YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5313
KARAR NO : 2023/9411
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 Esas, 2022/245 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.12.2014 tarihli ve 2014/67169 Soruşturma, 2014/41412 Esas, 2014/22848 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/520 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
3.Katılan Hazine vekilinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/5802 Esas, 2021/445 sayılı Kararı ile tefecilik suçunun sübuta erdiği nazara alınmadan sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/245 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 11.04.2022 havale tarihli dilekçesi ile; sanığın savunması alınmadan Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmediği, sanığın tefecilik suçunu işlediğine ilişkin kolluk araştırması yapılmadığı ve suç tarihi itibarıyla davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.09.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/245 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.