Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3225 E. 2023/13100 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3225
KARAR NO : 2023/13100
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/166 E., 2016/329 K.
SUÇLAR : Tehdit, Hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2016 tarihli ve 2016/422 Esas nolu iddianamesiyle;

1. Katılan sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesi.
2. Katılan sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi.

Gereğince cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açılmıştır.

B. Ayvalık (kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/166 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
1. Sanık …’in, her türlü pisliği yaparım diyerek suçunu ikrar ettiğinden sair tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği,
2. Katılan sanıklar hakkında, tanık beyanına da itibar edilerek hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmaları gerektiği,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. …’ın …’e “bisikleti kaldır lan ibne, senin gibi birini vurdum, seni de vururum” dediğine dair sanığın savunmasının aksine katılan …’ın soyut iddiası ve objektifliği konusunda kuşku bulunan …’ın eşi olan tanık …’in beyanlarından başka delil olmadığı, …’in …’a “her türlü pisliği yapacağını, şikayet etmezsen şerefsizsin” dediği iddiası karşısında sanığın şerefsizsin sözünü söylemediğini savunduğu her türlü pisliği yapacağım dediğini kabul ettiği, sanık hakkında hakaret suçunu işlediğine dair savunmasın aksine katılanın soyut iddiasından başka delil olmadığı, her türlü pisliği yapacağım sözününde söylediği iddia edilsede söz konusu sözlerin kişide korku ve endişe meydana getirmeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.

2. Sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarda bulundukları görülmüştür.

3.Tanıklar M.Ö ve M.A.’nın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık …’in, Suçunu İkrar Etmesi Nedeniyle Sair Tehdit Suçundan Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Tehdit suçu 5237 sayılı Kanun’un özel hükümlere ilişkin ikinci kitabın “kişilere karşı suçlar” başlıklı ikinci kısmının “hürriyete karşı suçlar” başlıklı yedinci bölümünde düzenlenmiştir. Tehdit “gözdağı” olarak ifade edilmektedir.

Tehdit, failin iradesine bağlı gelecekte meydana getirilmesi hedeflenen kötülüktür. Tehdit, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında iki şekilde yaptırıma bağlanmıştır. Mağdurun hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi ilk yaptırım halidir. İkinci yaptırım hali ise, kişinin mağduru malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit etmesidir. Tehdit suçunun meydana gelmesi için soyut tehlike doğurmaya elverişli eylemin hangi vasıtayla olursa olsun (sözle, mektupla, işaretle vb.) karşı tarafa ulaşması gerekir. Tehdit suçunda önemli olan kullanılan vasıta değil, mağdurun kötülüğe maruz kalacağını bilmesidir. Sözle, yazıyla veya işaretle gerçekleştirilen tehdit eyleminin mağdurun iç huzurunu bozmaya, korku ve endişe meydana getirmeye elverişli olması gerekir. Elverişli olması suçun gerçekleşmesi bakımından yeterlidir. Ayrıca eylem neticesinde mağdurun sübjektif olarak iç huzurunun bozulması, korku ve endişe meydana getirmesi aranmaz. Bu aranan tehditin mağdurun iç huzurunu bozmaya mağdurda korku uyandırmaya elverişli olması yeterlidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sanık …’in, her türlü pisliği yaparım şeklindeki ifadesinin kişide korku ve endişe meydana getirmeye elverişli olmadığı anlaşılmakla kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıkların Hakaret ve Tehdit Suçlarından Cezalandırılmaları Gerektiğine Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Dosyadaki tüm deliller, sanıkların savunmaları, dinlenen tarafsız tanık beyanları değerlendirildiğinde atılı suçu sanıkların işlediği yönünde katılan sanıkların iddialarından başka delil elde edilememesi ve suçun işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ayvalık (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/166 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.