Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7118 E. 2023/2437 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7118
KARAR NO : 2023/2437
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Mağdure … vekilinin temyiz istemi yönünden; 28.01.2016 tarihli celsede mağdur ve şikayetçilerin suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, mağdure ve şikayetçiler vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.08.2015 tarihli ve 2015/35146 sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği ancak farik ve mümeyyiz
olmadığının belirlendiği ve bu kapsamda hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesi’nin 17.09.2015 tarihli ve 2015/538 Esas, 2015/776 Karar sayılı ilamı ile sevk maddeleri gereğince ağır ceza mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.04.2016 tarihli ve 2015/409 Esas, 2016/135 karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmış ise de işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince danışmanlık tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2018 tarihli ve 14-2016/268683 sayılı Tebliğnamesi ile kısmî ret-kısmî onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan bizzat şikayetçi olmadığı halde özel vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde sanık aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, suça sürüklenen çocuk hakkında bir mahkumiyet kararı verilmediğini, dolayısıyla aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ederek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk derece mahkemesince; suça sürüklenen çocuğun savunması, mağdur ve şikayetçi beyanı, Adli Tıp Kurumu Raporları, doktor raporları ve sosyal inceleme raporu ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun mağdure … ***’ye organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediğinin anlaşıldığını ancak; Adli Tıp Şube Müdürlüğü ve sosyal inceleme raporuna göre suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarıın yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin, bu sebeple 5237 Sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği belirterek hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdure ve şikayetçilerin 28.01.2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadıklarını bildirmeleri itibariyle mağdure vekilinin 5271 sayılı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafisinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizinin sadece tesis edilen hükme göre suça sürüklenen çocuk aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin olması nedeniyle hükmedilen vekalet ücreti ile ilgili sınırlı inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “ Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmemiş olması ile şikayetçiler ve mağdurenin kamu davasına katılma taleplerinin bulunmaması karşısında, mağdure vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.04.2016 tarihli ve 2015/409 Esas, 2016/135 Karar kararırına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafisinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.04.2016 tarihli ve 2015/409 Esas, 2016/135 karar sayılı kararının 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322 inci maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün üçüncü fıkrasında yer alan mağdure vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.