Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/9714 E. 2023/3717 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9714
KARAR NO : 2023/3717
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/91 E., 2016/3 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/91 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;
Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nün 18.05.2012 tarihli ilk raporu ile 04.08.2015 tarihli ikinci raporları arasında farklılıkların tespit edildiği, ilk rapor ve bu rapora ilişkin fotoğraflar ile ikinci rapor ve bu rapora ilişkin çekilmiş fotoğraflar incelendiğinde ilk rapordan farklı olarak söz konusu binanın izinsiz olarak duvarlarının yükseltildiği, yenilenmiş saçaklarının olduğu ve bazı yerlerine cam tuğlanın yapıldığının tespit edildiği, yine mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre de söz konusu binanın kentsel ve III. Derecede Arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının ve 2863 sayılı yasaya aykırı hareket edildiğinin tespit edildiği, tüm bu deliller karşısında sanığın Datça Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/78 iddianame numaralı iddianamesi uyarınca cezalandırılması gerekirken CMK.’nın 223/2-b maddesine göre beraat kararı verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Yapılan fiziki müdahalelerin sanığın eşi öldükten sonra kendisi tarafından yapıldığına,

3.Suçun unsurlarının oluştuğuna,

4.Eksik inceleme ile karar verildiğine,

5.Diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü; “Yapılan yargılama, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları, tapu kaydı, kroki, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporları, nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
04.08.2014 tarihinde Datça Mahallesi 203 ada, 84 (eski 5) sayılı parsellerde sanık … tarafından izinsiz uygulama yaptığı iddiası ile dava açılan olayda;

03.11.2015 tarihinde yapılan keşif sonucu inşaat bilirkişisi raporunda özetle; suça konu yapıyla ilgili ilk tespit tarihinde olduğu gibi imalatların bitirildiği, halihazırda kullanıldığını, bu yapıyla ilgili olarak resmi kurum ve kuruluşlardan gerekli izinler alınmadığı ve gerekli projelendirmelerin yapılmadığı, yapıya yapılan müdahalelerde 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği kanaati bildirildiği görülmüştür.

Taşınmazın bulunduğu yerde taşınmaza fiziki müdahale yapıldığından beri oturan ve inşaatı yapan tanıklar dinlenildiğinde tanıkların yapılan fiziki müdahalelerin tapunun sanığın eşinin üzerinde olduğu zamanda yapıldığını, sanığın eşi öldükten sonra herhangi bir fiziki müdahalede bulunmadığını belirtmişlerdir.

Sanık savunmasında eşinden aldığından beri herhangi bir fiziki müdahalede bulunmadığını beyan etmiştir.

Yapılan keşif, bilirkişi raporları, tanıklar ve sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yapılan fiziki müdahalerin sanık tarafından yapılmadığı, bu müdahaleler zamanında tapu kaydının eşine ait olduğu, tüm tanıklarca da yapılan müdahalelerin sanığın eşi hayattayken yapıldığının doğrulandığı bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlemediği dosyadaki mevcut delil durumu ile sabit olduğu anlaşıldığından Ceza Muhakemeleri Kanunun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması sebebiyle beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”

B.Sanık savunmasında:”Ben yazılı savunmamı mahkemenize sunmuştum (05.11.2015 tarihli iki sayfadan oluşan yazılı savunma). Buradaki söylediklerimi tekrar ederim. Suça konu olarak söylenen cam tuğla ben burayı edinmeden önce yapılmıştı. Ben kesinlikle böyle bir eklenti yapmadım. Fakat burası bir aykırılık teşkil ederse de bunları değiştirebilirim. Binanın yükseltisi ise benim tarafımdan yapılmadı. Eskiden beri bütün çevresinde bu parapet vardır. Kesinlikle yükseltme gibi bir kasıt söz konusu değildir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

C. Tanık … beyanında: “Ben inşaat işleri ile uğraşmaktayım. … Hanım’ın Datça’da olduğu sürece onun bütün işleri ile ben ilgileniyordum. Mevcut yapı üzerinde bulunan çatıdaki paraket duvarlar, saçakların uzatılması, kesinlikle … Hanım’ın mülkiyeti zamanında gerçekleşmiştir. Yaklaşık 2011-2012 yıllarına denk gelmektedir. Bu uygulama kendisinin yapmış olduğu ve benimde yardım ettiğim arsa satışından sonra gerçekleşmiştir. … buraya herhangi bir müdahalede bulunmadı. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Herhangi bir ücret talebim yoktur dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

D. Tanık … beyanında: “Ben yapılan inşaat faaliyetlerinin rahmetli … hanım zamanında yapıldığını biliyorum. Doğma büyüme Datça’da aynı ikamette bulunmaktayım. Bu söz konusu yapı da bizim yan tarafımızdadır. … hanım vefat ettikten sonra Sezer bey kesinlikle hiçbir faaliyette bulunmamıştır. Zaten kendisi yaşlı olduğu için ve sık sık kış aylarında İstanbul’a gittiği için böyle bir faaliyette bulunmadığını biliyorum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Herhangi bir ücret talebim yoktur dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

E. Mahkemece suç mahallinde 03.11.2015 tarihinde keşif yapılmış akabinde fen ve inşaat bilirkişiler tarafından rapor tanzim edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Muğla Kültür varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 04.08.2014 tarihli raporu ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazda kurul izni almadan uygulamalar yapıldığının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;

Sanığın dava konusu yeri 17.05.2012 tarihinde eski eşinden satın aldığını, iddianameye konu değişikliklerin bu tarihten önce eşi tarafından yapıldığını beyan ettiği, mahkeme huzurunda dinlenen tanıkların beyanlarında suça konu tadilatların bir önceki malik zamanında yapıldığının beyan edilmesi karşısında; yeniden mahallinde inşaat bilirkişisi refakatinde keşif icrası ile gerekirse davanın tarafı olmayan kişilerden sorulmak suretiyle kolluk marifetiyle de araştırma yaptırılarak eski tarihli hava fotoğrafları ve kadastro paftası çakıştırılıp, sit alanı içerisine izinsiz olarak yapılan yapıda kullanılan malzemelerin eskiliği, renkteki solmalar ve yıpranma durumu da dikkate alınarak suça konu yapının yapım tarihi ( suç tarihi ) tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/91 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.