YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3418
KARAR NO : 2023/4007
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1205 E., 2023/652 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/520 E., 2021/256 K.
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının itirazın kaldırılması talebinin reddine ve davacı aleyhine asıl alacağın % 20 si oranında tazminata karar verilmiştir.
Kararın davacı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; Kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira bedeli 1 Ağustos 2016 – 31 Ocak 2019 tarihleri arası 30.000,00 ABD Doları 1 Şubat 2019- 31 Ocak 2024 tarihleri arasında 35.000,00 ABD Doları olduğunu, borçlu kiracı 1 Mart 2019 ve 1 Nisan 2019 tarihinde kira sözleşmesi 9/b maddesi gereğince ödemesi gereken 35.000,00 ABD doları kira karşılığı olan ayrı ayrı 201.486,18 TL kira bedeline itiraz ettiğini her iki ay için aylık 41.856,22 TL den toplam fark 83.712,44 TL’yi ödemediğini, dosyasıyla eksik ödenen 1 Mart 2019 ve 1 Nisan 2019 ayları kira bedellerinin toplamı olan 83.712,44 TL’nin tahsili için takip başlatıldığını, 30 gün içerisinde ödenmediği takdirde temerrüt nedeniyle kiralananın kira sözleşmesinin fesih edileceği tebliğ edildiğini, borçlu kira sözleşmesini kabul ettiği için, 1 Mart 2019 ve 1 Nisan 2019 tarihlerinde kira bedelinin 35.000,00 ABD doları olduğunu, kira bedelinin 30.000,00 ABD Doları değil, 35.000,00 ABD Doları olduğunu, 1 Ekim 2018 tarihinden itibaren aynı miktarda kabul edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, temerrüdünde direndiğinde kira sözleşmesinin feshiyle borçlunun kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; Kira bedelinin 2018 yılı Ekim ayı itibariyle 135.279,63 TL + KDV olarak TL cinsinden belirlendiğini, bu miktara göre ödemeleri yaptığını, borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 12.09.2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ve buna ilişkin 2018-32/51 nolu tebliğin 24. maddesine göre söz konusu kira bedelinin tebliğde belirtilen şekilde Türk Lirasına çevrilerek ödenmesi gerekeceği, bu itibarla döviz cinsinden belirlenen kira bedelinin 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ve buna ilişkin tebliğ hükümlerine uygun olarak TL’ye çevrilip çevrilmediği hususunun tespiti amacıyla dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek Cumhurbaşkanlığı kararı ve tebliğ hükümlerine göre kira alacağının belirlenerek dosya hesabının yapılması istenildiği, Bilirkişi Osman Balcı tarafından düzenlenen 15.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; borçlu kiracının itirazında 01.08.2016 başlangıç tarihli Kira Sözleşmesine, kira sözleşmesindeki imzasına karşı İİK.mad. 269/2 hükmü çerçevesinde açık ve kesin olarak herhangi bir itirazda bulunmadığı ve sözleşmeyi kabul ettiği, alacaklı; … Tekstil San. ve Tic. A.Ş. tarafından borçlu Or-Bey Tekstil Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında 10.05.2019 tarihli takip talebinde borçludan; 83.712,44 TL Mart- Nisan 2019 eksik ödenen 41.856,22 TL’den toplam iki aylık kira bedeli alacağı farkı talep etmiş olduğu, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin 8. Maddesinin 27. ve 28. Fıkralarının göz önünde bulundurularak yapılan hesaplamada, kira sözleşmesinin 9. Maddesine göre, 2019/3 ve 2019/4 aylarına ait kira miktarı KDV dahil 159.629,96 TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin sunmuş olduğu ödeme belgelerine göre, 2019/3 ve 2019/4 aylara ait kira miktarlarının 159.629,96 TL olarak davacı şirketin hesabına ödediği, buna göre takip tarihi itibariyle, davalı şirketin davacı şirkete kira borcu bulunmadığının tespit edildiği, usul ve yasaya uygun denetime elverişli bilirkişi raporunda yer verilen hesaplamalar ile yapılan tespitlere mahkemece itibar edildiği, buna göre mecurun aylık kira bedelinin 159.629,96 TL olduğu ve bu tutarın süresinde davacı kiralayana ödendiği, böylelikle anılan aylara ilişkin fark kira alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacının itirazın kaldırılması talebinin reddine, davalının tazminat talebinin İİK 68/7. maddesi uyarınca kabulü ile asıl alacağın %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekilince; Davalının 2019 yılı Mart ve Nisan kira bedellerini eksik ödediğini, sözleşmede 01.02.2019 tarihiden itibaren aylık 35.000 USD+ KDV kira bedeli belirlenmesine karşı bilirkişinin 30.000 USD+ KDV üzerinden