Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2009/16312 E. 2012/2458 K. 24.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/16312
KARAR NO : 2012/2458
KARAR TARİHİ : 24.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yaralanmanın yüzde … ize neden olması durumunda TCK’nun 86/1 maddesi uyarınca … ceza belirlendikten sonra, olayda silahtan sayılan bıçak kullanılması nedeniyle 86/3.e maddesi gereğince artırım yapılması, 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yapıldıktan sonra belirlenecek cezanın 5 yıldan az olması halinde 87/1-son maddesi gereğince 5 yıla çıkarılması ve bu ceza üzerinden indirimlerin yapılması gerektiği, adli tıp kriterlerine göre yüzde … ize neden olan yaralanmaların kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olamayacağı gözetilmeksizin, adli tıp kriterlerine uygun olarak düzenlenmeyen 04.10.2007 tarihli rapora itibar edilerek, TCK’nun 86/2. maddesi uyarınca … cezanın belirlenmesi ve buna bağlı olarak eksik ceza tayini temyiz edenin sıfatı gereği bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece doğru uygulama yapılması halinde 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3. e, 87/1-c-son maddeleri gereğince tayin olunacak 5 yıl hapis cezasından TCK’nun 29 ve 62 maddeleri gereğince yapılacak indirimlerden sonra sonuç ceza 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezasına hükmedilmesi gerekecekti. Doğru uygulama yapılması halinde olayda 5271 sayılı Yasanın 231 maddesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 … ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı kararında belirtilen “sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK’nun 17.11.1988 … ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 … ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır” şeklindeki açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında sanık hakkında 5728 sayılı yasa ile değşik 5271 sayılı CMK’nun 231 maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bozma yoluna gidilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.