YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2624
KARAR NO : 2023/7470
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2651 E., 2021/1850 K.
SUÇ : Suçluyu kayırma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2010 tarihli iddianamesi ile, sanığın iftira suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2012 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan verilen 2 ay 15 gün hapis cezasına dair hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın, denetim süresi içerisinde kasten yeni suç işlemesi nedeniyle, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli kararı ile hüküm aynen açıklanmıştır.
3. İlgili kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli kararı ile, duruşmalı incelemede, sanığın suçluyu kayırma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 2 ay 15 gün üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, temyiz dışı sanık …’ın aracında yolcu olan sanığın, araç şoförü olan ve 3.77 promil alkollü olan …’ı suçtan kurtarmak amacıyla, kendilerinin karıştığı tek taraflı trafik kazasında aracı kullananın, mağdur … olduğunu söyleyerek, suçluyu kayırma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 26.04.2010 tarihli tutanakta, kaza mahallinde sadece sanık ile temyiz dışı sanık …’ın bulunduğu kayıtlıdır.
3. 26.04.2010 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücülüğünü …’ın yaptığı aracın, hakimiyet kaybı ile orta refüj bordür taşları ile palmiye ağaçlarına çarpması sonucu, yolcu konumundaki sanık …’nın yaralandığı tespit edilmiştir.
4. Adana Adli Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 06.05.2010 tarihli raporunda, …’ın kanında 3.77 promil alkol olduğu bildirilmiştir.
5. Sanığa ait 25.04.2010 ve 21.09.2010 tarihli doktor ve adli tıp raporlarında, sanığın kafa ve kaş bölgesinde yaralanma tarifi ile, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı yazılıdır.
6. Sanığın 26.04.2010 tarihli saat 01:45’te verdiği müşteki ifadesinde ve temyiz dışı sanık …, 26.04.2010 tarihli saat 02:15’te verdiği ifadesinde, araç şoförünün mağdur olduğunu söyledikleri, …’ın aynı gün saat 14:25’te verdiği ifadesinde, aracı kullananın kendisi olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
7. … ve mağdur … hakkında sanık …’ya karşı taksirle yaralama suçundan şikayet yokluğu gerekçesiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.10.2010 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
8. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2012 tarihli kararı ile, … hakkında bahse konu kaza nedeniyle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
9. Sanık savunmasında, …’nın ehliyeti alınmasın diye yalan söylediğini beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın eylemi iftira suçu kapsamında sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm, isabetli bulunmamış, sanığın eyleminin suçluyu kayırma suçuna vücut verdiği kabul edilerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ışığında, temyiz dışı sanık … hakkında adli ve idari işlem tesisini engellemek amacıyla, aracı kullanan ve kazayı yapan kişinin mağdur … olduğunu söyleyerek, …’ya karşı suçluyu kayırma, mağdura karşı iftira suçunun oluşturan eyleminde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44/1. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları gereğince, en ağır cezayı gerektiren fiil olan suçluyu kayırma suçunun kabulüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamış ve sanık müdafinin, sanığın kastının bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.