YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4815
KARAR NO : 2023/2259
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.05.2014 tarihli ve 2013/553 Esas, 2014/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2014 tarihli ve 2013/553 Esas, 2014/623 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 17/2020 Esas, 2021/3403 Karar sayılı kararı ile 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/577 Esas, 2022/1170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosya kapsamında bulunan mesaj içerikleri, içerikleri sadece eskort bir kadın ile yapılacak bir görüşmenin ürünü olabileceği, tarafların birbirini tanımaması, sanık tarafından katılanın telefonunun bir başka şahıstan eskort kadın telefonu olarak alınması, katılanın eskort olup olmadığının kendisi ile görüşmeden anlaşılamaması, sanığın durumu fark etmesi üzerine katılanlardan hatasından ötürü defalarca özür dilemesi gibi sebepler dikkate alındığında sanığın hem katılanı taciz etmek gibi bir kastının olmadığına hem de kaçınılmaz bir şekilde hataya düştüğüne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, iddia, savunma, müşteki ve tanık beyanı, mesaj içeriklerine ilişkin tutanak içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, duruşmada tanık olarak dinlenen … adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı 0533 *** numaralı telefondan katılanın kullandığı 0507 *** numaralı telefona cinsel içerikli mesajlar gönderildiği tespit edilmiş, sanık müdafii her ne kadar suçun manevi unsurunun oluşmadığı ve sanığın hataya düştüğünü belirtip, sanık hakkında hata hükümlerine göre beraat kararı verilmesini talep etmişse de sanığın savunması dikkate alındığında, gerekli özenin gösterilmediği ve sanığın savunmasında belirttiği hatanın kaçınılmaz nitelikte olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/577 Esas, 2022/1170 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve
dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.