YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9613
KARAR NO : 2023/2633
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 22.08.2018 gün ve 2017/290 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/2653 Esas, 2018/3014 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/2653 Esas, 2018/3014 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, şikayetçi … ile şikayetçi Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2019/6229 Esas, 2020/1564 Karar sayılı kararı ile “Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2018 gün ve 2017/290 Esas, 2018/95 Karar sayılı hükümle ilgili olarak müşteki … tarafından da 02.07.2018 havale tarihli dilekçeyle istinaf yoluna başvurulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince bu taleple ilgili herhangi bir karar verilmemesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.10.2020 gün ve 2020/543 Esas, 2020/1537 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2018 gün ve 2017/290 Esas, 2018/95 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.10.2020 gün ve 2020/543 Esas, 2020/1537 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan … ve şikayetçi Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2021 tarihli ve 2021/22564 Esas, 2021/9080 Karar sayılı kararı ile sair redli olarak “Mağdurenin soruşturma evresindeki ilk beyanında suça sürüklenen çocukla 2017 yılı Mart ayında cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesinin ardından verdiği ek ifadesinde 2016 yılı Haziran ayında ilişkinin gerçekleştiğini söyleyip, duruşmada ise farklı olarak 2016 yılı yaz tatilinde ilişkinin yaşandığını bildirmesi, suça sürüklenen çocuğun duruşmada 2017 yılı Nisan ayında ilişkiye girdiğini beyan etmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğun 08.08.2016 günü on beş yaşını bitiren mağdureyle bu tarihten önceki dönemde cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle bu tarihten sonra gerçekleştiği kabul edilen cinsel ilişki eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 104/1, 43/1. maddelerinde düzenlenip, şikayet üzerine takip edilen zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin duruşmada şikayetçi olmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 gün ve 2022/14 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri; sanığın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delillerle kanıtlandığından sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, hakkında düşme hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında “Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde 15 yaşını ikmal etmeyen mağdure ile mağdurenin evinde, tehdit ve cebir kullanmaksızın, zincirleme şekilde cinsel ilişkiye girdiği,” iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak;
2. Bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda Mahkemece;
“Mağdurenin soruşturma evresindeki ilk beyanında suça sürüklenen çocukla 2017 yılı Mart ayında cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesinin ardından verdiği ek ifadesinde 2016 yılı Haziran ayında ilişkinin gerçekleştiğini söyleyip, duruşmada ise 2016 yılı yaz tatilinde ilişkinin yaşandığını bildirmesi, suça sürüklenen çocuğun duruşmada 2017 yılı Nisan ayında ilişkiye girdiğini beyan etmesi, tüm dosya içeriği nazara alındığında SSÇ’nin 08.08.2016 günü on beş yaşını bitiren mağdureyle bu tarihten önceki dönemde cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu haliyle SSÇ’nin eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 104/1, 43/1. Maddesi kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna temas ettiği, mağdurenin 15 yaşını ikmal ettiği Yargıtay bozması öncesi 1. celse beyanlarında şikayetçi olmadığını beyan etmesi, yenilik doğuran bir hak olan şikayetten, vazgeçemeden vazgeçmenin mümkün olmaması, bozmadan sonraki celsede mağdur şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de, daha önceden şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle şikayetinin hukuki bir sonuç doğurmayacağı anlaşılmıştır.” şeklindeki gerekçesine binaen şikayetten vazgeçme nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 gün ve 2022/14 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.