hesaplama yaptığını, bu durumun kabul edilemeyeceğini, mahkemenin itirazlarını dikkate almadığını, yapılan hesaplamanın kira bedellerinin TL cinsinden belirlenmesine yönelik Cumhurbaşkanı Kararı ve tebliğ hükümlerine de aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, icra takibinde kira ilişkisine ve takip konusu kira bedeline itiraz edilmemişse davacı alacaklıya kira ilişkisini ispat külfetinin yüklenemeyeceği, davalının ödeme emrine itirazında aylık kira bedelini belirttiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davalının bildirmiş olduğu kira bedelini ödediğinin anlaşıldığı, TBK 344. maddesi uyarınca döviz cinsinden belirlenen kira bedellerinin beş yıl süre ile geçerli olduğu, kira sözleşmesinde yer alan aksi yöndeki hükümlerin geçersiz olması sebebiyle aylık kira bedelinin 30.000 USD+ KDV olarak kabulü ile 13.09.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 2008-32/34 sayılı tebliğ ve bu tebliğde değişiklik yapan 2018-32/51 ve 2018-32/52 sayılı tebliğlerde belirtilen hükümler uyarınca kira parasının TL cinsinden yeniden belirlenmesi gerektiği, gerek davalının itirazında belirtmiş olduğu kira parasını ödemesi, gerekse de kira bedelinin tespitinin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle İcra Hukuk Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliyenin talep edilemeyeceği, kira sözleşmenin varlığını ispat külfeti kiraya verene ait kira bedelinin ödendiğini, mecurun usulünce tahliye edildiğini ispat külfeti kiracıya ait olup davalının dava konusu kirayı ödediğini ispat ettiğinin anlaşıldığı, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 269/2 , 269/c ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 344/IV. maddesi, 04.07.2012 tarihli 6353 Sayılı Kanun’un 53. maddesi ile değiştirilen 31.3.2012 tarihli 6217 Sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi
3.Değerlendirme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 344/IV maddesine göre; “Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.”
Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesinde; geçmişe etkili olma başlığı altında “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları gerçekleştirdikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinde ise görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığı altında “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallar ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalara da uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Türk Borçlar Kanununun kira artışına ilişkin 344. maddesindeki düzenleme kiracıları koruyucu nitelikte olup, kamu düzenine ilişkindir.
Yine, 04.07.2012 tarihli 6353 Sayılı Kanun’un 53. maddesi ile değiştirilen 31.3.2012 tarihli 6217 Sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesine göre ”Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne göre kiracısı tacir ve tüzel kişi olan işyerlerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uygulanmayacaktır.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen 01.08.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 9. maddesinde “1.08.2016-31.01.2019 tarihleri arası 30.000,00 ABD DOLARI +KDV, 01.02.2019-31.01.2024 tarihleri arasında 35.000,00 ABD DOLARI+KDV olarak kira bedelinin kararlaştırıldığı, alacaklı tarafından 2019 yılı mart ve nisan ayı eksik ödenen kira alacağı farkı için takibe geçildiği, mahkemece hükme esas alınan 15.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda aylık kira bedelinin 30.000,00 USD olduğunun kabulü ile hesaplama yapıldığı ve takibe konu aylara ilişkin olarak tespit edilen 159.629,96 Tl kira bedeli alacağının alacaklı hesabına ödendiği gerekçesi ile bilirkişi raporuna itibarla davanın reddedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda kiralananın fabrika oluşu, tarafların tüzelkişi oluşu ve yukarıda açıklanan maddeler gözetildiğinde kira sözleşmesinde kira artışının düzenlendiği 01.02.2019 tarihi itibari ile sözleşme serbestisi bulunduğundan TBK ‘nın 344. maddesi bu tarih itibari ile uygulanmayacak olup, kira sözleşmesinde takibe konu aylara ilişkin olarak kararlaştırılan 35.000,00 ABD DOLARI üzerinden hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi gerekir.
O halde mahkemece, alacaklının bilirkişi raporuna süresi içinde sunduğu itirazları dikkate alınarak yukarıda açıklanan doğrultuda sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.