YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10482
KARAR NO : 2023/3782
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/5675 E., 2020/1539 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı 17.06.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu’nun 12.04.2019 tarih, 2019/792 sayılı kararı ile İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulan eşinden gelen mektup değerlendirme kararı vererek mağduriyetine sebebiyet verildiğini, cezaevi kurulu kararına Karşıyaka İnfaz Hakimliği’ne itiraz ettiğini, itirazının kabul edildiğini, cezaevinin itirazı üzerine Karşıyaka 1.Ağır ceza Mahkemesi’nin 07.05.2019 tarih, 2019/1616 D.İş sayılı kararı ile cezaevinin itirazının reddedilerek kesinleştirildiğini, buna rağmen mektubun tarafına verilmeyerek ayrıca mağdur edildiğini, Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ve kesinleştirme şerhinin 10.05.2019 tarihinde tarafına tebliğ edildiği halde mektubun verilmediğini, 13.05.2019 tarihinde mektubu cezaevinden dilekçe ile istemek zorunda kaldığını, mektubun ancak 17.05.2019 tarihinde tarafına verilerek, geciktirilerek mağduriyetine karar verildiğini, bu nedenle 2.000,00 TL maddi, 998.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 15.10.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Maddi ve manevi tazminat istemenin haksız ve yersiz olup, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/494 Esas, 2019/571 Karar sayılı kararı ile ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2019/5675 Esas, 2020/1539 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacının temyiz isteminin esastan reddini talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi;
Kendisine gelen mektubun haksız ve hukuksuz olarak kendisine verilmediğini, hakkını nerede ve nasıl arayacağını bilmediğini, bu konuda açık ve net bilgi verilmesi gerektiğini, adli yardım talebinin kabul edilerek hakkında hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı, 5271 sayılı kanun 141 ve devamı maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat istemiyle iş bu davayı açmışsa da, 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin 1 inci bendinde hangi hallerde tazminat istenebileceği tek tek sayıldığını, davacının tazminat talebinin cezaevi idaresinin “haksız” tutumuna dayandırdığını, bu itibarla; somut davanın 5271 sayılı Kanunun 141 maddesinde sayılı nedenlerden her hangi birine istinaden açılmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat istemine ilişkin 5271 sayılı Kanun 141 inci maddesinde suç soruşturması ve kovuşturması sırasında gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği belirtilerek tazminat istenebilecek hallerin tahdidi şekilde sıralandığı, davacının hükümlü iken nakil sırasında kendine gelen mektubun verilmemesinin tazminat davası kapsamında olmadığı, davacının söz konusu işlemlerden doğan zararına yönelik olarak tazminat istemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunulabileceği göz önünde bulundurulduğunda, mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hukuka uygun olduğu tespit edilmekle, davacının temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendine göre, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispî avukatlık ücreti ödeneceği ancak ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikkate alınarak davalı lehine 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı hazine lehine 1.056,00 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/5675 Esas, 2020/1539 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.