Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/3698 E. 2023/7473 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3698
KARAR NO : 2023/7473
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/140 E., 2022/165 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, incelenmeksizin iade

Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddenin on ikinci fıkrası gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2009 tarihli iddianamesi ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2.İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli kararı ile, sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3.İlgili kararın sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile, eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyularak; İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın, yaşı küçük katılanı rızası ile kaçırarak, çeşitli yerlerde iki gün alıkoyduktan sonra yakalanmaları ve bu süre zarfında rızaları dahilinde cinsel ilişkiye girdikleri iddiasına ilişkindir.
2.Mağdura ait 08.09.2009 tarihli raporda, katılanda eski yırtık tarifi ile bakire olmadığı belirtilmiştir.
3.Dörtyol Devlet Hastanesinin 25.06.2010 ve 14.04.2011 tarihli yazılarında, 05.12.1995 tarihinde katılana ait kaydın olmadığı bildirilmiştir.
4.Katılanın nüfus kayıt örneğine göre, 22.12.1995 tarihinde tescil edilmiştir.
5.Dörtyol Devlet Hastanesi’nin 03.04.2012 tarihli heyet raporunda, 02.04.2012 tarihi itibariyle 18 yaş ve üzeri ile uyumlu olduğu bildirilmiştir. Aynı hastanenin 10.12.2012 tarihli heyet raporunda da, 10.12.2012 tarihi itibariyle katılanın 18 yaş ile uyumlu olduğu ifade edilmiştir.
6.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 30.10.2013 tarihli raporunda, Dörtyol Devlet Hastanesi’nin yukarıda zikredilen raporları, katılanın öğrenim durumu, mernis doğum tutanağı ve nüfus kayıt örneğinin birlikte incelenmesi ve katılanın muayenesi sonucunda olay tarihi itibariyle mağdurenin 13 yaşını bitirmiş olup 14 yaşı içerisinde olduğu belirtilmiştir.
7.Sanık Cumhuriyet Başsavcılığındaki 07.09.2009 tarihli savunmasında ve sorgusunda, aynı mahallede oturdukları katılanla rızaen kaçıp birlikte olduklarını söyledikten sonra, “… Duyduğum kadarıyla kendisi 15 yaşını doldurmuş fakat nüfusta 14 gözükmektedir.” demiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hüküm yönünden
Ön inceleme kısmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca yapılan itirazın ise, itiraz merciince değerlendirilmesi ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hüküm yönünden temyiz talebinin incelenmeksizin mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
1.Katılan çocuk, kayden 05.12.1995 doğumlu olup, suç tarihinde 14 yaşını doldurmamıştır.
2.Katılan ifadelerinde, iki yıldır tanıdığı ve erkek arkadaşı olan sanık ile rızaen kaçtığını, evlenme vaadinde bulunduğunu beyan etmiştir.
3.Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, katılanın istikrarlı anlatımları, adli tıp raporu, sanığın 07.09.2009 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadede, katılanın nüfusta 14 yaşında göründüğünden haberdar olduğuna dair ikrarı, katılan ve sanığın aynı mahallede oturmaları nedeniyle uzun süredir birbirlerini tanımaları karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmaması ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararları ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, onbeş yaşını tamamlamamış olan katılanın kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterilen rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddenin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması nedeniyle mahkemece kurulan hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddenin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.